Sizin hiç dostunuz öldü mü?

Sedat Memili özel röportaj

09 Eylül 2015 Çarşamba 06:00

Kiminin asker arkadaşı olur

Kiminin yol arkadaşı…

O benim düş kırıklığı yoldaşımdı…

Birlikte başarısız olduk hep birlikte yenilirdik…

Yenilgimizle birlikte alay eder yeniden planlar yapardık; yeniden düş kırıklığına uğramak için.

Başarmak korkumuzdu; İstemezdik başarmayı.

Başarısızlığımızı hiç kıskanmaz, düş kırıklığımızı birlikte paylaşırdık; hem de kahkahalarla.

“Benden Sonra Tufan Partisi” kitabımın gizli mimarlarındandı. “İntihar: İçimizdeki Put” ve “Kendini Arayan Tanrı” kitaplarımın düşünce direksiyonunda hep o vardı.

Şiirler, yazdığı kitapları, mizanpajları ve hepsinin ötesinde, anların sonsuza taşınması konusundaki ustalığı… Mesut Yavuz bu idi…

Birbirimizin başarısızlığını hiç kıskanmazdık.

Ama ben ona bir kazık attım; kansere yakalandım. Ve asla ona söylemedim.

İşte o zaman kıskanç olduğunu öğrendim; o da kansere yakalandı.

Ben onun kanser oluşuna o benim kanser oluşuma kızdı…

Dostum, seni affedebileceğim hiçbir kırıklığı yaşatmadın bana…

Ama beni kıskanıp kanser olmanı ve benden önce dostlarından ayrılmanı hiç affetmeyeceğim.

*

Onun hakkında öylesine duygu doluyum ki… Bir çok dostu da duygularla doluydu. Bu sayfayı, “Vosvos Mesut”un dostlarına ayırdım.

 

SİZİN HİÇ DOSTUNUZ ÖLDÜ MÜ?

Sefa Ulukan: SİZİN HİÇ DOSTUNUZ ÖLDÜ MÜ?

Hani şöyle “adam gibi adam “ tarif edilen bir dostunuz. Benim bugün gerçek bir dostum öldü. Ben ona “ilk adam” derdim, iri yapılı ve gür sesine rağmen kocaman yüreğinin yumuşaklığını severdim.

Hayatta az kişiye “dostum” dedim, başka dediklerim oldu ama kazık yemediğim ender “dostum”du. İçi dışı bir, doğrucu, uzun boyu nedeni ile hafifçe eğildiğinden olacak sert görüntüsünü bir an da sıcaklaştıran koca adamdı benim “dostum”.

Hastalığını yakıştıramadım, güle oynaya girdiği yedi saat süren büyük kanser operasyonundan çıktıktan sonra bana bile moral vermişti. Kemoterapi dönemlerinde çalıştığım hastanenin personelinde benden çok arkadaşı oldu. Ben artık onun arkadaşı olarak tanınmaya başlamıştım. Ama lanet meret yakasını bırakmadı.

Bu sabah Türkiye’nin en hüzünlü gününde o da ışıklara kavuştu. İşe giderken aldım haberi yoldan döndüm, yatağın boşalması ile kocamanlaşan hastane odasının köşesinde birbirine sarılmış ağlaşan eşine ve kızına tek kelime söylemedim, çıktım. Ne söylenir ki, bu yürek acısı paylaşılmaz ki.

Cenazene gelemeyeceğim Mesut, n’olur beni affet. Artık dayanamıyorum dünyada hak eden bunca insan varken böyle güzel insanların zamansız çekip gitmesine. Hiç yakışmıyorsun oralara. Senin daha burada yapacakların vardı. Işıklar içinde uyu “dostum” Mesut Yavuz.

*

PEMBE VOSVOS ABİM

Mehlika Memili Doğanay (Kızım)

“Çok iğrençsin Eylül, iğrençsin…  Pembe “Vosvos abimi” aldın bizlerden.

Ah Mesut Abi ah! Işıklar içinde uyu. Yıldız oldun işte.

Şimdi kim bana “hadi bir bardak daha çay koy, ufaklık” diyecek? Kim şakalaşacak benimle? Pastalarım için kiminle satranç oynayacağım şimdi? Ben şimdi kiminle “Sarı Lacivert Fenerbahçe Oley!” diye bağıracağım?

Acın içime hançer misali saplandı. Lanet olsun sana gurbet.

Gittiğin yer nurlarla dolu olsun. Seni asla unutmayacağım.”

Özgür Aktaş:  Mesut Yavuz abimizin bedeni aramızdan ayrıldı... Kalbi de kendisi gibi o kadar büyüktü ki; hepimizi sığdırdı içine... (Resim 1)

Pınar Polat: Bana yazdığın o güzel cümle yüreğimde. Yüreğim bugün aldığım ölüm haberinle yasta! Sanatçılar ölmez Mesut Yavuz .. Nur içinde uyu.

Ahmet Yakar: Huzur içinde uyu… (Resim -2)

Meltem Gül: “Nasıl başlar bu öykü, bilinmez. Başlamadı bitmedi, çünkü; ne bir an'a bağlı ne bir kişiye, nasıl biter bu öykü o da bilinmez!" Keşke öykü daha uzun sürseydi. Mesut Yavuz, nurlar içinde uyu yolun aydınlık olsun arkadaşım abim...

Melike Öz: Şimdi öğrendim buralardan gittiğini. Ah Mesut abim her karşılaşmamızda derslerine iyi çalış derdin. Bir tiyatro çıkışında hava soğuktu üşümeyim diye ceketimi giymem için ısrar etmiştin. Gözümün önüne geldikçe ağlıyorum. .Annemle tanışmıştın. En sevdiğim oyuncuyla fotoğrafımı çekmiştin, tanıştırmıştın.  Çok dua ettim senin için. Etmeye de devam edeceğim. Nur içinde yat güzel yürekli insan. (Resim-3)

Demir Özcan: Sen mi iyisin ben mi yakışıklıyım?

İsmail Taşdemir: Güle güle güzel insan Mesut Yavuz. Hayata karşı takındığın o alaycı tebessümünle hatırlayacağım seni hep... (resim 4)

Nilüfer Aydan Aydoğan: Bir düştü, düşününce düşen...(Pembe voswos )Mekanın cennet olsun. Nur içinde yat sevgili arkadaşım Mesut Yavuz

Aydın Manaşırlı: Güzel insan Mesut Yavuz arkadaşımızı kaybettik. Zaten dünden beri gelen kötü haberlerden sonra bir de Mesut .. Bu çok fazla oldu.

Nuri Sağaltıcı: Sanat camiası ve ailesine başsağlığı diliyorum, mekânı aydın olsun

Yaren Kısakürek: Hayatındaki en tatlı, en sevecen, en doğrucu ve en değerli kişilerden birini kaybetmek... Mesut abim benim…

Güzide Erim Çam: 5 ay...Raif gideli 5 ay oldu. Bugün 2009 kaybettiğim annemin ölüm yıldönümü. Ve bugün…

En son Nisan ayında ''dediler ki kaybolmaz, o Raif abi... Dev gibi...''

diye çektiği resimlerden paylaşım yaptığında konuştuğum Mesut Yavuz’un ölüm haberini aldım. Çektiği ve bizde olmayan bir sürü resim vardı. Sana yardım edeyim “toparlarız demiştim.” “Yok ancak ben yapabilirim” dedi. Vefası ile hasta olmasına rağmen Raif Hikmet Çam’ın yanında olmaya özen gösteren güzel insan. Güle güle.

Ayrıca sadece kendi yakınlarım değil ülkede olanlar. Gidenler, gidenler… Haykıran bir beden halinde çok iyi olmadığımız kesin...

SENİ ÖZLEYECEĞİZ...

Banu Sıvacı: İlk sinema heyecanımda yanımdaydın. Günüm karardı çok özleyeceğiz seni..

Can Öz: Şehit haberlerinin üzerine bir kötü haber de VosVos Adana ailemizin değerli üyelerinden Mesut Yavuz’u kaybetmişiz. Üst üste olmuyor böyle… (5)

Adana ve Türkiye için önemli fotoğraf sanatçısıydı. VosVos konusunda da ilk muhabbet ettiğim, ilk öğütleri aldığım kişiler içindeydi. Yeri dolmayan güzide insanlardan biri daha gitti.

Taylan Güldere: Söylenecek bir şey yok sanırım.. Özleyeceğiz abi..

Ümit Baki Altınküşçe: o benim dedem! Gitmemeliydin... Işığın bol olsun seni hep özleyeceğim.

Mahmut Hazım Kısakürek:  Ödüllü fotoğrafın ile yan yana koydum seni. Beraber el ele gidemediysek de yan yana olalım sevgili arkadaşım Mesut. (Resim 7)

Mustafa Batu: Bugüne zaten içim sıkılarak uyanmıştım. Mesut Yavuz abimizi kaybetmişiz. Mekânı cennet olsun...

Zeliha Öztekin: Benim kelimelerim tükendi artık. Yarım kaldı her şey abi, çok yarım.

Güzel uyu abi. Yeryüzünden gökyüzüne koca bir yıldız daha gitti. Gökyüzünü daha çok sevmeli artık. Daha bi sarılmalı...

Huzurlu uyu Mesut abi...

Özlem Karabay: En güzel fuaye fotoğrafımı tabi ki de o çekmişti. Yollayacaktı bana...

Huzur içinde uyu Mesut Yavuz abicim.

Gökhan Yolcu:  Sağ olasın Sefa. Ali Mesut Yavuz seni sevenleri çok üzdün be abicim benim...

Seçkin Yılmaz: Mesut'ta gitti... Canım arkadaşım sevgili dost Mesut Yavuz'u kaybettik.

Çok üzgünüm çok.

İbrahim Tül: Ama bu şimdi hiç olmadı ki... Daha filmler yazacaktık birlikte, fotoğraflar çekecektik, şiirler yazacaktık daha...

Rahmetle abiciğim, rahmetle. Hep gülen yüzünle anımsayacağım seni ve hep ayaküstüne denk gelen sohbetlerimizle...

Ceren Altundaşar: Şimdi ne yazsam boş. Seni yüzünde hep bir tebessümle hatırlayacağım. Buradan daha iyi bir yer varsa orada olacağına eminim.

Mustafa Akçin: Adana’da yıllardır fotoğrafçılık sanatını titizlikle icra eden, gerçek sanatçı Mesut Yavuz hayatını kaybetmiştir. Işıklar içinde uyu abi.

Mehmet Aka: Acı üstüne acı... Sevgili dostum, arkadaşım, Mesut Yavuz'u kaybetmekten duyduğum hüznü anlatmak çok zor. Ailesine ve sevenlerine başsağlığı dilemekten gayri yapacak bir şey olmaması da çaresiz bırakıyor insanı.. Güzel bir insandı ve geride çok güzel anılar, eserler bıraktıktan sonra, o da o güzel atlara binip göçenlerin kervanına eklendi... Mekanı cennet olsun.

*

Ve bütün duygular gerçek; mesut Yavuz’u sonsuzluğa uğurlamak kadar gerçek…

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.