Kolonoskopi yaptırmak zorunludur

Kolonoskopi yaptırmak zorunludur

03 Eylül 2015 Perşembe 09:20

Moso Bambu Ağacı…

Bu ağacı bileniniz vardır mutlaka. Vatanı Uzakdoğu olan bu ağacı ektiğinizde, en az beş yıl gözünüz gibi bakarsınız ancak en ufak bir gelişme göremezsiniz. Başlangıçta, 75 cm’lik bir fidan olarak toprağa dikilen bu ağaç, beş yıllık bir süreden sonra sihirli bir el dokunmuş gibi birden bire her gün yaklaşık yarım metre büyümeye başlar. Nihayet altı hafta içinde yaklaşık 27 metrelik boya ulaşır…

Moso Bambu ağacı için ansiklopedik bilgi budur.

Ancak bu beş yıldan sonra bu ağaca dokunan sihirli el değildir; ağaç kendi varlığını ve bünyesini kaldırabilecek şekilde toprak altında köklerini oluşturur ve geliştirir.

Bir bilim adamının yetişmesine hiç tanık oldunuz mu?

Örneğin başarılı bir doktor nasıl yetişir.

Pasteur, deneylerden sonra bazı mikropları bulunca ona sorarlar: “Bu ne işe yarar?” diye O da yanıtlamış: “Yeni doğmuş çocuk ne işe yararsa bu da o işe yarar.”

Ben, çevremde bazı doktorların ve bilim adamlarının nasıl yetiştiğine tanık oldum.

Moso Bambu ağacı gibi; başlangıçta hiçbir emek ve zamana karşılık vermiyorlar. Yutan eleman gibiler. Ancak zaman geçince, “yutan eleman” zannettiğimiz bu insanların gerçekte, önce ahlaki olmak üzere, sonra bilim ile dolduklarını ve piştiklerini görüyoruz.

“Bir ömrü adama” deyiminden ne anlıyorsanız gerçekten “bir ömür adanıyor”…

Hocamız Prof.Dr. Ömer Alabaz konuşurken inanın bu konular aklımdan geçiyor.

Ve doktorluk artık ortaçağlardaki gibi değil; şimdi her organın uzmanı oluyor. Hatta organın belirli hastalıkları konusunda dahi uzmanlaşmaya gidiliyor. Siz, insanlık ve bilim adına bir ömrü feda edeceksiniz… Sonra uzman olup olmadığını dahi bilmediğiniz bir takım kişiler çıkacak, falanca hastalığa filanca otu kullanın diyecek…

Bu soruyu tabi ki sormadım; çünkü aklıselim olan her insan bu konuyu duyunca halkın nasıl soyulduğunu bildiği için üzülüyor. Elbette sorunun çözümü Sağlık Bakanlığı’nda…

 “Hocam, Anal-Rektum ve Anal Kanal hastalıkları hangileridir. Kabaca bir liste yapacak olursak?”

“Anal Fistür (Çatlak), Anal Kaşıntı, Bağırsak İnkontinensi, Bağırsak Kanamaları, Divertikülleri, Homoroid (basur), İnflamatuar Bağırsak hastalığı (Ülseratif Kolit –Chron), Kabızlık, Kalın Bağırsak Kanseri, Kıl Dönmesi (Plonidal Sinüs), Ostomi (Stoma), Perianal Fistül, Polip, Rektal Prolabsus, Rektosel (Vajinal Fıtık) bu hastalıklar sadece Anal Rektum ve Anal kanal hastalıkları ile ilgilidir. Uzmanı olduğumuz, Sindirim sistemi hastalıkları ve diğer hastalıklarda var…

Görüş olarak ben uzmanlaşmaktan yanayım. Mesela ben Anal Rektum hastalıkları konusunda ömrümü verdim. Ancak bir karaciğer için aynı şekilde başarılı olamayabilirim. Bu nedenle, sadece tıp alanında değil, birçok meslekte insanlar dikey olarak uzmanlaşmalı ama işinin en iyisini yapmalıdır. Ben Türkiye’de ilk kez bir hastaya kendi organlarını kullanarak bağırsak nakli ameliyatı gerçekleştirdim. Bunu yapabilmek için meslekte dikey olarak görev yapmak ve uzmanlaşmak gerekmektedir.”

Bu konular konuşulurken, Doğan Gülbasar’ın dikkatini kütüphanede bulunan bir kitap çekti: “Hocam” dedi “Savaş Cerrahisi” diye bir kitap duruyor uzunca da bir adı var: Silahlı Çatışma ve Şiddet İçeren Diğer Tüm Koşullarda Kısıtlı Olanaklarla Tedavi…”

“Evet maalesef bu günlerde acil olarak bu vakalara sık sık rastlıyoruz. O nedenle geçen haftaki görüşmelerimiz ertelendi. Çatışma bölgelerinden maalesef çok vaka geliyor. Normal bir şekilde oluşan Anal rektum hastalıkları ile, kaza, patlama, silahlı çatışma yoluyla oluşan Anal Rektum tedavileri için farklı yöntemler kullanılmaktadır.”

“Hocam kısaca Kolon Rektum Kanseri ve Bağırsak Stoması (Ostomi) konularında bilgi paylaşalım. Biliyorum, birkaç cümleyle olmaz ama…”

“Evet birkaç cümlelik konu değil ama yine de şunu paylaşabilirim: “Her insanda kanser geni vardır. Bu vücudumuzda uyuyan bir gendir. Bazı olgular bu geni provoke edebilir. İçki ve sigaradan neden uzak durun deriz? Çünkü vücutta bulunan Kanser genini en çabuk provoke eden bu ikisidir. Sadece bunlar mı? Hayır, dengesiz beslenme, boşluk ve aşırı depresyon da kanser genini provoke edebilir.

Bizim yaşadığımız coğrafyada az önce de söz ettiğim gibi, acı ve baharatı bol yiyecekler, kırmızı et ve kömür gibi pişmiş et ve yağlar maalesef kolon rektum Kanserini davet etmektedir. Tabi bu olgular ille bir kanser üretecek diyemeyiz; üretmeyecek de diyemeyiz. Diyete dikkat etmemizin yanı sıra, bir de Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı bir genelge vardır: “50 yaşından sonra herkesin Kolonoskopi Yaptırması gerekmektedir… Böyle bir genelge var ama maalesef bu konudan halkımızın haberi yok gibi.

Sizin kanalınızla özellikle şunu söylemek istiyorum, sağlık hizmetlerine ulaşmak artık eskisi gibi çok zor kanalları aşmanızı gerektirmiyor. Sağlık konularında çözülmemiş birtakım sorunlar olabilir. Bu başka bir konu, ancak sade vatandaşın sağlık hizmeti alması artık daha kolay… Bunu her uygulamada görmeniz mümkündür. ”

“Hocam, daha önce de konu etmiştiniz ama yeri gelmişken paylaşalım: Bağırsak Stoması (Ostomi) hastalıkları konusunda hem bilgi rica ederiz hem de bu konuda dernek kurdunuz. Neden dernek kurma ihtiyacı hissettiniz?”

“En basit anlatımıyla Bir iç organın deriye ağızlaştırılması işlemine ‘stoma’ adı verilir.

En sık görülen stoma tipleri ileostomi ve kolostomidir. İleostomi denilen stoma tipi, ileum adlı ince bağırsağın son bölümünün karın derisine ağızlaştırılması ve kolostomi denilen stoma tipi ise kalın bağırsağın karın derisine ağızlaştırılması işlemine verilen addır.

Midenin karın derisine ağızlaştırılmasına ise gastrostomi adı verilir.

Geçici bir stoma işlemi, bağırsağın yapışıklık veya iltihabi hastalık nedeniyle tutulması sonrasında gerekir. Ayrıca, bir ameliyat bölgesi ya da yarayı dışkı ile kirlenmekten korumak için geçici stoma yapılabilir. Geçici stomalar bağırsak devamlılığında değişiklik olmadan veya çok az değişiklik yaratarak bağırsak eski görevine döner.

Stoma uygulanmasından sonra cerrah veya stoma hemşiresi hastaya stoma hakkında gerekli bilgileri ve eğitimi verir. Dışkı stoma etrafına yerleştirilen ve boşaltılabilen bir plastik torba (stoma torbası, kolostomi torbası veya ileostomi torbası) içine alınır. Stomanın etrafına deriyi bağırsak sıvılarının tahrişinden koruyacak bir yapışkan konulur. Bu torbalar kötü kokuları uzaklaştırmak için filtre sistemi içerirler. Beslenme şekli, stoma tipi ve ameliyat öncesi bağırsak hareketlerinin durumu, bağırsak boşalmasının sıklığı ve şeklini belirler. Bağırsak hareketlerini kontrol etme konusunda tüm hastalar bilgilendirilir. Normal giysiler ile stoma belli olmaz ve kişi kendinde stoma olduğunu ifade etmeden, diğer kişiler bunu anlayamaz. Bir stoma yapılmadan önce ameliyat öncesi dönemde karın duvarında cerrah veya stoma hemşiresi tarafından stomanın yerinin çizilmesinde yarar vardır. Kolostomi karnın sıklıkla sol tarafına yerleştirilirken, ileostomi sağ tarafına yerleştirilir. Stoma uygulanan kişilerin günlük aktivitelerinde belirgin bir düşüş gözlenmez. Normal cinsel yaşamlarına da dönüş gösterirler. Stomada darlık, karın içine kaçma, bağırsağın dışarı çıkması (stoma prolapsusu) ve stoma yanından fıtık çıkması (parastomal herni) gibi komplikasyonlar görülebilir. (Değerli hocamız bu konuyu detayı ile anlattı ancak, bu tıbbi terimleri yanlışsız ve yerinde kullanacak kadar bilgim olmadığı için, bu konuyu hocamın sitesinden ‘http://omeralabaz.com/?/ostomi-stoma’ aldım. Yanlış anlaşılmaları başka türlü önleyemezdim)

“Dernek Kurma İhtiyacı?”

“Bazı hastalıklar, kısa süreli travma yaratabilir ve etkisi geçebilir… Hatta yaşam kalitenizden ödün vermeden tedavinizi sürdürebilirsiniz. (Sayın Alabaz’ın tespiti için kendimi örnek olarak gördüm; Akciğer kanseri tedavisi görüyorum ama yaşam kalitemi düşüreceğim bir olgu yok.) Ama bazı hastalıklar yaşam kalitenizi hiç alışılmadık şekilde düşürüyor. Sadece siz de değil, özellikle de hasta yakınlarında sıkıntı oluyor. Acı çekenin acısı başka bir de sevdiğinin acısına tanık olup onu hissetmek başka ikisi de insanda psikolojik sıkıntı yaratır.

Türkiye’de en az 40.000 kişinin yaşam kalitesinden söz ediyoruz. Ve bunlar kendilerini toplumdan saklamak zorunda kalıyorlar. Oysa yalnız değiller. Bunların hepsi, yaşamlarını sade bir vatandaş gibi sürdüren kişilerdir. Ancak bekar olanlar evlenemiyor. Çünkü, bu hastalıkları zaten zihinlerinde engelleyici durum gibi görülüyor. Ancak aynı yaşlarda karşı cinste evlenmek isteyebilir. Bunlar birbirlerini tanısa belki de yaşam kalitelerini birlikte yükseltecekler.

Ayrıca Stoma torbaları devlet tarafından karşılanmadığı için biz öyle hastalarla karşılaşıyoruz ki, hijyeniz stoma torbaları temin edemediği için siyah poşetler kullanmaktalar. Bu yürekler acısı bir durumdur. Dernek çatısı bu sorunu da gideriyor. Geçici olarak stoma torbası kullananlar, tedavi bittikten sonra artan torbalarını derneğe getirip ihtiyacı olanın kullanımına sunabilir.

İşte bu açıdan derneğimizi kurduk ve bunu ulusal boyuta getirmeye çalışacağız.

Değerli dostlar ne diyorduk: Moso Bambu Ağacı…

Bize dört dörtlük bilim adamının yetişmesi konusunda erdemli bir örnek sunuyor.

Bu örneği ister mistik olarak alın isterse doğanın bir armağanı olarak kabul edin; ama şunu yürekten söylüyorum, Sayın Prof.Dr. Ömer Alabaz gibi bilim insanları, bu karanlık dünyayı aydınlatan çoban ateşleridir.

İyi ki varlar; iyi ki hayatımızı kolaylaştırıyorlar.

 

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.