Sahte dolar ve gerçek ölüm

Sedat Memili yazdı

14 Eylül 2015 Pazartesi 09:26

“Sanki Türkiye’de kriz varmış gibi bir algı yaratılmıştır.”

Üst düzey yetkililerden bazıları böyle açıkladı. Gerçekten Türkiye’de kriz var mıdır?

Bir sorunu çözebilmek için öncelikle o sorunun algılanması gerekmektedir. Algılamadığınız hiçbir sorunu çözmek için çaba harcamazsınız.

Adına ister “şehit” ister “eşkıya” densin.

Eğer iki kardeşten biri “şehit” diğeri “eşkıya” ise o zaman “şehit” ile “eşkıya ”ya aynı kaderi çizen bir zihniyet vardır.

Bir ana yüreğini düşünün, iki evladını aynı mezarlığa gömüyor; bu ana için ne eşkıyalığın değeri vardır be de şehitliğin.

Bu kadın Anadolu’dur.

Eşkıya’yı da emzirmiştir; şehidi de…

1912 yılında ABD Savunma  Bakanı Taft bir açıklama yapmıştı: “Bundan böyle ülkeleri obüsle değil, dolarla işgal etmeliyiz. “

Obüs ile işgal etmenin maliyetli olduğunu fark eden insanlığın tescilli eşkıyaları, artık ülkeleri dolar ile işgal etmeye başladılar.

Missouri Zırhlısı, bir coğrafyadan diğerine giderken, ambarında bulunan matbaalarında dolar basar ve gideceği ülkedeki hainlere dağıtır.

Kâğıt değerinden başka değer taşımayan bu sahte dolarlar ile bazı ”aydın müsveddeleri” , sahici ihanetleri ile sahici ölümlere neden olurlar.

Ekmek kırıntısına koşan balıklar gibi bir anda doluşur ve ekmek bitince de başka kırıntılara yol alan bu sahici aymazlar, cenaze törenlerinin çoğalmasına neden olan alçaklardır.

Şimdi, köftecilik, tablacılık yapan Kürt yurttaşıma saldırılıyor…

Neden?

Çünkü sorunun özü algılanamıyor.

“Büyük toplulukların krize karşı gösterdikleri tepki ve reaksiyon ü fazı içerir. <ilk fazda belirsizlik hakimdir. Saldırı altındaki nüfus kendini sloganlarla korumaya çalışır. Bu krizin kökenini tanımlayamayan ve dolayısıyla yönü olmayan bir reaksiyon sürecidir…” Yani şu an ki gibi… Sorunu algılamayan yurttaşım; sloganlarla kendini savunuyor.

“Kahrolsun PKK…” “Türk-Kürt kardeştir…” vs… (Burada not, her tarafa sesleniyorum, madem slogan atacaksınız gerçek düşman ABD, İsrail ve Sinsi İngiltere’dir. Bence onlara karşı tedbirli olmak gerek)  Yönü de yok. Sen Kürt’leri Batı’dan kovarsan, Kürt’ün de Türk’ü Doğudan kovma hakkı doğar. O hareketi meşrulaşır. O zaman kime hizmet edilmiş olur. PKK’ya mı? Hayır, işgali dolarla yapan ABD’ye… PKK nedir ki? ABD’nin kara gücü?

“İkinci fazda parçalanma başlar ve sosyal düzen bozulur...”

Bu ne demek, eğer, Balıkesirli, İzmirli, Adanalı aman bu sorun benden uzak, iyiki benim yakınımda değil demeye başlarsa, parçalanma başlamış demektir. Ya da Kürt’ün sorununa ilgisiz kalan Sünni, Askerin sorununa ilgisiz kalan Tuncelili olursa (örnek çoğaltılabilir) parçalanmışlık uç göstermiştir.

“Üçüncü fazda toplum ‘kendini realize etme’ sürecine girer ve çıkarılan krizden kaçmaya başlar. Bu fazda hatalı reaksiyonlar ve gerçeklerden kopma başlar…”

İşte toplumları dizayn eden Tavistock Enstitüsü’nün araştırma sonuçları budur.

PKK’ya gelince, PKK, ABD’kirli işlerini yapan kiralık katilleridir. Kesinlikle asil Kürt halkının temsilcisi olmadıklarını düşünüyorum.

PKK sempatizanlarına; Çarlık Rusya’nın ve daha sonra Fransa ve İngiltere’nin Ermenileri nasıl sattığını; İngilizlerin, Yunanlıları Anadolu’nun ortasında desteksiz bırakıp denize dökülmelerine neden olduğunu; ABD’nin Kamboçya’da kullandığı kimseleri nasıl harcadığını; Yine ABD’nin Hem saddam’ı hem El Kaide’yi hem örgütleyip hem de katliamlarına nasıl gerekçe yaptıklarını okumalarını ve anlamalarını öneriyorum. 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.