ADANA MOBİLYANIN BAŞKENTİDİR
YALÇIN AVCI: ADANA YAPARSA EN İYİSİNİ YAPAR
MOBİLYE SEKTÖRÜ EKONOMİNİN CAN DAMARLARINDANDIR.
“Yafa, Washington veya Valencia dersem aklınıza önce ne gelir; portakal cinsleri mi şehir adları mı? Ta da Fremont, Rize denildiği zaman zihninizde neler çağrışır?
Bu çağrışımların tersi de doğrudur. Maraş dediğimiz zaman aklına “dondurma” gelmeyen kaç insanımız vardır.
Adana ülkemizde kebabı, şalgamı, sanat ve sanatçıyı çağrıştırmaktadır. Bundan böyle Adana dendiği zaman aklımıza “mobilya” gelirse, yolumuz doğru demektir.
Ve biz bu yola çıktık. Adana yaparsa en iyisini yapar.”
Bu kararlı ve ne yapacağını bile kişi, Adana Marangoz ve Mobilyacılar Esnaf Odası Başkanı Yalçın Avcı.
Ben 30’undan sonra Avukat, Mühendis, psikolog veya sosyolog olan birçok insanla tanıştım. Ama insanın mobilya üreticisi olması için çocukluğunun dahi bu üretim aşaması ile yoğrulması gerekmektedir.
İnsan sonradan mobilya satıcısı olabilir ama sadece “satıcısı” olabilir, ona bütün aşamaları ile mobilyacı diyebilmek için bu mesleğin içinde doğmak gerekir. Sayın Avcı bu gruptandır. Kendisini ziyarete gittiğim zaman uzun yıllar görüşmediğimiz için dostça kucaklaştık.
“Markalaşma konusunda zor ama doğru bir yola çıkmışsınız?”
Zor gibi görünüyor. Ancak, büyük mesafeler kat ettik. Adana’nın mobilyacılık konusunda marka olabilmesi için bütün koşulları var. Öncelikle Adana, Mobilya üretimi ve tasarımı konusunda yüzlerce yıllık bir kültürün ev sahipliği yaptığı bir şehirdir. Bu konuda, Ortadoğu’nun merkezi konumundadır. İtalya mobilya konusunda markalaşmıştır ama el işlemesi konusunda bizim ustalarımız kadar zanaatkar değillerdir. Öyle ustalarımız var ki, keresteyi verin, en usta heykeltıraşları kıskandıracak eserler ortaya çıkarsınlar. Ama bunu tanıtıp pazarlayamadıktan sonra bir değeri yok.
Oda olarak bizde maalesef gelişmemiş olan, “kolektif çalışma bilinci”, “güç ve yeteneklerin bir havuzda ortaklaşa değerlendirilmesi”, yüksek olan tanıtım ve pazarlama maliyetlerinin ortak davranış ile aşağılara çekilmesi konularında çalışmalar yapıyoruz.
“Örneğin?”
“Ortak bir katalog çalışması yaptık. Katalog, bedensel ve zihinsel olarak verilen emekle ortaya çıkmış olan bir ürünün tanıtılması demektir. Her aşaması maliyet gerektiren ciddi bir iştir. Dağıtımı dahi büyük çalışma ister. Başta katılım azdı. Ancak birkaç dilde yaptığımız katalog ile sonuçlar elde edilmeye başlandı ve artık katalog bir ihtiyaca dönüştü. Katalog çalışmasına mesafeli bakanlar artık kendileri de bu çalışmanın içinde olmak için gayret sarf etmekteler. Ortak bir stüdyo oluşturma amacındayız. Işık sistemi, kamera ve elektronik cihazların olduğu bir stüdyo… Herkesin olan bir stüdyo…
Ayrıca, tanıtım fuarları ve araştırma gezileri.
Bakın Odanın organizasyonunda uluslararası mobilya fuarlarına gittik. En son İtalya’da Fuara organizasyonu gerçekleştirmiştik.
Sedat bey, her Fuar Organizasyonu bir ufuktur. Dünya hem değişiyor hem de değiştiriyor. Kaldı ki mobilya tarlada üretilen ve değişmeyen bir ürün değildir. İnanın, Norveç’teki insanın mobilya zevki ile İspanyol’un zevki aynı değil. Hatta bir ülke içerisinde coğrafi bölgelere ve dönemlere göre dahi zevkler ve beğeniler değişebilmektedir. Bir elmayı, sağlıklı üretebilirsiniz ama tadını zevk ve beğeniye göre ayarlayamazsınız. Zaten ayarlarsanız suni olur. Ama mobilya kaliteli üretimin yanı sıra tasarımından rengine kadar insanın psikolojik durumu ve sosyolojik yaşantısına göre değişebiliyor. Bizde de öyle, Van’da talep edilen bir mobilya ile İstanbul’da talep edilen aynı olmayabiliyor.
İtalya’da Uluslararası Mobilya Fuarı’na önce 9 kişi olarak katıldık. Sonraki yılda bu sayı 22’ye yükseldi ve zaman içerisinde bu organizasyonların değişmez faktörü olma yolundayız.
Bir de ocak ayında; Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı’na (İSMOB) 15 Adana firmamızla katılarak ciddi ölçüde yurt içi ve yurt dışı iş bağlantıları yapıldı. Adana Mobilyası tanıtıldı.
Mayıs Ayında da Gaziantep Ortadoğu Mobilya Fuarı’na 17 DANA Firması ile katılım sağlandı. Yurt içi ve yurt dışı iş bağlantıları yapıldı ve Adana Mobilyası tanıtıldı. Aynı zamanda üyelerimiz ve personellerinin mesleki ve teknik açıdan gelişebilmeleri için İtalya Mobilya Fuarı, İstanbul Mobilya Fuarı, İstanbul Ağaç İşleme Makine Fuarları’na her yıl eksiksiz olarak gönderilmeleri sağlandı.
Odamız sadece fuar organizasyonları konusunda değil, bir çok konuda üyelerimizi bilgilendiren, ufkunu açan, üretimlerini değerlendirme yöntemleri konusunda yardımcı olmaktadır. Mesela KOSGEB destekleri, ÇKA’nın destekleri gibi konularda üyelerini bilgilendirmekte, eğitim çalışmaları yapmaktadır.
Eğitim çalışmaları deyince, hatırlayın, Mobilyacılık çocukluktan itibaren eğitim görülen bir okuldur. Okul, imalathanelerdir. Biz orada üretim konusunda her şeyi öğrenir, ustalaşırdık ama işveren olup piyasaya atıldığımızda bir bakardık ki, satış, pazarlama, senet, çek, kredi konularında çok bilgisizmişiz. Çırakken zannederdik ki, mobilyayı üretiyoruz, patronumuz satıyor ve parasını cebine koyuyor. Olayın öyle olmadığını anlar düzeye geldik. Bu aksaklığı gidermek için biz fuar organizasyonları ve eğitim ve bilgilendirme hizmetlerini sadece iş verenlere değil yanında çalışan personellerine de yapıyoruz.”
“Sektörü çok yakından tanıdığım için bu yaptıklarınızın ne kadar önemli olduğunun bilincindeyim. Bu konularda yalnız mısınız?”
“Siz kendinize değer vermezseniz, başkasının size değer vermesini bekleyemezsiniz. Adana Mobilyasını dünya markası yapmak için yola çıktık. Plan ve programlarımızı hazırladık. Sektörle yakın ilişkisi olan kurumlarla irtibata geçtik. Tahmin etmediğimiz kadar yakın destek gördük.”
“Yine örneğin?”
Örneğin Hamit Sucu’nun Şahsında KOSGEB ; Ticaret Odası Başkanı Atilla Menevşe ve oda görevlileri; Sayın Zeki Kıvanç’ın şahsında Sanayi Odası; Haşim Meydan’ın şahsında Adana İŞKUR, hele son günlerde odamıza yakın oluşu ve çözüm getirici önerileriyle ÇKA Genel sekreteri Dr. Lütfi Altınsu…
Ve elbette ki Adana Esnaf Odaları Birliği Başkanı Sayın Kazım Barışık
Öncelikle ben Yalçın Avcı olarak şahsım ve Mobilyacılar Odası olarak bu kurum ve kuruluşlara ve başkanlarına teşekkür borcumuz var.
Sadece bu kadar değil, Başta valimiz Mustafa Büyük olmak üzere Büyükşehir Belediye Başkanımız Hüseyin Sözlü ve ilçe belediye başkanları destek oldular.
Şunu gördüm, Adana için elle tutulur bir proje ile yola çıktığınızda yalnız olmadığınızı görüyorsunuz.
“Eksiğiniz ve talebiniz?”
“Bir sloganımız var: Adana yaparsa en iyisini yapar. En iyisini yapacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bu açıdan eksiğimiz asla bitmeyecektir. Ama aşama aşama tamamlayacağız.
Önce şu durumu tespit edelim: Adana’da Mobilya sektörü ile ilgili küçüklü büyüklü yaklaşık 3500 işletme var. Ve sadece 400 üyeli bir Mobilyacılar Sanayi Sitesi var. Adana Mobilyacıları olarak 80 Ülkeye ihracat yapmaktayız. Bu potansiyele sahip bir şehrin yeni Mobilya Sanayi Sitelerine ve Mobilya AVM’sine ihtiyacı vardır.
Düşünün 80 ülkeyle irtibat halindesiniz, yurt dışından müşteri geliyor, Sucuzade Mahallesi’nde bir evin altındaki atölyede görüşüyor. Kim böyle bir işyeri ile uzun vadeli anlaşma yapıp para verir? Ama o usta çok değerlidir. Bu ayı bir konu.
Adana ekonomisine (başta istihdam olmak üzere) büyük katma değer sağlayacak, site ve Mobilya AVM’sine acil olarak ihtiyaç vardır. Sayın Sözlü bu konunun çözülmesi için ilgi göstermektedir. Sadece işin çabuk sonuçlanmasının Adana için hayırlı olacağını dile getiriyoruz.
Hem kent yaşamında kalitenin yükselmesi hem de ekonomiye katkı için bir hatta birkaç Mobilya Sanayi Sitesi ile Mobilya satış AVM’si kaçınılmaz ihtiyaçtır.”
“Sayın Başkan görüşmediğimiz zaman içinde epeyce yol almış olduğunuzu gördüm. Sonuç olarak…”
Bir sorunu çözmek için önce o sorunun varlığını hissetmek gerekmektedir. Adana geçtiğimiz yıllarda bölgenin üretim ve tedarik merkezi idi. Üretimin teknolojiye dönüşümü, maliyetlerin yükselmesi, dünyanın küçülmesi, rekabet koşullarının değerlendirilmesi konularını sorun olarak görmüyorduk.
Siz de çok iyi biliyorsunuz, çevre il ve bölgelerde evlenecek olan ve ev kuranlar nasılsa Adana’ya gelirdi. Çevre iller mobilya malzemelerini dahi Adana’dan temin ederdi. İşte o “Altın Çağlar”ın sürekli olacağını zannediyorduk.
Dünyanın değişen koşulları içinde sektör olarak sorunları fark edilmesi büyük bir aşamadır. Sorunların tespiti yapıldı. Bunun çözülmesi konusundaki yöntemler için ortak davranış bilinci gelişti. Bu sektörün gelişmesinde bir kırılım yarattı. İyi bir yola girildi ve bu yolun dönüşü olmaz; olmayacaktır.
Adana yapacaktır ve en iyisini yapacaktır. Diyorum ve Adana Medya gazetesine sektörümüze gösterdiği ilgiden dolayı teşekkür ediyorum.