Bulut mu, Öztok mu?
CHP Haziran seçimlerinde 2 kontenjan adayı ve 4 önseçim adayını listeye koymuştu. Listenin 5. sırasındaki Mustafa Kemal Özkan sol kamuoyunun pek tanımadığı bir isimdi. Zira yaşamı sağ siyasetle geçmişti. Burada CHP’nin hedefi ise parti tabanından gelen tepkiyi göğüsleyerek kuzey ilçelerden oy almaktı. Malum CHP merkezde ne kadar güçlü ise kuzey ilçelerde o kadar güçsüz. Ancak beklenen olmadı. Şapkadan tavşan çıkmadı ve CHP 5. sıra adayını Burhanettin Bulut ile değiştirdi. Geçen gün sosyal medyada Halit Atik’in tartışmaya açtığı ‘1 Kasım seçimlerinde ne değişir’ başlığına Büyükşehir Belediye Başkanvekili Ramazan Akyürek bir tespitle katkı koymuş. Akyürek’in iddiasına göre CHP’nin temsilsiz bıraktığı kuzey ilçelerde MHP’nin 4. sıradan aday yaptığı Cahit Öztok ile kaybedeceği ve MHP’nin Öztok ile buralardan galip çıkacağını iddia etmiş. Sevgili Akyürek ile Akdeniz TV’de program partneriyiz. Çok sayıda siyasi programda karşılıklı yorumlar ve tartışmalar yaptık. Aynı zamanda onurlu bir meslektaşımızdır. Öncelikle Cahit Öztok’un üst sıralardan aday yapılması MHP için ciddi ve iyi bir hamle. Bunda hemfikiriz. Öztok MHP’yi kırsaldaki kitlesi bir yana aynı zamanda merkezde sosyal yaşamın içerisinde bir siyasi figür olarak sürükler. Yani Cahit Öztok yalnızca Kozan ve kuzey ilçeler için değil MHP’yi şehirli yapma anlamında da iyi bir tercih. CHP’nin 5. Sıra adayı ile MHP’nin 4. sıra adayı aynı zamanda Adana seçiminin sonucunu belirleyecek. Hem Bulut’un hem de Öztok’un kendisini seçtirmesi gerektiği ortada. Bakalım hangi aday kendisini TBMM’ye taşıyabilecek.
Foto: Ramazan Akyürek, Burhanettin Bulut ve Cahit Öztok
Durak’ın kitabına ‘kapak’ Özgümüş’ten
Malum Adana’yı 25 yıl yöneten Aytaç Durak uzun süredir kitap yazmakla meşgul. Siyasi hatıralarını, geçmişten bilinmeyen anekdotları ve dönemin siyasetçileriyle aralarında geçen diyalogları yazdığı kitapta aktarmayı düşünüyor. Geçtiğimiz günlerde de kitabında yer verdiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile, dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile ilgili bir anekdotla gündeme geldi. Durak’ın kitabı henüz bitmedi. Ama Durak’ın yerel yönetim politikalarıyla uzun yıllar mücadele eden ve Durak’ın en büyük korkulu rüyası CHP Adana eski Milletvekili Ümit Özgümüş kitaba şimdiden kapak yaptı. Geçtiğimiz günler yağan aşırı yağış sonrası Adana yine bildiğimiz görüntülerle ulusal medyaya yansıdı. Bunun üzerine Özgümüş twitter hesabından sulara gömülmüş araçların fotoğrafını paylaştı, altına da, “Aytaç Durak utanmadan sıkılmadan yazdığı kitapta bu rezaletten de bahsediyor mu?” diye sordu. Elbette her yağışta ortaya çıkan çağdışı görüntüler ve bunda en büyük sorumluluğun kenti çeyrek asır yöneten Aytaç Durak’ın olduğu o kitapta yazmayacak. Ama bu kapak oldu mu, oldu…
Hem cemaate yüklen hem sırtından geçin
AKP ortak sosyolojiye ve tabana sahip olduğu cemaat ile ipleri atıp, terörist ve vatan haini yaftasını vurunca, yandaşlar da ciddi bir sendrom ortaya çıktı: Rant başka, siyaset başka! Nasıl mı?
Anlatayım…
AKP ve muhafazar kesimin alışkanlıkları ters yüz oldu. Birbirlerinden alışveriş yapan, aynı partiye oy veren, aynı grupta nargile içen, aynı sofrada sohbete oturan dindarlar şimdi birbirlerini haysiyetsizlik ve vatana ihanet, rant, rüşvet ve hırsızlık gibi kavramlarla en ağır dille suçlar oldu.
Kurmaca davalarda solcular ve sosyalistler ve dahi AKP’nin karşısında kim varsa bu kadar ağır bir dil kullanmıyordu. Gelin görün ki dün aynı sofradan aynı sosyal mirastan beslenenler bugün birbirine bir bardak su vermiyor.
Başlığa dönecek olursak, sosyal alan gibi ticari alanları da ortaktı AKP ile cemaatin. Hatırlayın, AKP İl Başkanı Fikret Yeni siyaseten kendisini taşıyan cemaat avukatlığı kartı yüzüden nasıl “FETÖ terör örtügü üyesi” diye jurnallenmiş, linç edilmişti.
AKP’nin meşhur Ardıç’ları da şimdi iki arada bir derede. Adana Medya özel haberinde harika bir sosyolojiyi ortaya çıkarmış. Bilirsiniz Nevzat Ardıç cemaat sohbetlerini kaçırmadığı meclis üyeliği ile, kardeşleri Ali Ardıç ve Mehmet Ardıç ile hem ticaretini hem siyasetini büyütmüştü.
AKP savcıları BOYDAK’a operasyon çekince Ardıçlar’ın BOYDAK bünyesindeki İstikbal Mobilya’nın Adana’daki bayileri oldukları ortaya çıkıyor. Yani halen cemaate yakın holdinglerden ekmek yerden, bir yandan da sosyal medyadan eski hocaları Gülen’e ve cemaate demediklerini bırakmıyorlar.
Allah kimseyi, hiçbir inançlı insanı bu duruma düşürmesin, böyle bir sınavla imtihan etmesin… Amin…
Mutlu bayramlar…
Önümüz de uzun sürecek bir bayram tatili var. Tam da seçim tartışmalarının, memleket vakalarının ortasında ‘bayram’ etmeye çalışacağız. Benim de buraya iyi dileklerle dolu iki kelam bırakmam gerekiyor ki ritüeller yerine gelsin. Elbette yeryüzünün herhangi bir tarafında acı çeken çocuklar için kullanacağım hakkımı. Bu bayram günlerinde acı çeken, gelecekleri ve hayatları çalınan, yurtlarından ve evlerinden olan çocukların hesabını sormayı yakınlaştırmasını diliyorum. Gerisi mi? Sedat Memili’nin ‘Kul hakkı ve bayram’ yazısını okuyun. Benim buraya yazacaklarımdan daha dolu, altına da imzamı atıyorum… Bayram sonrası görüşmek üzere…