"Etnik Çatışmaları Özerklik Modeliyle Çözmek" -1

Dr.Ömer Uluçay yazdı

20 Ekim 2015 Salı 07:15

Ülkemizde şüphesiz önemli araştırma merkezleri vardır. Bunlar, konularına göre önemli ulusal ve yerel toplantılar yapmaktadır. Sosyal ve özellikle çatışma konularında, aynı yönde etkinliklerde bulunan sivil-resmi birçok kuruluş da vardır.

Bugün bunlardan birisini ve özellikle yapılmış bir röportajı tanıtmak/aktarmak istiyorum. Konusu sorunlarımıza ışık tutacak niteliktedir:

 

(DEMOS) Demokrasi, Barış ve Alternatif Politikalar Araştırma Merkezi

 2015 yılının Nisan ayında, sosyal bilimler alanında çalışmalar yapan ve bilgi üretimini ortaklaştırmayı amaçlayan kişiler tarafından Ankara merkezli olarak kurulmuş.

DEMOS; devletsiz halkların, azınlıkların, farklı kimlik gruplarının ve kolektiflerin farklılıklarını kaybetmeden birlikte yaşadığı, barış ve eşitlik ilkesi temelinde kurulmuş bir toplumu tahayyül ediyor ve halkların, kimliklerin bu alana dair taleplerine odaklanmayı öncelikli görüyor. Bu doğrultuda özgür, demokratik, adil ve hakikate dayalı bir toplumsallığın temel alındığı alternatif politikalar üretilmesine katkı sunuyor ve bunu yaparken de özgün ve eleştirel olmayı benimsiyor.

DEMOS Araştırma Merkezi; araştırmalar, projeler, söyleşiler, paneller, konferanslar, çeviriler ve yayınlar yoluyla katkı sunmayı hedefliyor.

DEMOS’un başlıca çalışma alanları şunlardır:

1. Özerklik, azınlık yönetimleri ve özyönetim,

2. Barış, toplumsal hafıza ve geçmişle yüzleşme,

3. İnsan hakları, yurttaşlık ve demokrasi,

4. Ortadoğu,

5. Toplumsal hareketler, olarak belirlenmiştir.

*

Etnik Çatışmaları Özerklik Modeliyle Çözmek:

Temsiliyet, ‎Kendi Kaderini Tayin Hakkı ve Liberal Demokrasinin ‎Sınırlar

 

 

Bu konuşmadaki anahtar sözcükler şunlardır:

Liberal demokrasi, temsiliyet, azınlıklar, ekseriyet-ekaliyet, birlikte yönetim, bireysel haklar ve grup hakları, gruplar üzerinden idareye katılmak, ekseriyet değil de grupların katılmasıyla karar almak, aynı topraklarda ve devlette barış içinde yaşamak ve katılımcı demokrasi ile yönetilmek, daha çok demokrasi ve daha iyi temsiliyet. Bölgesel özerklik ve kültürel özerklik, Demokratik özerklik  deneyimive dünyada azınlık sorunun çözümünde örnek oluşturması.):

 

DEMOS: Türkiye’de özerklik modelleri üzerine bu tür bir çalıştay ilk defa düzenleniyor. Bu meseleyi tartışmak için dünyanın çeşitli ‎ülkelerinden akademisyenleri Ankara’da bir araya getiren bu düşüncenin arkasındaki motivasyonu bize biraz anlatabilir misiniz?

Dr. Efraim Nimni: Türkiye’yi daha önce ziyaret etmiştim ve bu fikrin arkasındaki şey ise –sadece Türkiye’de değil- fakat başka yerlerde de ‎bağımsız devlet kurmak için çok sayıda ulusal talep mevcut. Ancak sorun, yaşadığımız dünyada ulusal devlet inşasını amaçlayan her bir ‎ulusal azınlık için yeteri kadar yerin olmaması.

O halde ulusal azınlıkları tatmin edecek yollar ve yapılar üzerine düşünmek zorundayız. ‎Böylelikle öz yönetim ve kendi kaderini tayin hakkına sahip olduklarını düşüneceklerdir. Ancak bunun mevcut devleti bölmeden ve onda ‎tahribat yaratmadan yapılması gerekiyor.

Özellikle, bölge nüfusunun karışık ve birini diğerinden kesin bir şekilde ayırmanın mümkün ‎olmadığı durumlarda bu bir sorun olarak karşımıza çıkar. Etnik temizliğin temel yöntemlerinden biridir. İşte böyle bir şeyden kaçınan yol ve ‎modeller üzerine düşünmek istiyoruz.‎

Bu konu, Birleşik Kralllık ve İspanya’daki durumdan ötürü, Avrupa’da şimdilerde popüler hale geldi. İskoç Ulusal Partisi bağımsızlık talebi ‎için yapılan referandumda ezici bir zafer kazandı. Aynı şekilde İspanya’da da Katalanlar bağımsızlık talebinde oldukça güçlüler.

Sonuçta, ‎mevcut devleti bölme yoluna gitmeden insanların tatmin olacağı bir takım yeniden düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Çünkü her zaman ‎ayrılıklar olur, bu Matruşka oyuncaklarına benziyor, bilirsiniz birini çıkardığınızda diğeri gelir ve bu böyle devam eder.‎

Aynı zamanda ulus devletlerin düzenlenişinde de sorun var, özellikle liberal ulusal devletlerde. Bu devletler bireye kendi kaderini tayin ‎hakkını verir ama topluluklara vermez. İnsanlar oy verir, -bir kişi bir oy- ama toplulukların özellikle de azınlıkların sesi bastırılır. Bizi ‎buraya getirtip tartıştıran mesele budur. Burada, Kürt meselesinin de tartışıldığı ama onun da ötesinde genel tartışmaların yapıldığı çok çok ‎başarılı bir çalıştay oldu.

Kürt bölgesinde geliştirilen oldukça zengin deneyimlerin dünyanın diğer bölgeleri için de oldukça yararlı ‎olabileceğini söyleyebiliriz. Bunun için şu anda Ankara ve Belfast’taki üniversiteler arasında hepimizin yer aldığı ve kalıcı bağlantıların ‎olacağı bir araştırma grubu kurmak için harekete geçiyoruz.‎


 
http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.