Ortalık kan gölü

Osman Palamut yazdı

15 Ekim 2015 Perşembe 07:20

Meclis toplanmıyor,

BOP adım adım hedefe gidiyor

Yıl 7 ağustos 2003,

ABD Savunma Bakanı Condoleezza Rice, tarafından yazılan bir makalede, Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında Fas’tan Orta Asya’ya kadar 24 Müslüman ülkenin rejimlerinin ve sınırlarının değişeceği açıklamıştı.

ABD Senatosunda kabul edilen bir Yasa’nın uygulanmasına harcanmak üzere, Ortadoğu bölgesi için 2005 yılı bütçesine 1 Milyar dolar ödenek konulmuştur.

Kanunun yayınının ardından ABD Ulusal Güvenlik Başdanışmanı görevinde bulunan Condoleezza Rice, bu projenin amacının, “Yasada sayılan ülkelerin sınırlarını değiştirmek” olduğunu açıklamış ve daha sonra 2006 yılında ABD Dışişleri Bakanı olarak ziyaret ettiği Telaviv’de İsrail’in Lübnan’a saldırıları sürerken, Ortadoğu’da yeni sınırların çizilme zamanının geldiğini beyan etmişti.

Gelinen noktaya baktığımız zaman, BOP hikayesi adeta adım adım Ortadoğu coğrafyasında hayata geçirildiğini görüyoruz.

İşte bu bağlamda, 15 Eylül 2006 ‘da Roma’da yapılan NATO  toplantısında Amerikalı subaylar duvara bir harita yansıtarak,

“Eğer böyle olsaydı, Ortadoğu’da barış daha iyi sağlanırdı” diyerek, Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu Ortadoğu’nun yeni haritasını gösterdiler.

O toplantıda Türk subaylar da vardı ve Türk subaylar haritanın gösterilmesinin üzerine olayı protesto ederek toplantıyı terk ettiler.

Fazla değil, bir yıl sonra 2007’de bu kez NATO toplantısı Atina’da yapıldı ve aynı harita yine gösterildi.

Bu kez askeri Ateşemiz rezaleti protesto ederek toplantıdan ayrıldı.

Hatırlanacağı üzere o günler Özellikle CHP, MHP, BBP ve İşçi Partisi konuyla ilgili sert tepkiler göstermiş ve olayı sık sık gündemde tutarak rezaletin hesabının sorulmasını istemişler ve bizlerde gazeteci olarak konuyu sıkça köşelerimizde irdelemeye çalışmıştık.

Peki, o tarihten sonra ne oldu?

Libya, Mısır, Yemen, Tunus, Suriye, Irak ve Afganistan’a şöyle bir bakın,

Bu ülkeler ve ülke insanları yerlerinde ve yurtlarında mutlu bir şekilde yaşarken, bu gün şiddetin olmadığı bir yer bulma uğruna Avrupa’ya kaçmak için Akdeniz’de boğularak hayatlarını kaybediyorlar.

Yaklaşık 6 Milyon Suriyeli Türkiye, Lübnan ve diğer ülkelerde mülteci durumunda çile çekiyorlar.

Ya Türkiye?

Ne yazık ki mikserler yıllarca önce Arap ülkelerinde görevini yaparken, bu gün o mikserler Türkiye’de çalıştırılmaya çalışılıyor.

Reyhanlı, Diyarbakır, Suruç ve Ankara’da ki patlamaların derinliğinde kim ne derse desin, BOP hikayesi yatmaktadır

Bu iş iç siyaset rekabetinden kaynaklanan bir hikaye değil, Büyük Ortadoğu Projesi hikayesinin ta kendisidir.

Şöyle bir düşünelim, HDP’ye oy veren 6 milyon Kürt vatandaşımızla Türklerin bir sorunu var mı?

Elbette yok,

Ama bir sorun varmış gibi körükleniyor.

Diğer taraftan,

Füze kalkan sistemlerini dün hiçbir tehlike yokken Adana’ya ve Malatya’ya konuşlandıran Birleşmiş Milletler, neden bu sistemleri söküp götürdü?

Bu teşkilat şimdi kalkmış, “Türkiye’nin yanındayız, gerekirse asker göndeririz” diyor,

Neden?

Nedeni gayet açık,

Amaç Türkiye’nin olası bir savaşa sokmak.

SONUÇ OLARAK,

Türkiye’nin, kimse kusura bakmasın bölgede dostu yoktur, Birleşmiş Milletler ve batının söylemleri ise samimi değildir.

 

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.