Yaptığınız konuşma "masumiyet karinesinin" ihlalidir

Savcı Takçı'dan Yargıtay Başkanına: Uzun mesleki tecrübenize dayanarak, yaptığınız bu açıklamanın en basit ve temel insan hakkı olan “masumiyet karinesi” ihlali olduğunu düşünüyor musunuz?

05 Eylül 2015 Cumartesi 11:07


Zonguldak Cumhuriyet Savcısı Aziz Takcı,Yargıtay 1. Başkanı İsmail Rüştü Cirit’in adli yıl açılışında yaptığı konuşma hakkında açıklamalarda bulundu. Başkana bir çok soru yönelten Takcı, konuşmanın ülkemizi soktuğu zor duruma değindi. Bu konuşmanın TIR Savcılarının yargılandığı davanın görüldüğü Yargıtay 16. Ceza Dairesi’ni etkileyip etkilemeyeceğini soran Takcı’nın açıklaması şöyle:

2015 yılı adli yıl açılışında, tarafınızdan yapılan konuşmada özetle “hakim ve savcıların tutuklanmasının hoş bir şey olmadığı ancak her türlü cemaat-cemiyet çıkarının toplum çıkarının yerine ikame edilmesinin de hiç bir mazereti, açıklaması olamaz. Bu üzücü gelişmelerin bu çerçevede bir sebep olmaktan çok sonuç olduğunu unutmamak gerekir.”Şeklinde beyanda bulunulmuştur.

Yaklaşık 1 yıl 9 aydır ülke gündemini işgal eden MİT TIR’ları soruşturmasının tarafımdan yapıldığı, bu soruşturma sebebiyle siyasi baskılar sonucu diğer 3 savcı meslektaşım ile birlikte tutuklandığımız kamuoyunun ve sizin malumunuzdur. Konuşmanızda bahsettiğiniz tutuklu savcılar ifadesinden benim ve 3 savcı meslektaşımın kastedildiğini de kamuoyunda bilmeyen yoktur.

Sizin, yıllarca hakimlik yapmış ve ülkemizde adli yargının en yüksek mevkiini işgal eden birisi olarak ne söylediğinizi bilebilecek durumda olup olmadığınız tartışmak abestir.

Bu konuşmanız ile bizim tutuklanmamızın doğru ve haklı olduğunu, bizim suçumuzun sabit olduğunu, bir cemaatin veya cemiyetin çıkarları lehine hareket ettiğimizi, toplum çıkarlarını hiçe saydığımızı açıktan beyan ediyor ve bizleri kamuoyu önünde mahkum ediyorsunuz.
Bu durumda bizim de halen Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nde yargılamamızın devam ettiğini dikkate alarak bazı soruları sormamız gerekmektedir.
Hakkımızdaki dava dosyası yaklaşık 30 klasörden oluşmaktadır. Bu klasörlerin tamamını okudunuz mu? Okudunuzsa hangi hak ve yetki ile okudunuz? Okumadıysanız hakkımızda hangi hak, yetki veya bilgiye dayanarak hüküm verdiniz ve kamuoyunda bizi peşinen mahkum edecek tarzda açıklama yapabildiniz?

Uzun mesleki tecrübenize dayanarak, yaptığınız bu açıklamanın en basit ve temel insan hakkı olan “masumiyet karinesi” ihlali olduğunu düşünüyor musunuz?

Bu açıklamanızın amacı, başkanı olduğunuz Yüksek Yargıtay bünyesinde görülen, hakkımızdaki davayı etkilemek midir? En azından bu açıklamanın 16. Ceza Dairesi Başkan ve üyelerini etkileyebileceğini düşünüyor musunuz?

Değerli hukukçu ve yazar Taha Akyol tarafından 02.09.2015 tarihli Hürriyet Gazetesi’nde isabetle belirtildiği üzere siz de bu açıklamanızın Yargıtay adına bir ihsas-ı rey olduğunu düşünüyor musunuz?

Kendinizi bizim yerimize koyarak düşünürseniz; yargılandığınız yüksek mahkemenin başkanı tarafından peşinen mahkum ilan edilseniz, bu yargılamanın, bağımsız, tarafsız, önyargısız yapılabileceğine, hukuki güvenliğinizin olduğuna inanır mısınız?

Yaptığınız bu önyargılı açıklama ile ülkemizi, üyesi olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde, uluslararası kamuoyu önünde küçük düşürdüğünüzü, ülkemizde hukukun bağımsız ve tarafsız olmadığı algısını oluşturduğunuzu, en yüksek yargı organı başkanının bile adil yargılama hakkı ve masumiyet karinesini ihlal edebildiğini düşünmelerine sebep olabileceğinizi düşünüyor musunuz?

Konuşmanızda ileri sürdüğünüz cemaat-cemiyet menfaatine hareket etme iddiasının bizim yargılandığımız dosyada kesinlikle var olmadığı dikkate alındığından ve bu iddianın sadece iktidar yanlısı gazetelerde ve iktidar mensuplarınca ileri sürüldüğüne göre sizin iktidar lehine taraflı hareket ettiğiniz söylenebilir mi?

Doğal olarak yapmış olduğunuz bu açıklama sonrasında, hakkımızda yapılacak olan yargılamanın adil ve tarafsız bir şekilde yapılmayacağını, siyasal iktidarın taleplerinin ve görüşlerinin esas alınacağını düşünüyoruz.

Bu durumda Türkiye içerisinde bizim için adalet aramanın bir anlamı olmadığı ortaya çıkacaktır.

Diğer taraftan, yapmış olduğunuz bu açıklama ile, ülkemizde yargının bağımlı olduğu net olarak ortaya konulmuş olmaktadır. Bunun böylece ortaya çıkması, bağımsız yargıya ulaşılması için bir başlangıç olarak da değerlendirilebilir. Yine AİHM önünde görülecek yargılamada bu açıklamanızın AİHM’deki yargıçların gözünden nasıl göründüğünü düşünerek mahcup olmak da bize düşecek.

Sonuç olarak, her şeye rağmen, bu sözlerinizin kastınızı aştığını, bağımsız ve tarafsız bir şekilde yargılanmamız için elinizden geleni yapacağınızı, yargılama yapacak olan daire başkan ve üyelerini olumlu ya da olumsuz etkilemeyeceğinizi, yargı dışı güçlerin bu yargılamayı etkilemesine izin vermeyeceğinizi düşünmek istiyoruz. 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.