Okumak, küçülmeyi unutmaktır

Sedat Memili yazdı

29 Temmuz 2015 Çarşamba 06:00

Kişinin kendi olması yaşamsal bir sorundur.

Yaşamının sonuna yaklaştıkça birçok insan, kendisi olamamışlığının buruk bir hüznünü yaşar. Başkalarına itiraf etmemiş olsa bile, içinde kendi pişmanlığı ile yüzleşir.

Zengin olmuştur; olabilir. İşinde başarılı olmuştur, belki de zirveye çıkmıştır; doğrudur.

Dış görünüşü ile çevreye devamlı gülücükler dağıtmıştır; itirazım yok.

Fakat bu bir ömür boyu süren rolün bir de perde arkası vardır. Ki, bu kulisi ancak kendisi bilebilir. Kişinin istediği gerçekten “zengin” olmak mıdır? Başarıyı hakikaten o iş kolunda mı yakalamak istemiştir? Gerçekten bu dağıttığı gülücükler içten midir? Öyle olmasını dilerim. Ancak birçok insan göründüğü gibi değildir.   İdeolojiler, akımlar, gelenek ve görenekler, o dönem için geçerli olan ahlaki kurallar arasında savrulup, gitmiş ve kendisi olamadan ömrünü tüketmiştir.

İnsanın kendisi olması için öncelikle “bilgisiz” olması gereklidir.  

Ahlaki açıdan hazır bilgilerle donatılan bir kişinin kendisi olması mümkün değildir.   Hele üretkenliğin ve insanlaşmanın düşmanı olan önyargılarla donatılmış bir bilgi bombardımanında kişi asla kendisi olamaz.  

“Kitap Okumak” diyoruz. Tanrı aşkına söyleyin, okuduğunu yorumlayacak kapasiteden yoksun insanın kitap okuması ne işe yarar?   At gözlüğü takmış gibi yaşama bir pencereden bakmış olan ve o pencereden görünen manzarayı anlatan kitaplardan başkasını okumayan bir insanın okuması ayrıca tehlikelidir. Yoksa şu an unvanlarında Prof. Yazılı o koca koca adamların, malum televizyon kanallarında, üç beş saat hiçbir şey söylemeden sürekli konuşmaları mümkün mü? Bu kadar çok konuşup, hiçbir şey söylememek için her halde prof gibi bir unvana sahip olmak gerekiyor. (Bu noktada gerçek bilim adamı olan prof’ları tenzih ediyorum. Onlar da susturulmuş vaziyette zaten. Şimdi onların ürünleri pazarda alıcı bulamıyor.)  

“Kitap okumak” diyorduk. Bas bas bağırıyorlar “Kitap okuyun!”   İyi de nasıl ve hangi kitapları okuyacağımız konusunda bir tartışma yok.  

Nasıl ki uyuşturucu maddeler, kişiye kendini unutturuyorsa, kitap okumak da küçülmeyi unutturur.  

Kişi “kim” olduğunu unutmadan kendisi olamaz. Yeter ki, suratlarımızdaki maskeleri atma cesaretini kendimizde bulabilelim...  

Bu güne kadar dünya bir yalan imparatorluğu altında, kişileri ve insanları yiyerek beslenmiştir. Ruh, öte dünya, cennet, cehennem, günah, iyilik, kötülük, tarikat, cemaat kavramları arasında “kendi olmayı” kim başarabilir ki?  

İnsanın kendi olma çabası, bu yalan imparatorluğunun çarkları arasında tükenip yok olmuştur. Eğer bir ilerleme varsa, az sayıdaki insanın (ki çoğu ağır bedeller ödemiştir) tanrısal bir güç ile bu yalanlara göğüs germesi sayesinde olmuştur.

Üstelik okuyarak küçülmeyi unutan insanlara rağmen...

Şu an ne ile mi vakit geçiriyorum?

Küçülmeyi unutmak için yapılması gereken şey ile…  

Kitap okumakla…

Ve hiç durmadan okuyorum.

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.