Seçimin üzerinden neredeyse iki ay geçmesine rağmen hala bir uzlaşmaya varılamadı. Bunca süre içinde bir mutabakata varılamaz mıydı? Elbette varılırdı.
Her türlü koalisyona kapılarını kapatan hükümetin tek bir amacı ve beklentisi var.
O da!
Aç gözlü AKP, tek başına iktidar olmak istiyor.
Şayet aksi düşünülseydi, amaç yalnızca hükümet kurup düzgün siyaset yapmak olsaydı, şimdiye dek çoktan bir koalisyon kurulurdu.
Ancak beklentiler ortada.
Erken seçim.
Ayıp be ayıp!
Bu uğurda döktüğünüz akan kana bakın!
Başbakan sayın Davutoğlu yaptığı bir basın açıklamasında, “Evlatlarımızı ve canımızı bu ülke için vermeye hazırız” diyor.
Pardon Sayın Başbakan, Türkiye'nin dört yanından gelen şehit haberlerinden yalnızca biri, sizin ocağınıza düşseydi! böyle sükunetle konuşabilir miydiniz merak ediyorum?
Öyle takım elbise giyinip şehit cenaze törenlerinde bulunarak, o acıyı hissetmek mümkün değil.
Eğitimlerini dahi Amerikalarda aldırdığınız evlatlarınızı mı bu kutsal topraklara feda edeceksiniz? Hani şu korumasız gezemeyen evlatlarınızdan mı bahsediyorsunuz?
Siz daha koltuğunuzu feda etmekten korkarken, canınızı mı bu ülke için bahis yapıyorsunuz?
Şaka gibi…
Sayın Cumhurbaşkanı sırf “başkanlık” sevdası yüzünden memleketi böyle bir kaosa sürükleyerek, akan bunca kanın vebalini nasıl taşıyacak merak ediyorum.
Hele Çin gezisinde, Çinli çocuklara gösterdiği sevecen baba rolünü, bizim şehit çocuklarımıza yutturabilecek mi görmek lazım.
Siz ülke ülke gezerken,
Memleketin anası ağlıyor,
Memleketin çocukları ağlıyor,
Memleket kan kırmızıya boyanıyor,
Memleket anne karnındaki bebeğin babasını şehit ediyor.
Yakın tarihe kadar PKK terör örgütünün sırtını sıvazlayanlar, “çözüm süreci” diyenler, bugün kalkıp bu süreç olmaz diyor. Neden?
Artık biat etmiyorlar mı?
Oysa palazlanmalarına, siz izin vermemiş miydiniz? Bakın şimdi ayağınıza dolandı.
Her gün yürek burkan şehit haberleri sizde neyi uyandırıyor merak ediyorum.
Farkında mısınız! artık şehit anaları “Vatan Sağ olsun” demiyor.
Çünkü ortada Vatan da bırakmadınız,
Vatan sevdalısı da.