Siyasi yarışta son düzlük!

Selin Öztekin yazdı

21 Ekim 2015 Çarşamba 07:30

Binbir umutla girdiğimiz 7 Haziran seçiminden seçime katılan tüm partilere HALK tokat gibi cevap vermişti. Koalisyon kurun. Birleşin, anlaşın bizi yönetin diyordu.

 

7 Haziran’da bana göre tek kazanan vardı. O da koşa koşa oy kullanmaya giden oyuna sahip çıkan halktı.

 

“Ben halksam oy kullanmada özgürsem dilediğime oy veririm. Dilediğimden de oyumu alırım”  dedi.

 

Peki, seçimden sonra Türkiye’de ne değişti?

 

Her şey değişti. Türkiye’yi karabasan bastı.

 

is­tik­rar, gü­ven or­ta­mı ve de­mok­ra­tik ka­za­nım­la­rın tamamı yerle bir oldu.

 

Koalisyon kurulamadı. Daha doğrusu KURULMASINA İZİN ÇIKMADI.

 

Bu ülkenin cumhurbaşkanı gibi değil de bir parti başkanı gibi il il dolaşarak oy isteyen Sayın Cumhurbaşkanımız aldığı yenilgiyi içinde sindiremediğinden ülke yeniden seçim atmosferine girdi, terörün azmasıyla birden kan gölüne döndü.

 

İçinde vicdan olanların gözyaşları ağlamaktan kurudu. Söylenecek kelimeler bitti. Boğazlar düğümlendi. Askerleri, polisleri ve en sonunda Ankara’nın göbeğinde EMEK-  BARIŞ- DEMOKRASİ diyen masum insanlar vahşice öldürüldü.

 

Bu yazım yayınlana kadar kimbilir hangi masum insanlar öldürülecek.

 

Peki, 7 Haziran’da halkın büyük çoğunluğunun sandık başına giderek attığı oyla halkın kazandığı seçim günler geçtikçe koalisyon konuşmalarının hiç geçmediği sinek vızıldaması içeren toplantılarla  “halk”  kaybedenler tarafına düşürüldü mü? Düşürüldü.

 

Aslında kaybeden TÜRKİYE idi.

 

Hepimiz için kayıp bir yıl oldu 2015

 

Dış politikada, iç politikada, ekonomide, demokraside, yargıda, basında çöktü. Çökertildi.

 

***

 

Şimdi tekrar seçim arifesindeyiz.

 

Hiç kimsede seçim heyecanı yok.

 

Aksine gelecek, hayatta kalma yaşam kaygısı oluşmuş durumda. Bu gün hangi şehirden ölüm çığlıkları gelecek diye güne korkarak başlıyoruz. Elimiz televizyondaki haberleri dinlemeye gitmiyor.

 

Umutsuz, mutsuz Türkiye profili var.

 

Oy kullansam ne olur oy kullanmasam ne olur. Bu gidişat düzelmez diyende çok. Hatta kan dökülmesin biz oyumuzu AKP’ye verelim diyen de.

 

***

 

Peki, özgürce düşünmekten haklarımızı savunmaktan neden vaz geçtik.

 

Neden böyle düşündük? Veya düşünmeye sevk edildik.

 

Kaçak sarayın geçici sahibinin kaybetme korkusundan içindeki öfkeyi dindiremediği için insanlıktan çıktığından onun yaptıklarını ve yapabileceklerini gördüğümüzden olabilir mi?

 

KORKTUK MU?

 

***

 

O da bizden halkın sesinden korkuyor aslında.

Sandığa gidilmesine engel olmak için elinden gelen her şeyi yaparak son deparlarını atıyor.

AKP nin 13 yılda yaptığı yolsuzlukların hesabını yüce divanda nasıl veririm sancısı tuttu birilerini...

 

***

 

Hadi bakalım silkeleyin kendinizi. Umutlarınızdan, hayallerinizden ve ülkenizden vaz geçmeyin.

 

Dur diyelim hep beraber bu çirkin gidişata oynan oyunlara.

 

Nasıl mı yapacağız.

 

1 KASIMDA” sandığa git oyunu kullan. Bu ülke için elini taşın altına sok.

 

Cumhuriyetine sahip çık. Oyuna sahip çık.

 

Bu ülkenin tek bir oya bile ihtiyacı var. Sizlerin kullanmadığı her bir oyla TÜRKİYE kaybeder. Atatürk’ün Türkiye’sini 3,5 yobaza, adalet, hak hukuk bilmeyenlere teslim etmeyin.

 

Işıklar içinde uyusun Levent KIRCAN’ın dediği gibi  "Dik durun... Adil olun, sabırlı olun, enerjinizin sirayet etmesine müsaade edin. Daha iyi bir dünyada görüşmek ümidiyle. Atatürk’le kalın, cumhuriyetle kalın, hoşçakalın!"

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.