CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, “Bize destek verseydiniz şimdiye kurmuştuk ve bu bayramda emekliler ilk ikramiyelerini almıştı.” diye sitem etti. MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın'ın cevabı, “HDP ile aynı safta olmamız mümkün değildi. Baştan beri biliyordunuz.” oldu.
MHP ile CHP'nin bayramlaşması, karşılıklı siyasi iğnelemelere ve sitemlere sahne oldu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka ve Nihat Yeşil'den oluşan CHP heyeti, MHP'ye bayram ziyareti yaptı. Kendilerini MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Ankara Milletvekili Mustafa Erdem ve MYK üyesi Osman Ertuğrul ağırladı. Ziyaret, koalisyon görüşmeleri ve iki muhalefet partisinin AKP karşısındaki tutumlarına kilitlendi. Genel olarak MHP, CHP'yi AKP ile koalisyon kurmaya iten bir tavır takınırken CHP'nin bu yaklaşıma itiraz etmediği ve AKP ile koalisyona hazır bir görüntü sergilediği görüldü.
Semih Yalçın, “Nasılsınız, nasıl gidiyor? Hükümeti kuruyor musunuz, daha açık sorayım? Kuracak mısınız, niyetiniz var mı?” sorularıyla sohbeti başlattı. Sezgin Tanrıkulu ise, “Çalışmalarımız devam ediyor. MHP ve HDP'nin üzerinde uzlaştığı bir siyasi parti haline geldik. Her iki parti de CHP koalisyonu kursun diyor. Biz pozitifiz. Çözümsüzlüğün değil çözümün odak noktası olma konusunda her şeyi yapıyoruz.” sözleriyle MHP'ye göndermede bulundu. Arkasından, “Gönül isterdi ki hükümeti CHP kursun ve restorasyon sürecini başlatsın. Bize destek verseydiniz şimdiye kurmuştuk ve bu bayramda emekliler ilk ikramiyelerini almıştı.” diye sitem etti. Semih Yalçın ise HDP ile aynı safta olmalarının mümkün olmadığını yineleyerek, “Bunun olamayacağını en baştan beri biliyordunuz. Aynı çatı altında olmamız mümkün değildi.” cevabını verdi.
Bunun devamında CHP ile MHP arasında ilginç bir ‘Saray' diyaloğu yaşandı. MHP'li Yalçın, “Cum-hurbaşkanı'nın konumu konusunda ne yapacaksınız, çok merak ediyorum.” diye sordu. Tanrıkulu, Anayasal olarak Cumhurbaşkanı'nın kendi sınırları içinde kalması gerektiğini hatırlattı. Buna karşılık Yalçın, “Peki sınırında kalmadığında ne yapacaksınız? Sizi ‘Kaçak Saray'a çağırdığında ne yapacaksınız, çok merak ediyorum.” diye tekrarladı. CHP heyeti ise Saray'a gidebilecekleri mesajını verdi. Kapıları kapatmadı.
Saraya gitmek, orayı meşrulaştırmaz
Sezgin Tanrıkulu, “Oraya gitmek oranın meşruluğu anlamına gelmez. O yapının meşruluğu anlamına gelmez. Öncelikle şunu söyledik; Cumhurbaşkanlığı makamının, milletin kabul edebileceği denkleme uygun bir makam olması lazım. İnsanların vicdanını yaralayan, toplumun kabul etmediği bir mekânı dayatamazsınız. Mekân üzerinden tartışma maalesef Türkiye'nin gündeminde hep kalacak.” mesajlarını verdi. Arkasından, “Peki siz görevi almış olsaydınız ne yapacaktınız?” diye karşı soru yöneltince gülüşmeler yaşandı. Semih Yalçın, “Faraziyeler üzerine siyaset yapılmaz. Fakat biz ‘Cumhurbaşkanı bir fanus içinde kalmalı' örneklemesi bile yaptık. Cumhurbaşkanı liderleri davet edeceğini söylediğinde de biz Saray'a gitmeyeceğimizi ilan ettik. Aslında biz kendisine cevabımızı verdik, siz düşünün.” ifadelerini kullandı. Sezgin Tanrıkulu da bunun üzerine, “Sonuçta yetki sokakta verilmeyecek, orada verilecek. Oraya gitmek, o yapının meşruluğu anlamına gelmez.” diyerek Saray'a gideceklerinin sinyalini verdi. MHP'li Yalçın da “Biz hükümet kurmanızı dört gözle bekliyoruz.” diyerek sohbeti noktaladı.