Çukurova sizi çok sevecek

Sedat Memili yazdı

18 Eylül 2015 Cuma 06:45

elif-sakarya-ve-murat-genc.gifBenim için değerli olan Utku Sağılır ve Murat Yıldırım dostlarım, Salı Günü (16.09.2105) bir toplantıya davet ettiler. Buluşma saatinde, Mustafa Özge başta olmak üzere, sevdiğim bir çok arkadaşı bir arada gördüm. Nereye gideceğimle ilgilenmedim bile; bu arkadaşlarla her yere gidilir.

Bu toplantıya giderken oluşan ruh halim…

Toplantıda ne olduğunu sonra anlatacağım; şimdi dönüşteki ruh halimi paylaşıyorum.

Yıllardan beri bir görüş savunurum; bizim ülkemizi sevmemizin çok fazla önemi yok; hatta kentimizi de sevmemiz fazla bir şey ifade etmez… Esas konu, ülkemiz veya şehrimiz bizi seviyor mu?

Ben bu kenti gece gündüz sevip aşık olsam ne olur? Kent beni sevmeli…

Mısırlı İbrahim Paşa bu kenti sevmekle zaman kaybedeceğine, Ceyhan ile Seyhan nehirlerini birleştirip Çukurova’nın topraklarını verimli hale getirmiştir. Tarım işçileri ve öğrencilerin hayatını kolaylaştırmış ve insanımızda dualarını ona ithaf etmişlerdir.

Bu kent, taş üstüne taş koyanı, insanın yaşamını kolaylaştıranı, insana rıskını kazandıracak bir meslek öğreteni asla unutmaz minnet duyar. Bu olayın mistik ve ahlaki yönü.

Bir de işin ekonomik ve kültürel boyutu var.

Bu gün ben dahi bu kentte biraz rahat yaşıyorsam, bu kentin sevdiği insanların yüzü suyu hürmetindendir.

UÇUŞA GEÇEN MESLEK: UÇUŞ TEKNİSYENLİĞİ

İnsanlığın karşılaştığı üç temel sorun vardır; “Ne?”, “Nasıl?”, “Kim için?” bu sorunun detayına inmeyeceğim, henüz tanımış olduğum Çukurova Skyjet Havacılık Lisesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sait Yılmaz konuştukça insanlığın üç temel sorusuna kendi konusu açısından nasıl yanıtladığını gördüm. Hayranlığımı ve takdirimi kazandı. Öğretmen bir ana babanın öğretmen bir evladı. (Eh ne de olsa eğitimci terbiyesi almış. Uçak teknisyeni olmuş. İşleri iyi. Geçimden yana sıkıntısı da kalmamış.) İşte burada duralım… 

İnsan başka ne ister ki… Okulu bitirmiş, evlenmiş, yüksek gelirli bir iş bulmuş…

Bir çok insanın hayal edip de eline geçmeyen bir ortam…

Ancak kişinin kalbi insan, memleket ve yurt sevgisi ile dolu olunca, bu olanaklar bir teferruattan öteye gitmez.

Newton, başına düşünce “Aman bu elma ne güzelmiş” diye dişlemek yerine gecesini gündüzüne katıp bunun nedenlerini araştırıp formüle ettiği için Newton’dur.

Mehmet Sait Yılmaz’ın anlattıkları işte bu noktada bana Newton’un fiziksel bir olay karşısındaki tepkisini çağrıştırdı.

İHTİYAÇ BÜYÜK

“İnsan, insanlığın yetiştirdiği en büyük değerdir” ilkesinden yola çıkan Yılmaz, Türkiye’de havacılığın “ne”  olduğu sorusunun yanıtını aramış. Ve sonuçları bizlerle paylaştı: Sözü, sözünü kesmeden Sayın Mehmet Sait Yılmaz’a bırakıyorum:

“Türkiye’de ve dünyada son yıllarda uçak sayısı ve yolcu kapasitesindeki artışlarını,

Milşi havayollarımız baz alındığında transfer yolcu sayısının 20 yılda yaklaşık 1000 Kat arttı.

“10 yıl içinde Türkiye’de havayolu ile seyahat yapacak yolcu sayısının toplamda 150 milyona; iç hat yolcu sayısının ise 80 milyona ulaşmasının beklenmektedir.

Ayrıca 1980’lerden itibaren ülkemizde önem kazanan havacılık faaliyetleri, son 10 yılda yıllık%20’lere varan artışlar göstermeye başlamıştır. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2012 yılı artış yüzdeleri şöyle belirlenmiştir.

Son 9 yılda hava işletmelerinde olan artış %11

Son 9 yılda büyük gövdeli uçak filosunda artış: %129

Son 9 yılda kalifiye personel artarak 150.000’e ulaştı. Artış oranı: %133

Hava anlaşması yapılan ülke sayısı: 143           

İşte bu somut gelişmeler doğal olarak eğitilmiş personel ihtiyacını gündeme getirmiştir. Uluslararası kuruluşlar ve büyük uçak firmalarının araştırmalarına göre mevcut büyüme 2030’lu yıllara kadar artarak devam edecektir.

Nitelikli personel ve ara eleman ihtiyacı sadece ülkemizde değil, sektörün hızına paralel büyüme sağlayamayan bir çok ülkede kendini göstermektedir.

Değerli arkadaşlar size bir rakam vereyim. Bugün THY’ında 864 Adet yabancı teknisyen görev yapmaktadır.

Ülkemde gelişmiş olan THY ile gurur duymalıyım. Biliyorum, ama benim gençlerim dururken, yabancı teknisyen istihdam etmekten gurur duymalı mıyım? Karar sizindir.

İster gurur duyalım ister duymayalım, değişmeyen gerçek şudur; Ülkemizde gelecek havacılık sektörü için çok acil olarak yetişmiş elemana ihtiyaç vardır.”

fotograf-sabah-gazetesi.gif

İşte bu ihtiyacı, yani “Ne?” sorusunu sorup yanıtın bulan Sayım Özel Çukurova Skyjet Havacılık Lisesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sait Yılmaz, 2. Aşamada “Nasıl?” sorusunun yanıtını aramaya başlamış ve bulduğu yanıtı anlattı: “Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek, İstanbul’da bir Özel Havacılık Lisesi açtık. Amacımız: Türkiye’nin ilk pratik ve teorik eğitimlerini aynı anda uygulamalı özel havacılık Alanında hem SHY/EASA (AB) hem MEB’e bağlı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Kolejleri ve MYO olarak; ülkemizin ihtiyaç duyduğu; özgüveni yüksek, bilgiyi depolamak yerine kullanabilen, gerektiğinde inisiyatif alabilen, özgür düşüncesini her alanda ifade edebilen, zengin bir sosyo-kültürel birikime ve uluslararası standartlarda İngilizce bilgisine sahip, geleceğin havacılık sektörünü şekillendirecek olan profesyonelleri yetiştirmektir.

 Bu anlatım karışık gelmesin. Diyor ki, Yüreği güzel ve bölge aşığı Sayın Yılmaz…

İlk olarak İstanbul’da okulumuzu açtık. Vakıf olmak için hukuki süreci başlattık. Sonuca ulaşmak üzereyiz. Şube için seçtiğim yer bu topraklar. Çünkü Ben bu toprakların çocuğuyum. Bu bölgede gelecekte faaliyet gösterecek çok büyük bir hava limanı açılacaktır. Önce bu bölgenin gençleri istihdam edilmelidir. Biz onların istihdam edilmelerini sağlayacak alt yapıyı kendilerine vermek için buradayız.

Ben bu sektöre yıllarımı verdim. Risklerini de biliyorum, zorluklarını da , avantajlarını da… Ülkeme ve bölgeme aktaracağı katma değerlerinde tek tek hesabını yaptım.

Ülkemizde yeterli olmayan havacılık eğitimlerinin yanında Ar-Ge konusunda da bulunan açığı benzer kurumlarla irtibat halinde olup üretime aday bir kurum olarak faaliyetteyiz.

Seçtiğimiz bölge Adana Mersin yolu üzerinde D-400 karayolunda Yenice bölgesinde, öğrencilerimize hitap edecek alt yapısı ile binamız faaliyete geçmiştir. Okul binamızın o bölgede oluşunun teknik ve bilimsel nedenleri vardır. Yeni havaalanına yakın oluşu, Çukurova diye tanımladığımız coğrafyanın merkezinde oluşu, yapacağımız alan çalışmaları için uygun olması gibi avantajlar göz önünde bulundurulmuştur.

okul-binasi(1).gif

KAYITLAR VE DEVLET DESTEĞİ

“Öğrenci kayıtları başladı mı? Nasıl yapılıyor?”

“İlköğretimi bitiren öğrencileri, sözlü mülakatın ardından havacılık lisesine kabul ediyoruz. Havacılık sektöründen gelen biri olarak, mesleğimizin esası disiplin olduğundan mülakatta buna çok önem veriyoruz. Lisemizden mezun olan öğrencilerimiz 2 yıllık Uçak Teknolojileri, Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri ve Lojistik bölümlerine sınavsız geçiş hakkı elde ediyor. 4 yıllık fakülteler için de ek puan avantajları var. Burada 12. sınıfta mezun olan bir öğrenci Advance düzeyde İngilizce öğrenmiş oluyor.”

“Devlet Desteği…”

“Elbette okulumuz MEB’e bağlı olup eğitim desteğinden yararlanmaktadır. Sadece bu yıl, zaman darlığı ve süre aşımından dolayı devlet desteği şansını kaybettik. Ancak okul olarak bu desteği kendimiz üstleniyoruz.

Değerli arkadaşlar, kamuoyu havacılık konusuna çok yabancı. Sektörün hızı alt yapının gelişme hızından yüksektir. Bizim bu konuda üzerimize düşeni yapmamız gerekmektedir. Yoksa ülkemizin elindeki bu pastayı kaptırmış oluruz. Gençlerimiz yetenekli. Onlara istihdam kapısı açmalıyız.

Çocuklarımızı havacılık ruhuyla yetiştirmeliyiz.

Havacılık gönül işidir.

Eğitim alan gençlerimiz, (haftada 16 saat İngilizce olarak) bir yere gittiklerinde, gururlu, başları dik, kendilerine ve mesleklerine güvenen ve işine egemen biri olmalıdır.

Uçak teknisyenliği zor bir iştir. Ama uluslararası piyasada istihdam sorunu olmayan bir iştir…”

Böylece 3. Aşama olan “Kim için?” sorusunun yanıtını da almış olduk.”

Değerli okurlar, gerçekten çok az eylemi takdir ederim. Masanın başında Mehmet Sait Yılmaz, sağ yanında Didem Yılmaz (kızı olduğunu sonradan öğrendim), Sol yanında halkla ilişkiler sorumlusu Elif Sakarya ve Asistan Murat Genç…

Başlarında Mehmet Sait Yılmaz’ın bulunduğu bu ekip, (Tanrı bana ömür verirse göreceğim) öncelikle Çukurova olmak üzere ülkemize çok büyük katkılar sağlayacaktır.

İşleri zor. Bir zamanlar özel bir okulun İşletme Müdürlüğü’nü yapmış bir insan olarak biliyorum; işleri zor.

Ama başaracaklar… Başaracaklar… başaracaklar…

Önce insanlığa hizmeti kılavuz edinmiş güzel yürekli insanlar.

Güzel yürekli deyince birden çağrıştırdı; Utku Sağılır ve Murat Yıldırım’a beni bu değerli insanlarla tanıştırdıkları için teşekkür ederim. 

teknisyenlik-gelecegin-buyuk-ihiyaci.gif

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.