Adana medya gazetesi’nden Genel Koordinatör Funda Girici:
“Mehmet Bey, gazetemiz Dede Kebap’ta Cuma günü yemek veriyor. Bu bir nevi Ramazan’da ihmal ettiğimiz iftar yemeği olacaktır. Sizi de aramızda görmek istiyoruz…”
Nedenini hemen kavrayamadığım şekilde mutlu oldum…
Birincisi ben yıllardır bazı gazetelerde yazılar yazmaktayım.
Yemeklerden de pek haberim olmazdı.
Bizler daima “hariçten gazel okuyanlar” sınıfından görüldüğümüzü hissederdim.
Yemekte bir araya geldiğimiz de o toplulukta gördüğüm samimiyet ve yakınlıktan çok etkilendim.
Şimdi diyecekler ki bir yemek yedin, patronuna yağ mı çekiyorsun?
Birincisi sayın Talaş patronun değil, dostumdur, arkadaşımdır. Ve o akşam da gördüm ki, hiç kimsenin patronu değil, küçüklerin abisi büyüklerin de kardeşi.
Bu, bir toplulukta her zaman ele geçmeyecek en büyük sermayelerden biridir.
İkincisi; yıllarca Çukobirlikte, Ticaret Müdürlüğü’nden Müfettişliğe kadar bir çok görevde bulundum. Ayrıca Türkiye’nin Tekstil Sektörü’nde en büyük 4. Firmasının CEO’luk görevini üstlendim. Bir yemek için yağ çekecek, yaşı da aştım; konumu da…
Yemek masasında çok değerli sohbetlere tanık oldum…
Taner bey’le ilk kez bu kadar uzun boylu görüştüm.
Kendisini daha önceden tanırdım… Ama ne yalan söyleyeyim ön yargılıydım.
Bu grubu tanımak, ön yargıların ne kadar tehlikeli olduğu gerçeği ile yüzleştirdi beni.
İkinci kez Görmüş olduğum Talat Özyürek’in bey efendiliği ve mütevazılığı, Ömer Uluçay’ın derinliği, yeni tanıdığım A. Kadir Tunçer’in dikkati ve gözlemci ruh, Sedat Memili’yi söylemiyorum, (O kendini usta zanneden bir tavla acemisidir.)
Burada adlarını sayamadığım diğer arkadaşlar var; Özellikle yıllardan beri tanıdığım Doğan Gülbasar’ın beyefendiliği vs…
Bu ekip içinde olmaktan bir kez daha huzur buldum.
Ben de yılların işletmecisiyim. İşverenlerin, çalışma grupları ile bir araya gelmelerinin sayısız yararları vardır.
İnsanlara saygın bir grup içinde olmanın güvenini verdiği gibi değer verilme duygusunu birlikte yaşatır.
Ayrıca, Kayserili olduğunu söyleyen Taner beyin, Adana’yı bir Adanalıdan daha çok tanımış ve özümsemiş olduğunu gördüm.
Bir çok ortak tanıdığımız ortaya çıktı.
Yemek verdiği yer bile Adanalılık ruhu olan yerdi.
Dede Kebap’ın işleticisi Metin Duran, Gerdan (Gökçeli) köyündendir ben de komşu köy olan Yolgeçen’denim. Taner bey benim köyümü en az benim kadar biliyor.
Bütün işverenlere ve patronlara sesleniyorum…
Arada bir ekibinizle bir araya gelin…
Bu bir masraf değildir.
Verimin arttığını ve insanların daha huzurlu çalıştığını göreceksiniz.
O güzel toplulukta olduğum için mutlu olduğumu tekrar ediyorum.
O güzel ortamın hazırlanmasında başta Taner Bey olmak üzere emeği geçen katkısı olan herkese teşekkür ediyorum…