ADANA TANITIMININ BÜYÜKELÇİSİ
BİR PROJE KAYNAĞI: BÜLENT YAMAÇ
TANITIMIN ÇÖZÜM ADRESİ: ELKA FUARCILIK
ELKA FUARCILIK: PROJE GEÇİDİ…
“Bana bir ülkenin Milli Eğitimini bir yıl emanet edin o ülkeye elli yıl hiç kimse zarar veremez.” Bu cümleyi kimin söylediğini anımsamıyorum. Büyük olasılıkla bu önemli tespit bir öğretmene aittir. Yüreği yurt sevgisi ve yaşadığı coğrafyaya vefa duygusu dolu öğretmen bir anne babanın yetiştirdiği çocuk… Yurt sevgisi, vefa duygusu, üretici düşünceler, yaşam sorunlarını çözmeye adanmış bir yürek…
Bu hamurlarla yoğrulmuş bir kişi ile tanıştım geçen hafta: Bülent Yamaç
Öğretmen anne babanın eğittiği bir çocuk olam Sayın Yamac’ın gözlediğim 1. Özelliği idi.
Sayın Yamaç’ı sadece basından izlediğim kadar tanıyordum.
Adana’yı tanıtmak isteyen çok insan tanıdım… Özellikle, (Başkan olma duygusunu tatmin için kurulmuş) STK’lar, ağızlarını açtıkları zaman “Adana şöyle, Adana böyle...” Bazı STK’larn başında olan kimseleri götürüp, örneğin, “Topallı, Sarıkonak ya da ne bileyin Karayusuflu Köylerinin” (Şimdi mahalle oldu niyeyse?) kıyısına bıraksanız, kendilerini Avrupa’da Tuna Nehri’nin kıyısında zannederler. Çünkü, Adana’yı tanımadan yurt dışını tanımışlardır. Çünkü Adana’yı tanıtmayı istemek bir modadır; ama Adana’yı tanımak onlara göre bir ihtiyaç değildir.
Adana’yı tanıyarak tanıtmayı düşünen az insan gördüm. Bu da Sayın Bülent Yamaç’ın 2. Özelliği idi.
Adana hakkında raporlar yayınlanır…
Ticaret Odası, Sanayi Odası ve özellikle valilik zaman zaman bilgiler yayınlar.
Bir de Devlet İstatistik Enstitüsü’nün yayınladığı araştırma sonuçları vardır.
Ve en az bunkar kadar önemli olan Çukurova Kalkınma Ajansı’nın Adana ve Mersin Bölge Araştırma raporları vardır. Bunların hepsi değerlidir. Ama bu raporları masa başında okumak hiçbir şey ifade etmez. Bu bilgileri alıp, önce ülkemizin sonra da dünyanın gerçekleri ile karşılaştırmak, güçlü ve zayıf yanlarımızı tespit etmek, güçlü yanımızla ortaya çıkıp, zayıf yanlarımızı gidermek için projeler üretmek bir yetenek ve sevda işidir.
İşte Bülent Yamaç’ın 3. Özelliği…
“Sayın Yamaç, TÜYAP’ı sormayacağım. Bilen biliyor. Basında da var. Siz nasıl Bülent Yamaç oldunuz?”
“Babam Isparta Yalvaç’ta doğmuş bir öğretmen, annem de Osmaniye’de öğretmen. İki öğretmenli ve kalbi, yurduna, insanlığa çocuklarına sevgi dolu bir ailede büyüdüm. Tabi bu bize de yansıdı. Evimize her gün gazete girerdi. Okul yaşamı, İstanbul’da hem öğrenm görüp hem de metropol bir kentin gözlemleri ile dolu olarak geriye döndük. Ne görürsek görelim, aklımızda Adana vardı. Adana’ya nasıl kazandırırız düşüncesi bir gölge gibi peşimizi bırakmadı. Sonra iş hayatı.. Yolumuz Fuar Organizasyonuna çıktı. Hala devam ediyoruz, Adana’ya ne yapabiliriz?
“Enerjinizin kaynağı?”
Ailemden gördüğüm alışkanlığı kendi ailemde de sürdürmeye devam ettim. Sabah kahvaltıları aile yaşantımızın mabedi gibidir. Allah’tan bir mani olmadıkça sabah kahvaltısında çoluk, çocuk bir araya geliyoruz. Bu enerji bize gün boyu yetiyor. Bir de başarılı bir iş yapmış ve Adana’ya bir katma Değer kazandırmışsak, bizden mutlusu yok. Ayrıca ekip ruhu çok önemli… Kolektif çalışma bilinci var olan bir ekiple çalışıyorum. Hepsine teşekkür ediyorum.
“Adana’dan mezar almışsınız ve “Mezarımız bile Adana’da dediniz” ne anlamalıyız basına yansıyan bu açıklamanızdan…”
Kişi ve kurumların kendilerini kime karşı sorumlu hissettikleri çok önemlidir. Eğer kendilerini sadece ve sadece şirket ortaklarının karlılığına karşı sorumlu hissediyorlarsa, sistemlerini ona göre kuracaklardır. Eğer, kendilerini önce vicdanlarına ve sonra yaşadıkları kente ve yüz yüze baktıkları insanlara karşı sorumlu hissediyorlarsa yöntemleri ve anlayışları da ona göre olacaktır.
Biliyorsunuz tarihti Kartacalı Komutan Hannibal, dönemin en güçlü devleti Roma’ya karşı saldıraya geçti. Kuzey Afrika Sahillerine çıkınca, geriye dönüşü olmasın diye gemileri yaktı. Ve askerleri, vatanlarının artık Kuzey Afrika olduğuyla yüzleşti. Orada yaşayacakları için Bütün Kuzey Afrika kıyılarına zeytin ağacı diktiler. Başarı bu düşüncelerin ardından geldi.
Biz bu toprakların çocuklarıyız. Yolda yürüdüğümüz zaman kentte yaşayanların çoğuyla selamlaşıyoruz. Doğru, ilkeli, başarılı olmaktan başka bir alternatifimiz yok.
Bir de şu mesajı vermek istiyorum: bölgeyi tanımakla zaten 3-5 sıfır avantajlı başlıyorsunuz. Adana’yı bileni anlayan, kavrayan, çözüm için öneri ve düşünceleri olan ekip bir araya gelip ELKA Fuarcılık kuruluşunu oluşturduk.
Bizden çok Adana’nın, sanayicisinin çiftçisinin, kişi ve kurumlarının bir kuruluşudur.
Mezarımız Adana’da ile kast ettiğim budur.
GÖRÜŞMEDEN ANA BAŞLIKLAR VE PROJE GEÇİDİ
“Çukurova’nın tarım ve sanayi potansiyelini anlatmama gerek yok. Bunu biz biliyoruz. Peki bunu bizim bilmemiz yeterli mi? Hayır. Potansiyelimiz tanıtan bir metin ortaya çıkardık. Elka Fuarcılık olarak, fuarlarımızı, hedeflerimizi ve faaliyetlerimizi anlattık. Sonra 36 ülkenin büyükelçisi ve fahri konsoloslarını bilgilendirdik. Dün bir bugün iki… Daha şimdiden 3 ülkeden yanıt geldi… İsterse 36 ülkenin 10’undan gelsin; gelecek dönem 60 ülkeye yazarız 40’ından yanıt gelir.
Bir birimize mi tanıtım yapalım. Zaten biliyoruz…
“Sayın Yamaç çoğu bildiğini zannediyor ama konuya hakim olamadıklarını düşünüyorum. Elbette bu benim fikrim…”
“Ben yine bu konuya emek veren herkesi iyi niyetli ve doğru amaçlı düşünüyorum. Üç ülkeden beş ülkeden insanlar gelse nerede kalacaklar? En azından uçakla gelecekler… Taksi, Otel, Lokanta vs derken yine Adana’da para harcayacaklar. Bu sayı artarsa kim kazanır? Adana kazanır? Adana kim? Sen, ben, komşum, arkadaşım yani hepimiz… Ben öyle düşünüyorum.
TURİZM SEFERBERLİĞİ
Sayın Bülent Yamaç’ı dinlerken, önümden proje katarı geçer gibi hissettim. Adana’ya yararı olabilecek bir projeden söz ederken, kendi dışında bir olgudan değil, bünyesinde bulunan bir yapıdan söz ediyor gibiydi. Konuşan kendisi değil, Adana’nın ihtiyaçlarıydı.
“Bu kadar gencimiz var. Bakın araştıralım, aralarında birkaç dil bilen insanlar da var. Bu insanları alıp, bazı konularda eğitebilirsek;
Mesela, Taşköprü: Dünyanın kullanılan en eski köprüsü yaklaşık iki bin yıllık;
Anavarza; Uygarlıklara başkentlik yapmış bir mekan; Büyük Saat; Ulucami ve Ramazanoğlu Külliyesi, Saimbeyli’de tarihi yerler, Şar/ Komana sayın sayın bitmez… Bu yerlerin tarihi özelliklerini ve efsanelerini anlatan gençler yetirmeyi başarabilirsek… Telefonun veya iletişim araçlarının başına geçecek olan bu gençler; İngilizce, Fransızca, Rusça, Çince vs, her ülkenin kendi diliyle konuşarak turizm acentelerini bilgilendirseler, fena mı olur?
ZEYTİNLE ATAK YAPMAYI DÜŞÜNÜYORUZ
Son zamanlarda İspanya’nın Zeytincilik konusunda atağa geçtiğini gözlüyoruz. Esasında zeytin, Anadolu kültürünün sembolüdür. Üzüm ve zeytin, pagan döneminin inançlara kaynaklık etmiş iki ürünüdür. Düşünün, Narenciye kenti olmamıza karşın, zeytinciliğin binlerce yıllık kökleri vardır. İspanya bu konuda belirleyici aktör olma gayretinde. Olsun dedik. Biz de yapalım. Onlar yapıyor diye vaz geçecek halimiz yok. Yazışıyoruz, görüşüyoruz… Bunu ülkemizde en iyi şekilde nasıl yaparız diye altyapısını hazırlıyoruz. Hatta hemen İspanya Büyükelçisini Fuarımıza davet ettik. Ayrıca, kendilerine bir stant tahsis ettik. Ücretli mi? Hayır.
Bunun maliyeti ne olursa olsun karşılayacağız. Sonuçta Adana’ya küçük de olsa bir katkı koyabilir isek, kendimizi başarılı hissedeceğiz.
FUARCILIKTA İLK : UYGULAMA TARLASI
“Sayın Yamaç, Atıl bir değeri ekonomiye kazandırdınız?”
“Çukobirlik Tesislerini kast ediyorsunuz herhalde”
“Evet”
“Türkiye’de ilk kez “kapalı sergi ve uygulamanın” bir arada olduğu tarım fuarı organizasyonu yapacağız. Tarım, Çukurova’nın altın madenidir. Bu madenin sunumunu daha iyi yapabilmek için 5 duyuya hitap eden bir fuar organizasyonu planladık. Bu nedenle ÇUKOBİRLİK Entegre Tesislerini seçtik. ÇUKOBİRLİK Çukurova tarımının simgesel kuruluşuydu. 22.000 Metre kapalı alanımız var ve önünde 80 dönüm uygulama tarlamız mevcut. Fuarda gördüğü traktörü denemek isteyen, gelsin traktör ile tarlaya girsin. “Çukurova Tarım Fuarı” adıyla organize ettiğimiz bu fuarı gerçekleştirme tarihi 16 – 20 Eylül 2015’tir. Şimdiden davet ediyorum.
“Uygulama tarlası düşüncesi çok ilginç”
“Evet, bu amaçla uygulama tarlasına çok değişik tarım ürünlerinin ekimini gerçekleştirdik. Tarım araçlarını sadece teoride değil uygulamam alanında da tanıtmak istiyoruz. Amacımız bu.
“Somut olarak planladığınız fuarlar hangileridir?”
ELKA Fuarcılık olarak 2015 yılında 5’i yurt içinde, 2’si yurt dışında olmak üzere 7 organizasyon planladık. Mayıs ayında yurt içinde olan fuarlardan birini gerçekleştirdik. Gaziantep MOBEF fuarına yoğun katılımı sağladık. Şimdi diğerleri için emin adımlarla yürüyoruz.”
“Adana Medya’yı Nasıl görüyorsunuz. Bakışınız önemli?”
“Adana Medya’da Taner Talaş’ın öncülüğünde Adana için uğraşan insanlar var. Yerel basında çok değerli arkadaşlarımız var… Elbette Taner Bey’in ve Doğan Gülbasar’ın olduğu bir ekip, doğrunun, iyinin ve Adana’nın yanında olacaktır. Özellikle selam söylemenizi rica ediyorum ve teşekkür ediyorum…”
Kıssadan Hisse: Bülent Yamaç’ın içinde olduğu ELKA Fuarcılık kuruluşunu desteklemek, direk olarak Adana’yı desteklemektir. Benden söylemesi. Daha buraya nakledemediğim öyle projeleri var ki... Hepsi Adana...