20 Zilkade 1436
EY RABBİMİZ!
“…EyRabbimiz! Üzerimize sabır (ve sebat) yağdır ve ayaklarımızı sabit (bizi metanetli) kıl ve kafirler toplumuna karşı bize yardım et/zafer ihsan eyle….” (Bakara /250)
OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR
Rahman ve Rahim Allah’ın Adıyla
Andolsun ki Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz, Allah tarafından (kazanacağınız) bağışlanma ve rahmet, onların (yaşayıp da) toplayacakları (bütün dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır. (Ali İmran, 157)
Ey iman edenler! (Nefsinizin arzularına, çeşitli zorluklara, her türlü düşmanlarınıza karşı) dayanın, sabır ve sebat yarışına girin, murabıt olun (nöbet halinde imiş gibi bekleyin, cihada hazırlıklı olun) ve Allah’tan korkun (emirlerine uygun yaşayın) ki kurtuluşa eresiniz. (Ali İmran, 200)
(Ey iman edenler!) O (düşma)nlara karşı gücünüz yettiği kadar (her türlü) kuvvetten ve bağlı (besili) atlardan (harp araçlarından) hazırlayın ki onunla Allah’ın düşmanı, sizin düşmanınız ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah’ın bildiği diğer (düşman) kimseleri korkutasınız. Allah yolunda sarf ettiğiniz her şey(in karşılığı) size eksiksiz ödenir, asla haksızlığa uğratılmazsınız. (Enfal/60)
Eğer yerdeki ağaçlar (birer) kalem olsa, deniz de (mürekkep olsa), ardından yedi deniz ona (katılıp) yardım etse yine (bunlar tükenir de) Allah’ın kelimeleri tükenmez. Şüphesiz Allah mutlak galip, mutlak hüküm ve hikmet sahibidir. ( Lokman /27)
HZ. EBU BEKİR RADIYALLAHU ANH BUYURMUŞLAR Kİ:
“ Bu fazîlete beş şeyle erdim:
1. İnsanları iki grup olarak gördüm. Bunlardan bir grubu tâlib-i dünyadır; dünyanın peşinden koşmaktadır. Bir grubu da tâlib-i ukbâdır; ahiret endişesi taşımaktadır. Ben ise ne tâlib-i dünya, ne de tâlib-i ukbâ oldum. Tâlib-i Mevla olmayı tercih ettim. Rabbımın rızasına ermeyi herşeyin üstünde tuttum.
2. Müslüman olduğum günden beri ma'rifet-i ilahiyye ile meşguliyetin ve onun bana verdiği hazz sebebiyle dünya nimetlerine meyletmedim ve doyasıya yemek yemedim.
3. Yüce yaratıcımın muhabbetinin bana verdiği manevî zevk sebebiyle, aşk hararetini söndürmemek için kanasıya su içmedim.
4. Dünya ameliyle ahiret ameli karşılaştığında, daima ahiret amelini dünya ameline tercih ettim.
5. Rasülullah (s.a.)'in sohbetine çok sıkı bir şekilde devam ettim. Daima O' nunla birlikte bulunmaya gayret ettim. Hicrette arkadaşı, mağarada yoldaşı ve daima sırdaşı oldum.”
“Ey gökleri ve yeri yaratan, görünen ve görünmeyeni bilen Allahım! Ey her şeyin Rabbi ve yegane sahibi! Senden başka ilah bulunmadığına şehadet ederim. Nefsimin şerrinden, şeytanın şerrinden, onun sana şirk koşmaya davet etmesinden sana sığınırım.” (Ebu Davud, Tirmizi, Ahmed b. Hanbel)
YAŞAYAN KUR’AN: Hz. MUHAMMED(SAV)
O’NDAN (SAV) BİZE
Sehl İbni Sa'd (ra)'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Allah yolunda bir gün hudut nöbeti tutmak, dünyadan ve dünya üzerindeki şeylerden daha hayırlıdır. Sizden birinizin kamçısının cennetteki yeri, dünyadan ve dünya üzerindeki şeylerden daha hayırlıdır. Kulun Allah Teâlâ'nın yolunda akşamleyin veya sabah erken vakitteki yürüyüşü de dünyadan ve dünya üzerindeki şeylerden daha hayırlıdır." (Buhârî, Cihâd 6, 73, Bed'ü'l-halk 8, Rikâk 2; Müslim, İmâre 113-114.)
Muâz (ra)’den rivayet edildiğine göre, Nebiy-yi Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Müslümanlardan bir şahıs, deve sağılacak kadar bir süre Allah yolunda cihad ederse, cennet onun hakkı olur. Allah yolunda yaralanan veya bir sıkıntıya düşen kimse, kıyamet gününde yaralandığı gün gibi kanlar içinde Allah'ın huzuruna gelir. Kanının rengi zağferân gibi kıpkırmızı, kokusu da misk kokusu gibidir." (Ebû Dâvûd, Cihâd 40; Tirmizî, Fezâilu'l-cihâd 21)
Ebû Hüreyre (ra)'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Allah yolunda cihad edenler için Allah Taâlâ cennette yüz derece hazırlamıştır. Her derecenin arası yerle gök arası kadardır." (Buhârî, Cihâd 4, Tevhîd 22. Ayrıca bk. Nesâî, Cihâd 18)
Ebu Lübabe b. Abdi'l-Münzir (ra) Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet eder:
"Cuma günü, günlerin efendisidir ve Allah Teâlâ'nın yanında Ramazan ve Kurban bayramlarından daha büyüktür." (Ahmed b. Hanbel, İbnü Mâce)
ALLAH (CC) YOLUNDA CİHADIN ÇEŞİTLERİ
Peygamber (sas) hazretleri Ebu Said el-Hudri’den (ra) rivayet edilen hadis-i şerifinde buyurmuşlar ki: “Cennet’te yüz derece vardır ki, her bir derecenin arası yer ile göğün arası kadar geniştir, daha uzaktır, araları o kadar mesafelidir.” Bu hadis-i şeriften her muhakeme sahibinin hemen çıkartacağı gibi; Allah yolunda cihad eden insan cennete girecek ve onlara mahsus yüz derece verilecektir. Bu derecelerin arası da kolay ve merdiven çıkar gibi çıkıpta ulaşılabilecek dereceler değil, yer ile gök arası gibi büyük mesafelerdir. Bu derecelere ancak Allah yolunda cihad edenler nail olur.
“Allah yolunda cihad etmek” sözünün, biraz açıklanması gerekmektedir. Cihad: Arapça cehd sözünden gelir. Cehd et; gayret göster, çalış çabala, sabret demek. Cihad o kökten geliyor. Ama onun manasında karşılıklı cehd etmek, müşareket manasında karşılıklı cehd etmek, müşareket manası vardır. Yani, karşısında birisi var, o cehd sarf edecek, bir de sen varsın sen de ona karşı cehd sarf edeceksin. Karşındaki kim olabilir? Düşman.. O seni İslamdan uzaklaştırmaya cehd edecek, para sarf edecek; kuvvet sarf edeceksin, karşı koyacaksın, koruyacaksın kendini… Düşmanlarla uğraşmak çeşitli şekillerde olur. Saldırırsa sen de karşı koyarsın. Bazen da düşman içerden çökertmeye çalışır bizleri. Kolaydır o zaman kendisinin canı yanmaz. Gazeteyle mecmuayla, müstehcen yayınla, eğlenceyle, zevkle, afyonla, içkiyle bu milleti çürütüp kendilerine kul köle yapmak isterler. Bunlara karşı koyacağız, bunlarla uğraşacağız. Düşmanın her hilesine bir tedbir lazım;! O da cehd etmek, cihat etmektir. Cihat sadece hudutta bekleyip de kurşun sıkmak değil, düşman sana nerden, nasıl zarar vermek istiyorsa onun karşılığını vermektir. Seni İslamdan ayırmak isteyene karşı İslamı öğreteceksin. Kafirin burnunu sürtmek için inadına iyi müslüman olacaksın. Cihadın bir çeşidi budur. Düşmanın oyununa oyunla mukabele…
İkinci cihad; Şeytanla uğraşmak. Şeytan da büyük düşmandır. Şeytan seni kandırmaya çalışır. Senin damarına girer, damarlarının içinde dolaşır. Aldatmaya çalışır. Şeytana uyma, onunla uğraş. Nefis insanın en büyük düşmanıdır. Nefisle uğraş.
Cihadın bir şekli de Allah yolunda “Fi sebilillah” haccetmektir der kitaplarımız. Allah rızası için zahmetlere katlanıyorsun, tozlara topraklara bulanıyorsun. Allah yolunda baş açık, yalın ayak oraları ziyarete gidiyorsun.
Allah (cc) bize şuur versin de İslamı benimseyelim. Öyle ucundan tutmak değil, İslam benim dinim, imanım, inancım, her şeyim, dünya ahiret sermayem, varım, her şeyim o diyerek.. Biz İslamı benimseyelim ve İslam’a nasıl yardım edilecekse öyle yardım edelim. İslam’ı küçük bir eşyamız kadar bile tutmuyoruz. İslam’a arabamıza baktığımız kadar bile baktığımız yok. Onu sadece yemeğimizin üzerindeki biber gibi, tarçın gibi tuz gibi, ağzımızın tadı daha iyi olsun diye tutuyoruz. Kendimize göre bir yaşayış yolu tutturmuşuz. Müslüman olmasak içimiz rahat etmeyecek, vicdanımız bizi içerden dürtecek, rahatsız edecek. Onun için birazcık ta müslümanız. Öyle şey olmaz! İslam kale gibi sağlam bir şeydir. İçine girersin, her şeyinle müslüman olursun. Artık kendisine tedavi yapılan, uğraşılan insan olmaktan çıkın da başkalarına faydanız olsun. Başkalarını hak yola çekin başkalarına öğretin, kendiniz öğrenin başkalarını da müslüman edin. Allah’ın dininin yardımcıları olun. Allah yolunda cihad edenlere bak cennette ne dereceler var. Cehd sarf edin terleyin biraz. Para kazanmak için sabahtan akşama kadar dolaşıyoruz, dağ taş demeden hepsini biliyoruz. Allah için de tamamen öyle yapmamız lazım. Böylece nazlı müslüman olmamak lazım. Sağlam, kavi müslüman olmak lazım.
Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN
Bu köşenin içeriği SON PEYGAMBER PLATFORMU’ nun katkılarıyla, KUR’AN’IN ANLAMIYLA BULUŞMAK PLATFORMU tarafından hazırlanmıştır. Ayet mealleri Hasan Tahsin Feyizli'nin Hazırladığı Feyzü'l Furkan Açıklamalı Kur'an-ı Kerim Meali’nden alınmıştır. Ayet meallerinin tamamına www.kuranimiz.net, ses dosyalarına www.akradyo.net adreslerinden ulaşabilirsiniz. Görüş ve önerileriniz için: bilgi@kuranimiz.net