Hayatı değiştiren mimar: Vedat Kahyalar

Sedat Memili özel

01 Ekim 2015 Perşembe 06:00

Ne güzel şey “faydalı olabilmek’ / Bildiğini bilmeyenle paylaşmak / Onların puslu dünyalarına ışık tutabilmek:

“Sen de değerlisin, / yapabilirsin “diyebilmek
Hele bir de başardıklarını görünce,
Ayaklarının üzerlerinde durduklarını görünce,
Kazandıklarını görünce ;
Şükürler olsun Ya Rabbi, /Şükürler olsun Ya Rezzak,/ Diyebilmek.
İşte benimde misyonum bu dedi ve ekledi: “Her kişi ve kurumun bir misyon ve vizyonu olmalıdır. İnsanlar karıştırırlar, bir gemiye bindiniz, gideceğiniz yer vizyonunuz; oraya nasıl gideceğinizi saptamak misyonunuzdur…”  diyerek söze başladı Sayın Vedat Kahyalar.

Sayın Kahyalar’ın düşüncel hayatımda önemli yeri vardır. Aslında ileride anlaşılacağı üzere Adana için de önemli yeri vardır.

TAŞ KÖPRÜ’NÜN AYAKLARI”

Taş Köprü’yü farklı bir gözle seyrettiğinizde şunu görebilirsiniz. Yaklaşık 2000 yıldır köprüden insanlar, hayvanlar, araçlar yani, kültürler, medeniyetler gelip geçmiştir. Biz hep hep bu işi Taş Köprü’nün yaptığını düşünürü. Ancak, Taş Köprü’yü, Taş Köprü yapan ayaklarıdır.

Taş Köprü’nün ayakları sessizdir, derindir ve köprüyü sırtlamıştır. Kolay kolay kimse köprünün ayaklarından söz etmez. Ama ayaklardır, köprünün ağırlığını çeken. Ayağı olmayan bir köprü düşünün…

Bazı insanlar da Taş Köprü’nün ayakları gibidir… Çok fazla ortalıklarda değildir. Ama Onlar, bir kentin, siyasal, ekonomik ve kültürel yaşamında oluşan köprülerin ayaklarıdır ve sessizdirler. Türkiye’de, siyasette, sanatta, kültürel yaşamda, devlet memurluklarında, sanayide bulunan köprü ayakları gören sessiz ve çalışkan insanlar vardır. Bir ülke bu insanların, emekleri, görüşleri ve projelerinin yüzü suyu hürmetine ayakta kalır.

Sayın Kahyalar bu insanlardan biridir ve bana daima, kültürler arasında geliş geçişi sağlayan köprülerin ayağını hatırlatır.

28 Eylül Pazartesi günü Adana medya Gazetesi’nde misafirimiz oldu. Sayın Doğan Gülbasar ile birlikte koyu bir sohbete daldık. Daha sonra bir sürpriz olarak Taner Talaş sohbetimizin konularını zenginleştirdi.

TARIM KÖYLÜYE BIRAKILMAYACAK KADAR ÖNEMLİDİR

Sayın Gülbasar Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’ (TDİOSB) projesinin Adana için çok yararlı olabileceğini söyledi ve bu konularda açıklayıcı bilgiler istedi.

“Bir yazımda şunu söylemiştim ki doğal olarak arkasındayım: ‘Türkiye tarımı köylülerin eline bırakılmayacak kadar değerlidir.’

Türkiye’nin en verimli topraklarına sahip olmasının yanı sıra bu alanda en nitelikli işgücüne de sahip olan Adana için Kasım 2009 da çıkarılan Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Yönetmeliği önemli fırsatlar sunuyor…”

“Önce şu, İhtisas Organize Sanayi Bölgesi nedir? Kamuoyunda birçok kesime yabancı bir terim”

“ Şu demektir. Aynı sektör grubunda ve bu sektör grubuna ait alt sektörlerde faaliyet gösteren tesislerin yer aldığı Organize Bölgelere İhtisas OSB denir. Tarıma Dayalı OSB"ler ise hayvancılık ve seracılık konulu olarak iki biçimde kurulabilir. Bunun için en az 500 dönüm arazi ve 30 yatırımcı olması yeterli. Üst sınır açık ,yani daha büyük olabilir.

Gerek seracılık faaliyeti yapılan tarıma dayalı OSB"lerde,gerekse de Hayvancılık yapılan tarıma dayalı OSB"de en az %5 lik alanda o konu ile ilgili sanayi tesisi de kurulabilmektedir. Hayvancılık konulu OSB"de;  

Besi çiftlikleri, kesimhaneler, soğuk hava depoları, et ve et ürünleri sanayi, yem sanayi, süt ve süt ürünleri sanayi, lojistik merkez, karantina merkezi, yeterli sayıda veteriner ve ilgili uzmanlar yer alabilecek.

Seracılık konulu OSB"de; Seralar, soğuk hava depoları, sebze ve meyve işleme ve paketleme tesisleri, meyve salatası, meyve suyu, meyve ve sebze konsantresi, zeytin işleme ve yağ tesisleri, salça, dondurulmuş ürünler vs gibi tesisler, lojistik merkez, Ziraat Mühendisliği ve diğer ilgili uzmanların yer alacağı merkez yer alabilir.

ADANA’YA TDİOSB’Sİ KURULUYOR

Tarımsal potansiyeli çok yüksek olan bölgemizde yüksek katma değer ve istihdam yaratabilecek bu sektörler Adana"nın geleceği açısından büyük önem taşımaktadır….”

“Peki ne duruyoruz? Daha neyi bekliyoruz?” diye sordu Sayın Gülbasar.

“Artık beklemiyoruz. Adana Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Atila Menevşe, bu konuya el attı ve Adana’da Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kurma çalışmaları resmen başladı. Kuruluyor, Sayın Menevşe çok önemli bir adım attı. ATO Meclisi’nde TDİOSB çalışmalarını yürütmek üzere Halid Fiilli'nin başkanlığında, Cemal Akın, Mehmet Sami Geçioğlu, Salih Talay, Ayhan Barut, Gürsel Tanrıver ve Hüseyin Doğru'dan oluşan Tarım İhtisas Komisyonu üyeleri belirlendi. Ben de komisyonun danışmanlığını üstlendim.

Bu çalışmalara hayırlı olsun diyelim. Ancak Sayın Kahyalar’la öylesine dolu dolu sohbet ettik ki hangisini yazacağıma karar veremedim.

On parmağında On marifet olan bir Adana Sevdalısı.

Adana’da AK Parti’nin Kurucu İl Başkanlığı’ndan, OSB Müdürlüğüne, Ulusal market Yöneticiliğinden, Ankara Sanayi Odası genel Sekreterliğine kadar bir dizi aktif görevler yapmış Sayın Kahyalar’ın bir de Sufi yönü var. Siyaset, din, ahlak konularında yüksek derecede bilgi birikimine sahip Kahyalar’a sordum:

“Kendinizi en fazla ne zaman huzurlu hissediyorsunuz?”

Bakın son zamanlarda, yolda gözleri parlayarak bana selam veren merhaba diyen bir iş sahibini görünce huzurlu oluyorum.

“Yani?”

“Yani’si şu: sizin de yazılarınızda görüyorum. Sorumluluk sahibi yetişkin bir insanın karşılaşacağı en büyük felaketlerden biri sabah uyanınca nereye gideceğini bilmemesidir. Size düşündürücü bir o kadar da üzücü rakam vereyim. Türkiye’de açılan her yüz küçük işletmenin yarısı ilk yıl kapanıyor. 80’i 5 yıl içerisinde ve 96’sı da 10 yıl içinde kapanıyor.

Bu çok acıklı bir tablodur. Kim, iş yerini kapatmak için açar. Gündeme gelmeyen, konuşulmayan bu konu toplumun yarasıdır. Zaman, emek, para ve en önemlisi enerji ve moral israfıdır. Bu aksaklıkların bilimsel nedenleri var. Hani gazetecilikte 5 N 1 K gibi. Bu iş yerleri neden kapanır? Misyonları ve vizyonları nedir? İşin reklam ve tanıtım boyutu nedir? Bu ve buna benzer konularda girişimcilik dersleri veriyoruz.

KOSGEB Adana Müdürü Sayın Sucu emekli olmadan önce görüşmüştük. Gençlere girişimcilik konusunda eğitimler verdik. Şimdi BTÜ bünyesinde bu eğitime devam ediyoruz.

Birikimlerimi, iş kuracak olan girişimcilere eğitim vererek değerlendiriyorum…”

“Ağırlıklı olarak hangi konularda?”

“Girişimcilik, Yönetim, Liderlik, Kişisel Gelişim, İletişim, Zaman Yönetimi, Beden Dili, İnovasyon, İmaj, Mağazacılık, Satış ve Pazarlama, Halkla İlişkiler, Kümelenme, Kurum Kültürü, Kurumsallaşma konularında eğitim ve danışmanlık gibi… Bu çalışmalar bu bölgelerde yapılan çalışmalardır.

KAPANAN İŞ YERLERİ İSRAFTIR

Başta söylemiştim ya, iş yerlerinin yarısı ilk yıl kapanıyor diye… Bakın rakamlar nasıl değişiyor. Eğitim almış girişimcilerin açmış olduğu iş yerlerinden sadece 3 veya 4 tanesi kapanıyor; ilk beş yıl ise toplamda 4 veya 5 tanesi kapanıyor.

İşte bu eğitimin ekonomiye katkısıdır. Siz çalışma yapıyorsunuz ve yeni açılan bir iş yerinin kapanmasını önleyecek eğitim veriyorsunuz. Düşününüz ki yaklaşık 700 kişiyi eğitim vermek suretiyle iş sahibi yapmışsınız ve kalıcı nbir iş edinmesini sağlamışsınız. Bu bir aile reisidir ve yılda karşılaşıyorsunuz. Onun sevincinin parasal bedeli var mıdır? İşte benim huzur kaynağım.

Bakın, İŞKUR, KOSGEB, SGK, ATO, BTÜ, CEYGEM gibi kuruluşlar ile çalışıyorsunuz, bir şeyler yapmak, üretmek ve istihdama katkı koymak isteyen gençler geliyor… Basit gibi görünüyor, 10 günlük bir eğitim veriyorsunuz. Sakın, 10 günden ne olur demeyin. Eğitimden sonra gençlere sorarız. Ne öğrendiniz? Aldığımız tek yanıt bütün yorgunluğumuzu unutturur: “Hayatımız Değişti…”

Bir insanın hayatına olumlu dokunuşlar yapmak, bundan büyük mutluluk var mı?

Benim temel prensibimdir. Şikâyet yok. Bir sorunun nedenini anlamak ve elimden geldiği kadar o sorunun çözümüne bilgim, görgüm, kültürüm dahilinde katkı koymak. Yapacak işi olanın şikayet etmeye vakti yoktur. ..”

Siyasetten, OSB’deki anılarına, AK Parti İl Başkanlığı döneminden günümüze kadar öylesine zengin konular açıldı ki, fotoğraf çekmeyi bile unutmuşum.

Adana’yı başarıya götüren köprülerin “Vedat Kahyalar” gibi ayakları olunca, bu kentte umutlar asla tükenmeyecek ve gelecek her zaman aydınlık olacaktır.

 

ceyhan-ticaret-odasi-baskani-seref-can-ile.giftpl-(6).gifvedat-kahyalar-adanaya-adanmis-bir-omur.gifvedat-kahyalarin-konu-hakkinda-kitabi.gif

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.