7 Haziran seçimlerine giderken AK Parti Adana Milletvekili aday listelerinde bariz olarak Necdet ÜNÜVAR etkisini görmüştük. Üçüncü dönem yasağı gereği aday olamayan Ömer ÇELİK'ten doğan (güya) boşluğu, ÜNÜVAR doldurmuş, AK Parti Adana siyaseti sanki ÜNÜVAR'a teslim edilmiş sanmıştık. Ancak gerek seçim sathında, gerek miting alanlarında, gerekse AK Parti-CHP koalisyon görüşmelerinde, Ömer ÇELİK'in Milletvekili olmamasından kaynaklı bir güç kaybına uğramadığını gördük. Zaten Ömer ÇELİK siyasete adım attığı günden bu yana hiçbir zaman irtifa kaybetmedi. Gücü her geçen gün arttı, bazen duraksadı, ancak hiç geriye düşmedi.
Erken seçim nedeniyle AK Parti’nin üç dönem kuralını zorunlu olarak esnetmesi, Ömer ÇELİK'in Milletvekili adayı olarak yeniden Adana siyasetine dönmesinin önünü açtı. Kulislerde 1 Kasım seçimleri AK Parti Adana listesine Ömer beyin damgasını vuracağını, Necdet beyin ekibinin tasfiye edileceğini, Ömer beyin genel gücü ve İl başkanı Fikret YENİ'nin yerel desteğiyle operasyonun gerçekleşeceğini herkes tahmin ediyordu. Beklenen gerçekleşti. Necdet bey şahsi ve meşrepsel gücüyle kendini korurken, ekibinin tasfiye edilmesini önleyemedi.
Peki, AK Parti 1 Kasım genel seçimlerine giderken yenilediği, İlk defa Milletvekili olan Sadullah KISACIK'ı hiç bir kabahati olmadığı halde listeden çıkararak ilk beş harici tasfiye ettiği yeni listesinde, Ömer ÇELİK ekibi ne kadar yer aldı?
İşte temel yanılgı bu soruda yatıyor. Soru yanlış olunca cevaplar saçmalıktan öteye geçmiyor.
Yıllardır gözlemlediğimiz Ömer ÇELİK beyin siyaset tarzı aslında ortada. Ürettiği siyaset tarzında 13 yıllık bir istikrar söz konusu.Ömer Bey'in aslında hiç bir zaman ekibi diye bir durum sözkonusu olmadı. Bir dönem kendi belirlediği, hiç bir zaman eşit olmayan, tüm kurallarını kendinin ortaya koyduğu Adana merkezli ilişkiler hiçbir zaman uzun soluklu olmamış, başlangıcını kendi belirlediği ilişkilerin sonunu da kendisi belirlemiştir.
Adana’da hiç bir bürokrat ve siyasetçinin bir göreve gelmesini sağlamamış ancak onlarca yetişmiş insanı kimi zaman haklı, kimi zaman haksız bir şekilde yok etmeyi başarmıştır. Bu şehirde Ömer beyin yok ettiği onlarca insanı liste yapabilirsiniz. Ancak yeşerttiği ve göreve getirdiği bence tek bir kişi yoktur. Aslında bu siyaset tarzı kendi içinde bir stratejiye dayanıyor. Bülent ARINÇ, Cemil ÇİÇEK, Ömer ÇELİK tarzı siyasetçiler kendi isim ve karizmalarının tartışılmaması adına, hiç kimseye kefil olmayarak, hiçbir kimseyi göreve getirmeyerek, hiç bir yara almadan genel başkan ve kamuoyu nezdinde marka değerlerini koruyarak siyasette yol alıyorlar. Ömer bey bu stratejiyi başarıyla yürütüyor.
Böylece hiçbir zaman düşenin, kaybedenin yanında yer almayarak, olası riskleri ber taraf etmiş oluyorlar. Yazı da gelse, tura da gelse bu siyaset tarzı kazanıyor.
Dikkat edin AK Parti Adana listesinde ilk beşte direk Ömer Beyin yazdırdığı tek bir kimse yok. Geriye kalan dokuz kişi içinde ise selam verdiği hiç kimse yok. Ömer bey yine kişileri bir yere getirmeyi değil, kişileri siyaseten yok ederek, kendi siyaset tarzını uyguladı. Hatta bu sefer daha katı davranarak bir şekilde kendi ismiyle anılan Mehmet AY'ın aday adaylığına dahi izin vermedi.
Peki Adana listesi nasıl oluştu?..
AK Parti, daha doğru deyimle Ahmet DAVUTOĞLU 7 Haziran seçimlerinde yaşadığı yenilgi üzerine her şehire özel, ciddi bir çalışma başlattı. Listelerde bu çalışmaların kısmen karşılığını gördük. DAVUTOĞLU gücü oranında çalışmaların sonucunu listelere yansıttı. Savcı SAYAN, Abdurrahman BOYNUKALIN, Ozan CEYHUN, Hüseyin YAYMAN, Uğur IŞILAK, Osman CAN, İhsan ÖZKES gibi radikal AK Parti savunuculuğu yapıp, AK Parti’lileri dahi utandıran isimler bu çalışmanın sonucu listelere giremediler.
Adana’da görevli bir ekip çok ciddi bir rapor hazırlayıp genel merkeze sundu. Oluşan liste raporun ciddiye alındığını gösteriyor. Aynı zamanda AK Parti’nin bundan sonra hedeflediği seçmen kitlesini ve gözden çıkardıklarını ortaya koyuyor.
7 Haziran seçimlerine göre, 1 Kasım listesi daha demografik bir liste.
Kozan seçmeni için Tamer DAĞLI'nın listeye konması çok önemli. Kozan’ı sadece ilçe sınırları içerisinde değerlendirmemek lazım. Adana merkezde etkisi olan bir ilçe. Sarıçam eski belediye başkanı Ahmet ZENBİLCİ'nin Feke, Tufanbeyli hattında ciddi psikolojik etkisi olacaktır. Bölge insanı kendilerinden bir kişinin listede olmasını önemsiyecektir.Yine Karaisalı eski belediye başakanı Hasan Hüseyin KUŞÇU'nun listede olması, Adana siyasetinde başat bir role haiz olan Karaisalı seçmeni tarafından olumlu karşılanacaktır. Zira Karaisalı sadece kendi içinde bir ilçe değil Fatih, Tellidere, Yurt, Pınar gibi Adana’nın en büyük mahallelerinde ciddi kitlesi olan bir ilçe.. Ceyhan ise, Ceyhan’ın çok üstünde bir klasmanda olan Necdet ÜNÜVAR ile motive olacaktır.
Zannediyorum ilk defa AK Parti Adana’da listesine Zaza kimliğine haiz bir siyasetçiyi listesine koydu. Mehmet SAĞLAM Zaza kimliğiyle 25 yılı aşkındır Yüreğir siyasetinde yer almış bir isim. Zaza seçmeni etkileyebilir.
AK Parti 7 Haziran seçimlerinde Adana yerel dinamiklerini hiç hesaba katmadan bir liste oluşturmuştu. 1 Kasım seçimlerine giderken yerel ve feodal unsurları hesaba kattığını kendi belirlediği paradigma eşliğinde hesaba katmış gözüküyor. Kendi belirlediği paradigma doğrultusunda vurgusunu özellikle vurguladım. Çünkü bu paradigmadanın, Adana’da çok önemli sayısal ve siyasal önem sahip Arap Alevileri ve Kürtleri hiçbir şekilde hesaba dahil etmediği net gözüküyor.Tabi bu bir strateji ve tercih meselesi.
AK Parti 7 Haziran sonrası Cumhurbaşkanının belirlediği rotada Alevi ve Kürtlerle ciddi oranda bağını kopardı. AK Parti Adana listesinde Bektaşi ya da Arap Alevisi kimse yok. Kürt seçmeni motive edecek hiçbir isim de listede yok. Adıyaman kökenli Şükrü ERDİNÇ, Kürt kimliğinden çok Milli görüşçü kimliği ile siyaset yapan birisi. Kürt mahallerde ismini kimse bilmez. Burada bilinçli, bir tercih sözkonusu. AK Parti artık Milliyetçi oylara yönelmiş durumda. Genel siyasetin bu tercihi Adana yereline ve listesine yansıdı.
Tercihlerin ve stratejilerin sonuçlerını 2 Kasım sabahı göreceğiz.