Sonsuzluk kavramı içinde “mutluluk iklimi” olarak “cennet” ve ebedi azap olarak işlev gören “cehennem” dışındaki tüm mekânların, sınırlı bir zaman aralığı var biz yaratılmışlar için! Bu dünya hayatı “belirli bir süre” ile Yüce Allah tarafından sınırlandırılmışken…
Böylesine açık ve inkâr edilemez gerçeklerle yüzleşirken, hayatımızın en önemli dönemeçlerinden ve kamp yerlerinden biri olan, ancak fırsatlar kampanyası olarak değerlendirenlerin yararlanabileceği bir rahmet sağanağı mesabesindeki “Ramazan Ayı”nın gerekliliklerini yerine getirmemek olmaz!
Fikir, irfan ve olgunlaşma eğitiminin verildiği bu muhteşem iklimin hakkını verebilmek adınakalemimi, kelamımı, duygu ve düşüncelerimi sizlerle paylaşırken, acımasız konjonktürün kötülüklerde birbirleriyle sinsice, vahşice savaştığı ve yarıştığı bir zaman aralığında daha da “düşmemek” için düşünce anaforuna daldım. Acizane olarak; fikren ve ruhen, bu mübarek kılınan ayda, gündemimizin asıl odağında kalmaya ve polemikler dâhil masivadan uzak durmaya karar verdim!
Bir aylık fikir, kalem ve kelam itikâfı olarak sayabilirsiniz! Bütün aylara yayılması gerekenleri bir aya hapsetmenin her türlü çelişkisini yaşamamıza rağmen…
Söz dinlememekte inat eden benliğin burnunu sürtme vaktinde, meyve veren verimli bir ağacın kuruyan dallarının budanması gereken bir iklimden, ötekini ötelememek ve kardeş bilmenin panzehirimiz olduğu gerçeğini öğreten bir kurs/eğitim mevsiminde gerçeklerden kaçınmak…
Başkasına yapılacak olan bir iyiliğin aslında kişinin kendisine yapıldığını özümseten bir imtihandan, yanlış algı bataklığında batmakta olanların nasıl kurtulacağını öğreten muhteşem bir programdan, “bir’e karşı sonsuz kazançlar”ın mukayese bile edilemez fırsat kampanyasından uzak durmak…
Denizin kenarında acımasızlıklara karşı koruma altına alma mücadelesi verilen “caretta carettalar” kadar, bir yerlerde yetim bırakılmış küçücük çocuklara da en azından aynı duyarlılığı göstermek gerektiğini öğreten ve yaşatan bir “müjde ve müjdeci”ye sarılmak…
Mahzun olmamak için mahzunları, zalim olmamak için mazlumları, tokluk budalası olmamak için açları, muhtaçlık adına muhtaçları, gerçek ve özgür bir insan olmak için sadece Allah’a kulluğu öğreten, sevgi, irfan ve tefekkür mevsimi ebette ki önemlidir, önemli olmalıdır!
Zoru bilenlerden ve farkında olanlardan olmak elbette ki kolay değildir! Kolay için zorluk ile fayda için zarar ile iniş için yokuş ile şifa için hastalıkla, aydınlık için karanlıkla yeri geldiğinde aşina olmak, tanımak, tanışmak gerekiyor…
Mutluluk iksirinin yararını görmek için içmeniz gerektiği halde içmezlik edenlere ne demeli? Taşınan hastalıkların şifaya dönüşmesini sağlayacak reçeteyi ve yazan doktoru ciddiye almamayı kim kabul eder?
Arkasına sığınılan bahanelerin bitimsiz bataklığında; “tadı acı geldi!”, “beni biraz zorluyor!”, “hele biraz daha zaman geçsin de ilerde bakarız!” gibi sayısız beyhudelikler, bizleri sadece dibe çekmeye yarar, yüzeye çıkmaya değil!
İşin içinde ebediyyen batmak ve/ya çıkmak var!
Geleceğimizin sağlık ve mutluluk içinde olması için; Yüce Yaratıcı tarafından verilen reçeteyi ciddiye alarak almamız gereken ilaçları ve hapları yutmamız gerekir! Tabii ki iyileşmek için!
Buna kendi iyiliğimiz için ihtiyacımız var!
Ne dersiniz?
Sevgi ile kalın…
akt