Ateşin düştüğü yer!

Mahmut Korkmaz yazdı

04 Ağustos 2015 Salı 06:10

Terörle mücadele zor.

Terörist yeri yurdu ve kimliği belli olmayan.

Asker ve polis açık hedef....

Terörist kural tanımayan kalleş.

Asker ve polisi bağlayan kurallar var.

Teröristti bağrına basan medya çakalları var.

Asker polis her an medyanın hedefinde.

Memleket topraklarını kan denizine döndürmek isteyenler sahiplerini buyruğu ile harekete geçtiler.

Güneş artık gözü yaşlı anaların, eşlerine ve çocukların üstüne doğuyor.

Güneş artık gülümsemiyor, hüzünle geliyor.

Ateş düşüyor memleketin yoksul mekanlarına.

Ateş düşüyor seven yüreklere.

Daha dün bir uzman çavuş alçakla ve kalleşçe dönenen mayına kurban gitti.

Parçalanan bedenle beraber hayatlarda paramparça oldu.

Tamiri mümkün olmayan acılara gark oldu yakınları.

Şehit uzman çavuşun cenazesindeki tablo insan olanı, insanlığından utandırmaya yeterde artar bile.

Cenazede göz yaşı kurumuş bir eş ağlamaktan kısılmış tükenmiş sesinin son kalanı ile feryat ediyordu "Götürmeyin onu, yalvarıyorum götürmeyin onu"

"Götürmeyin onu" feryadını dağlara taşlara haykırsan, dağlar un

ufak olur.

Gelmemek üzere giden bir hayat arkadaşı, bir evlat, bir baba.

Biliyordu giden sadece beden değil.

Giden bir ömür.

Giden gözlerin ışığı, dizlerin feri, umut, yaşama aşkı.

Giden geçmiş, giden gelecek.

Gidenin yerine gelecek olan karanlık ve yalnız geceler.

Yalnız ve kardeşsiz bırakılmış, ayağa kalmaya çalışan ülkenin belini bükmek isteyenlerin ortak projesinin adı PKK.

Ve siyasi uzantısı HDP.

Ve boğazın beyaz çakallar.

Uzman çavuşun annesi cenaze törenine sedye ile getirildi.

On bir yaşındaki oğulun gözyaşları toprağa değil yüreğimize düşüyor.

Ateşin düştüğü yerde acıların isyan çiçekleri açarken, boğazın hainleri kendi alemlerinde.

On bir yaşındaki bir oğul gidip te gelmeyen baba için ne düşünür hiç düşündünüz mü?

Hani şair " Bizler bu yaşta babaya hasretken, ne eder o yaştaki çocuklar" der ya.

İnsanlığını yitirenlerin vahşetine karşı insanlığımızla kol kola olmak zorundayız.

Kardeşliğimizi ırkçılığa kurban vermemeliyiz.

Sel gider kum kalır.

Bu projenin itleri bir gün tasmaları çekilerek bağlanacaklar.

O gün yüz yüze bakabilmek için kavim nefretinin tuzağından uzak olmalıyız.

Bizi bin yıldır bira arada tutan kardeş kılan, akraba kılan değerlere yeniden ve daha fazla sahip çıkmak zorundayız.

Gün daha çok aklı selim davranma günü.

Gün daha net davranma günü.

Gün herkesin kavminin değil hakkın yanında olma günü.

Gün ikirciklikten kurtulup "Teröre lanet" deme günü.

Biliyorum bu günler bitecek.

Terör laneti, lanetli patronları ile yok olup gidecekler.

Barış ve kardeşlik kazanacak.

Ateşin düştüğü yerde çiçekler açacak.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.