30 Ağustos milletin onurudur

Mehmet Akdoğan yazdı

31 Ağustos 2015 Pazartesi 09:40

Bayram geleneğimizin binlerce yıllık kökleri vardır…

Bayram, kederde ve tasada ve sevinçte ortak olduğumuzun bir göstergesidir.

Özellikle, Cumhuriyet, 19 Mayıs, 23 Nisan ve Zafer Bayramı’nın verdiği çok yoğun mesajlar vardır.

30 Ağustos Zafer Bayramı’nı diğer bayramlardan daha farklı yapan en önemli özellik biraz daha kırsal olmasıdır.

Bunun nedeninin ne olduğunu düşündüğümde, iki neden aklıma gelir. Birincisi, bayramın özellikle halk kitlelerince benimsenmesi ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuna neden olan son zafer olması…

İkincisi de  tarih olarak 30 Ağustos’ta Adana’da insanların yaylada oldukları tarihe denk düşer.

Bu nedenle zihnimde 30 Ağustos Zafer bayramları daima yaylalarda kutlanan şekli ile anımsanır.

“Nerede o eski bayramlar” kısır döngüsüne düşmeyeceğim.

Sadece tanık olup hatırladıklarımı sizinle paylaşacağım. Her şeyden önce bayramdan önce coşkusu sarardı yaylamızı…

Adı konmamış gizli bir hazırlık her evde ve her yürekte yapılırdı.

Resmi kurumlar insanlardan daha coşkulu hazırlıklara girişirdi. Belediyenin bandosu günler önce ufak tefek provalara başlar ve zafer takı depodan çıkarılıp, boyanır veya yazısı yenilenirdi.

Zafer takı olmayan bayram kutlanmamış sayılırdı.

Bazı aileler kurban keserlerdi. Sabah saatinde yaylanın ileri gelenleri (Eğer şansımız varsa kaymakam katılırdı. Daha da şanslı isek vali ve belediye başkanı da olurdu) bir araya gelir, belediye bandosunun eşliğinde marşlar söylenir.

Çocuklar bayraklarını sallar; belediye başkanı ve o zaman en kıdemli komutan, Jandarma Komutanı da olurdu, alay komutanı da bir konuşma yapar; varsa gaziler tören alanında hazır bulunurdu.

Hatta ilk yıllar, ramazan topu gibi bir top bulunur ve 11 pare atış yapardı.

Eğer, şansımız varsa, seyyar bayram yeri alanları kurulur. Cambazlar, akrobatları izlerdik. Özellikle salıncaklar ve deniz kızı ile eğlenir dururduk.

Biz çocukluk duyguları ile eğlenirken bazı yaşlıların ağladıklarını görürdüm. Ülkemize karşı yapılan vahşeti bizzat yaşamış bu yaşlı insanlar, mücadele sonunda torunlarının böyle eğlence içinde olduklarını gördüklerinde kendilerini tutamazlardı.

Ve akşam fener alayı…

Fener Alayı’nın peşinde bayrak sallayarak koşmaktan kim alı koyardı bizi…

Güzel günler,

Bir kurtuluşun, bağımsızlığın bir devleti kurmanın verdiği onurlu günler… 

 Bazı zihniyetler; Türkiye’nin bağımsızlığına, emperyalizme karşı efsanevi direnişine, yeniden kuruluşuna, aydınlık geleceğine düşmandır…

Güzel ülkem bir tökezleme ve sendeleme dönemi geçirmektedir…

Bunu sendeletenleri tarih yad edecek ve 30 Ağustos’lar sonsuza kadar yaşayacaktır…

Çünkü 30 Ağustos, bir milletin onurlu var oluşunun yıldönümüdür.

Bu yıl dönümünü unutmak için onurunu kaybetmiş olmak gerekir.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.