Türkiye terör ülkesi olarak anılıyor

Melahat Karataş yazdı

28 Temmuz 2015 Salı 06:30

Günlerdir gözümüzü hükümetin kurulması için ortak bir koalisyona dikmişken, maalesef Türkiye peş peşe yaşanan terör olaylarıyla sarsıldı. Özellikle Doğu ve Güneydoğu’dan gelen şehit haberleri yüreklerimizi yakmakta.

Oysa bu tehlike çok önceden sinyallerini vermişti. Sınır kapılarımızı Suriye vatandaşlarına açan Mevlana Erdoğan, aynı zamanda IŞİD militanlarına da davetiye çıkarmıştı.

Kontrolsüzce gelen Suriyelilerin içinden aramıza çok rahat sızmışlardı.

Şu an gelinen nokta ise, Türkiye kendisi için iki tehdide karşı hava bombardımanı yapıyor. Her zamanki gibi komuta yine Sayın Erdoğan’da. Elbette terörle mücadeledeki geldiğimiz sürecin sonuna kadar desteklenmesi lazım.

Ancak tüm bu gayretin erken seçime hazırlık için mi, yoksa basiretli bir devlet adamı gibi mi davranmaya çalışıldığı, akıllarda soru işareti. Nihayetinde hiç birimiz iktidarın, “IŞİD terör örgütüdür.” Dediğini duymadık. Dolayısıyla bir güvensizlik söz konusu.

Oysa karşımızda iki ciddi terör örgütü var ve sonuna kadar mücadele etmek konusunda hemfikiriz.

Lakin hükümet terörle mücadele etmek yerine, kendi emniyet güçleriyle mücadele etmeye bir son vermeli.

Değerli okurlarım, bunun örneklerini defalarca yaşamadı mı bu ülke.

Bakın IŞİD ile mücadele uzmanı Komiser Ramazan Mert,  şu an nerede?

Bunları yazarken elim titriyor, benim komiserim maalesef terörle mücadele etmek yerine, elinden polis kimliği ve rozeti alınarak, İzmir’de kara yollarına bekçi yapıldı.

Yine çok kıymetli terörle mücadeledeki iki emniyet mensubundan biri, operada saymanlık yapıyor.

Bir diğeri meteoroloji müdürlüğünde memur olarak çalışıyor.

İsimlerinin sayılarının hiçbir önemi yok. Ne yazık ki memleket bu kahraman polislerimizle dolu. Önemli olan, bu ülke için evlatlarını yetiştiren anne babalara bu saygısızlığın yapılması, bizlere bu utancın yaşatılması.

Şimdi terörle mücadele diyoruz.                                                  

Peki komuta kimde? Nasıl yönetiliyor?

Ordunun ve emniyetin başarılı isimlerini sürgün eden, meslekten ihraç eden bir zihniyetin samimiyetine bu vatandaş nasıl inansın!

Siyasetin kirli oyunlarını üzerimizden bir an önce çekin ve her geçen gün karanlığa sürüklediğiniz ülkemizin alnına sürdüğünüz kara lekeyi bir an önce silin. Biz bu kara lekelerle  değil, Çanakkale Zaferi ile, Kurtuluş Savaşı destanı ile dünya coğrafyası üzerinde anılmak ve akıllarda kalmak istiyoruz.

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.