Yağmur: Kasaplar Odası Suriyelilerden şikayetçi

Sedat Memili özel..

23 Temmuz 2015 Perşembe 12:05

YAĞMUR: ESNAF 3-5 MARKETE KURBAN EDİLİYOR.

ZEYDAN KARALAR’A TEŞEKKÜR EDİYORUZ

Son zamanlarda duyarlı insanlar feryat ediyor: “Duyduk duymadık demeyin; Küçük esnaf eziliyor!”

Bir ülkede, bir toplumda küçük esnaf tek başına ezilemez. Küçük esnaf, dikkat abartı değil toplumun %98’ini kapsar.  

Hani diyoruz ya KOBİ’ler, ülkemizdeki işletmelerin %98’idir. İşte küçük esnaf, ülke nüfusunun kendisi, toplumun kendisidir.

Her devlet yasalarında öncelikli olarak bu %98’lik dilim olan “Küçük Esnaf”ı koruyan tedbirler alır. Küçük Esnaf, devletin temeli ve ülke ekonomisinin bel kemiğidir.

Bel kemiği zedelenmiş, yaralanmış hiçbir bünye sağlıklı hareket edemez.

Geçen haftalarda Adana Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Sayın Nevzat Alphan’ı konuk etmiştik. Şimdi de konuğumuz Adana Kasaplar ve Tavuk ve Balık Eti satıcıları Odası Başkanı Saruhan Yağmur.  473’ü Adana Kasaplar Odası’na Odaya kayıtlı olmak üzere Adana genelinde 1.300’ye yakın esnafın onurlu ve gür sesi…

Kendisini sadece Kasaplar Odası Başkanı olarak biliyordum ancak, sadece o kadar olmadığını da öğrendim. Tavuk eti ve balık satıcıları ile şarkütericiler de aynı odaya bağlı.

Ayrıca Sayın Yağmur: Türkiye Kasaplar Besiciler ve Et ürünleri Esnaf ve Sanatkârları Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesidir. 

Sayın Yağmur’u her zaman, kendi sektörünün haklarını korurken görmüştüm. Hiç tanışmamıştım. Basından dikkatle izlediğim bir kişidir.

İthal et konusunda Yağmur’un esnaf lehine uyarı ve çağrıları; Tüketicilere taze ve sağlıklı ürünler sunmada dikkate değer çabaları; Tüketiciyi bilinçlendirme konusundaki gayretleri şimdilik aklıma gelen bazı çalışmaları…

Son olarak sucuk üretiminin kasaplardan alınması konusunda verdiği mücadele de eklenince görüşmemiz şart oldu…

“Sayın Yağmur Öncelikle sizi, esnafın çıkarlarını koruma konusunda göstermiş olduğunuz hassasiyetten ve çabalardan dolayı kutlarım…”

“Teşekkür ederim. Esnaf arkadaşlarımız bizi bu makama layık gördü. Bundan dolayı diken üstündeyiz. Onları mutsuz eden her şey doğal olarak Yönetim Kurulumuzu mutsuz eder. Hepimiz aynı işi yapıyoruz. Hiçbir şekilde devletten bir ayrıcalık talebimiz olmadı ancak; bize haksızlık yapılmasını da istemiyoruz…”

SURİYELİLERİN HAKSIZ REKABETİ

“Nasıl bir haksızlık yapılıyor?”

“Bakın en basiti, yeni bir sorundan söz etmek istiyorum. Şimdi Kocavezir, Mirza Çelebi, Bey Mahallesi, Hürriyet Mahallesi ve Barbaros Mahallelerinde (Aslında çok daha geniş de sadece çok yoğun olan yerleri söylüyorum) şimdi Suriye’den gelenler kasapların yaptığı işleri yapıyorlar.

Esnafımız iş yeri açmak için yasal bütün işlemlerini yapıyor; elektrik, su, kira kontratı ve kiradan doğan stopajlar, işçi ücreti ve SSK primleri ve muhtasar vergileri, ardından gelir vergisi, her ay birkaç tane beyanname, Belediye, Tarım İl Müdürlüğü, Kaymakamlık, Defterdarlık gibi kurumlara sorumluluğumuzu yerine getirme gibi bir çok prosedüre tabiyiz. Ayrıca gıda ürünü sattığımız için, işverenler ve elemanlar düzenli olarak sağlık kontrolleri yapılıyor.

Esnafımız bunlardan rahatsız değil, ama Suriye’den gelen birileri, gayri resmi işyeri açıyorlar, hiçbir kaydı ve hiçbir denetimi yok… Maliyet hesapları derseniz, yasal iş yapan esnafımın aleyhine işliyor… Bu haksızlık kabul edilemez.

SEYHAN BELEDİYESİ ESNAFIMIZIN YANINDA

“Peki saydığınız coğrafya Seyhan Belediyesi sınırları içerisinde Sayın Karalar veya Tarım İl Müdürlüğü veya Tarım İlçe Müdürlüğü ilgilenmiyor mu?”

“Belediye Başkanımız Zeydan Karalar, bu konuların yakın takipçisidir. Hem bu haksızlığın giderilmesi konusunda çabaları sürüyor hem de yapılan denetimlerde Zabıta Müdürlüğü vasıtasıyla yanımızdan ayrılmıyor. Sizin aracılığınızla Sayın Başkanımız Zeydan Karalar’a ve başta Zabıta Müdürlüğü olmak üzere ilgili bütün çalışma arkadaşlarına hem şahsım hem de oda olarak teşekkürlerimizi sunuyoruz. Ancak, belediyenin de boyutunu aşan çok konularla karşılaşıyoruz. Belediye görevini yapıyor, hukiki işlemlerini yerine getiriyor, arkasını dönünce aynı tas aynı hamam.

Tarım il Müdürlüğü’nün birimleri için de aynı şey geçerli…”

DEFTERDARLIĞA ÇAĞRI YAPIYORUM.

“Peki ya Defterdarlık? Maliye denetimi?”

Bu komple çözülmesi gereken bir sorundur.  Defterdarlığı kaçak et satan ve haksız rekabete neden olanları denetlemeye çağırıyorum. Milli Servetin kaybı söz konusu…Bunun zararı sadece kayıtlı kasaplarımıza değildir. Herkes, öncelikle şehrimizin ekonomisi zarar görmektedir. Bundan daha da önemlisi, sağlık sorunları baş göstermektedir. Bu saydığım yerlerde denetimsiz kesim yapıldığı gibi denetimsiz gıda maddesi satılmaktadır.

Biz oda olarak bütün imkânlarımızla ve yasanın bize verdiği yetkiler çerçevesinde denetimlerimizi sürdürüyoruz ve sürdürmeye devam edeceğiz.”

“Kasaplar başka ne gibi haksızlığa uğruyor…”

“Şunun altını kalın kalın çizelim: Kasaplar 3-5 Marketin çıkarına kurban ediliyor. Bu marketlerin hangileri olduğunu hepiniz biliyorsunuz… Bir çok esnafın işi zorlaştırılıyor ama ben sadece kasaplar için konuşuyorum. Şurada kaçak işyerleri ile baş edemeyen anlayış, kayıtlı esnafı cezalandırıyor.

Et ve et ürünleri tüketimi bizim kültürümüzün temelindedir. Özellikle Anadolu kültüründe kendin pişir kendi ye kültürü çok yaygındır. Kişi mahallesinden tanıdığı kasaptan etini alacaktır. O kasap, mahalleliye yanlış yapamaz çünkü bir kez yanlış yaparsa artık iş yapma şansını bulamaz. Şimdi yasa diyor ki; Kasap eti parçalayamaz. Gövde eti, pirzola, biftek vs. ayıramaz… Ya ne yapacak? Gövde olarak bırakacak. (kinaye yaparak) Tabi ya, halkımız o  kadar zengin ki etleri gövde gövde alıyor. Halkın sağlığını sözde bu yöntemle düşünen anlayış, markette hazır kıyma, parçalanmış et vs satışına yol veriyor. Vatandaş bilmediği eti almaya zorlanıyor.

Benim mahalle kasabım, hindi etini dana eti diye satamaz. Ama biliyorsunuz bu konuda açıklama da yapmıştım. Irak ve Suriye’den kaçak yollarla getirilen hindi etleri, dana eti diye satılıyor. Bunları benim üyelerim yapamaz.

İTHAL ET TÜRKİYE’NİN AYIBIDIR

“Zaten siz ithal et konusuna da karşı çıkmıştınız?”

Nasıl itiraz etmem. Türkiye’nin konumuna göre et ithal etmesi zaten bir ayıptır. E, ithal ette %15 olan Gümrük Vergisinin sıfırlanması için çalışmalar var. Bu ne demek, ey kasaplar, dükkanınızı kapatın, Allah işinizi gücünüzü rast getirsin demek.

“Ardından kasaplarda, sucuk, köfte yasağı…”

E, bu kasap esnafını yok etme çalışmalarının tuzu biberi oldu. Sucuğu ve köfteyi kasaptan almak binlerce yıllık bir geleneğin sonucudur. Geçende bir açıklama yaptım. Tekrar ediyorum: İzinsiz et sucuğu yapıp, satmanın cezası 14 bin 600 liradır. Şimdi de kaçak Hindi eti piyasaya hakim olmaya başlamıştır. Bakanlığın izin verdiği yerlerde de iddia ediyorum, et sucuğu değil hindi sucuğu yapılıyordur. Çünkü kemik et fiyatı 40 lira, hindi eti 12 liradır. Maliyet ortadadır. Hindi etinin, dana eti ile ayırt edilmesi çok zordur. Vatandaşın, sağlığını hiçe sayarak, piyasaya kaçak hindi eti sürenleri takip altına almış vaziyetteyiz. Kararlılıkla söylüyorum; biz yetkimiz dâhilinde (ki yetkimiz var) denetim yapacağız. Herkesi uyarıyorum. Kimse halkın sağlığı ile oynamasın! Devletimizin yetkili kurumları da bir an evvel et sucuğu yerine hindi sucuğu yaparak piyasaya süren yerlere operasyon yapmalıdır.

DENETİMLERİ SĞRDÜRMEYE KARARLIYIZ

Vatandaşlarımızdan ricamız, ucuz et ve ucuz et sucuğundan uzak durmaları, güvendikleri kasaplardan alışveriş yapmalarıdır. Biz yemediğimiz eti çocuklarımıza da yedirmeyiz.

Banın, söylemekten bıkmayacağım. Bakanlık ülke genelinde yaklaşık 28 Bin, kasap esnafını 3-5 markete kurban ediyor. Bu haksızlık, sadece kasap esnafına değil, ülke ekonomisine de bir darbedir. 28 Bin esnaf en az 100 Bin kişilik istihdam demektir.
devlet vatandaşının ekonomik güvenliğini de tesis etmek zorundadır. Devlet esnafına kötülük yapamaz. Ama bakanlığın kararlarını anlamakta güçlük çekiyoruz.”

HADIRLI’DA ORTAK DOLUM TESİSİ

“Çözüm için projeniz var mı?”

Bakın basında da yer aldı. Hadırlı Mahallesi’nde “Adana Kasaplar Odası Et Sucuğu Ortak Dolum Tesisi” kurma çalışmalarımız başlamıştır.  Sucuk yaptıracak esnafın, oda yetkilisi nezaretinde etlerini, tesislere getireceklerini, görevli veterinerin kontrolü sonrası, işlenerek dolumun yapılacağını ve Adana Kasaplar Esnaf Odası damgası vurularak satışa sunulacağını anlattı. (Sayın Yağmur bu konuda detaylı bilgiler verdi.)

“Bu konuda yalnız mısınız?”

“Kesinlikle hayır. Diğer odalar ve özellikle de Sayın kazım Barışık’ın büyük desteklerini görmekteyiz. Ayrıca, Sayın Hüseyin Sözlü sürekli olarak esnafımız ve sorunlarıyla ilgilidir.

Sayın Yağmur, esnafına, konusuna ve görevine tam hâkim olmuş ilgili bir oda başkanı imajı bıraktı bende. Ama bana tereddüt ve şüphe ile bakıyordu. Olsun. Sayın Yağmur, Adana ve Esnaf için yararlı bir insan. Kendisinin başarılı olacağına inanıyorum.

Varsın bana tereddütle baksın.

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.