Portakal Çiçeği Aladağ'da açtı

Sedat Memili özel

26 Ekim 2015 Pazartesi 08:55

aladag-kaymakamini-ziyaret.gif“Sen büyük bir şair olacaksın”

Dante Alighieri, kendisine söylenen bu cümleyi duyduğu zaman henüz çocuk yaşlardaydı. Kimden duyduğunu bile anımsamıyordu. Ancak o sözün yaktığı meşale ile dünyanın en büyük ve en etkili şairlerinden biri olmuştur. Günümüzden yaklaşın 800 yıl önce dünya edebiyatına kazandırdığı “İlahi Komedya” eseri ile şiiri alanında sadece bir çığır açmamış aynı zamanda İtalyan Birliği’nin sağlanmasına ve İtalyan Devleti’nin doğmasına zemin hazırlamıştır.

Çocuk dünyası bildiği ve kanıksadığı bir dünyadan, farklı bir evrene geçiş anını unutmaz. Bir bakış, bir gülüş, söylenmiş bir söz, verilmiş bir armağan, gösterilmiş iigi, yapılab tespit, verilmiş bir öğüt çocuk dünyasında kalıcıdır.

Portakal Çiçeği Dergisi bir etkinliğe imza attı: “Kitap Topla Benim İçin.”

Portakal Çiçeği Dergisi Sarıçam Gönüllüleri Derneği adına Avukat Yusuf Özer’in katkılarıyla yayın hayatına başlayan içeriği dolu bir dergidir. Yayınlanmaya başladığı günden beri, dolu dolu bilgilerle çıkmaktadır. Derginin Genel yayın Yönetmeni Aytekin Gezici olunca derginin kaliteli olmaktan başka seçeneği yoktur.

Portakal Çiçeği Dergisi’nin Adana’da yayın hayatına yaptığı değişim ve katkıları başka bir yazıda konuşacağız. Şimdi konumuz, halk ile iç içe olan ve toplumdan kopmayan bu derginin, dokunduğu dünyaları konuşacağız.

 

ALADAĞ COĞRAFYASI KISKANÇTIR

Adana’nın her ilçesine “geçerken” uğrayabilirsiniz; ancak Aladağ’a geçerken uğranılmaz, Aladağ’a gidilir. Aladağ’ın coğrafyası kıskanç ve soğuk, insanları güven verici ve sıcaktır.

Gerçekten Aladağ Coğrafyası kıskançtır. Aladağ geçerken uğrayanlara yol vermez. Özel olarak gideceksiniz bu güzel ilçemize.

Biz de öyle yaptık. Portakal Çiçeği Dergisi’ni temsilen Yusuf Özer, Aytekin Gezici, Ben ve Eşim, yüklendiğimiz kitaplarla Aladağ’ın yolunu tuttuk.

Sarıçam bizi güneşle uğurladı; İmamoğlu hüzünlü bir Ekim Sabahı ve Aladağ ise bereketli yağmurlarıyla karşıladı.av.-yusuf-ozer-ve-mehmet-aktas.gif

Aladağ’da Ali Yıldız ve Eczacı ekibimize katıldı. Ali Yıldız’ın Aladağ’ın canlı tarihi olduğunu yolculuğumun sırasında öğrenecektim.

İlk durağımız, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Aktaş oldu. Soğuk bir İlçe Müdürü ile karşılaşacağımı zannederken, genç, sıcak, ilgili ve duyarlı bir müdürle karşılaştım. Konuştukça sayın Aktaş’ın, Aladağ’a, okullara, öğrencilere ne denli hakim olduğunu anladım. Bu hakimiyet, daha çok hizmet verebilme, daha çok yararlı olma coşkusundan kaynaklanmaktaydı. Öğretmenliğin o erdemli coşkusunu yüreğinde yaşatan bir kimse olarak aklımda kaldı.

Zaten bu bölgenin insanı imiş… Aladağ’ın Gerdibi Köyü’nde doğup, doğduğu ilçenin eğitim ekibinin başına geçmiş.

Ziyaretimiz sırasında, Sayın Aktaş gibi, gerçekten “Meçhul Öğretmen Kitabesi”ne uygun bir öğretmenle daha karşılaştık. Pınar madencilik A.Ş Anadolu Lisesi Müdürü İlhan Yıldırım. Eğer Aladağ’daki bütün öğretmenler öyle ise, pek yakın zamanda Aladağ’ı ülkemizin çok başarılı ilçesi olarak göreceğimiz günler yakındır. Eğitim kalitesinin yüksekliği şimAladağ Kaymakamlığı ve Kaymakam Sayın Ahmet Ziya Filizer idi.

 

 

duygulandiran-bir-sahne.gif

FİLİZER, İLÇESİYLE BÜTÜNLEŞEN KAYMAKAM

Öncelikle bir kaymakamlık binasına girdiğime inanamadım. Bina daha çok bir sanat galerisini andırıyordu. Yaşamım boyunca girdiğim bütün devlet kurumlarının giriş atmosferi size “bir devlet kurumuna girdiğinizi” yüzünüze çarpar. Kimse sizi ikaz etmek ama daha binanın girişinde ister istemez kendinize bir çeki düzen verme ihtiyacı hissedersiniz. Aladağ Kaymakamlık binasının giriş atmosferi huzur ve güven içinde olduğunuz hissi uyandırır.

Galeriyi… Pardon, Kaymakamlık binasının koridorlarını boydan boya gezdim ve tabloları tek tek inceledim. Fotoğraflarını çektim. (Maalesef acemi fotoğrafçı olarak, çektiğim fotoğrafların silinmiş olduğunu fark ettim. Gidip yeniden çekmeyi düşünüyorum.)

Bizi çok genç ve aydınlık yüzlü bir kaymakam karşıladı. Güleç, sevecen ve kendinden emin bir insan. Şaşkınlığımız çabuk geçti.

hep-bir-agisdan-kitap-topla-benim-icin.gif

KİTAP TOPLA BENİM İÇİN

Yusuf Özer ile Kaymakam Ahmet Ziya Filizer’e “Kitap Topla Benim İçin” kampanyasını anlattı. Sayın Filizer, Aladağ’da görev yapmanın ne denli büyük şans olduğuna dair izlenimlerini anlattı. Duygusallık içeren Aladağ’a geliş öyküsünü paylaştı.

Sayın Filizer, Portakal Çiçeği Dergisi ekibine bu güzel düşünce ve davranışından dolayı teşekkür etti. Ekip olarak mutlu bir şekilde ayrıldık.

Kaymakam ile yaptığımız görüşmeler, devlet-vatandaş ilişkileri ve bu ilişkilerdeki iyileşme sürecini ayrı bir yazı konusunda paylaşacağım. Bu söz verdiğim üçüncü konu oldu. Elbette olayın bu noktasında Önceki Seyhan Kaymakamı Ahmet Okur ile Yine önceki Yüreğir Kaymakamımız Turgut Subaşı’na yürekten selam ve sevgilerimi iletiyorum.)

Portakal Çiçeği Dergisi ilk olarak Kızıldam Köyü’nde Kütüphane oluşturmayı planlamıştı.

Yola düştük. Sayın Ali Yıldız, geçtiğimiz her yo, ağaç, olay, vadi, dağ hakkında bize bilgiler veriyordu. Aramızda olmamasına karşın, Osman Palamut ve Taner Talaş dostların sık sık adı geçiyordu. Ali Yıldız’ın öfkesi, sevinci, kızgınlığı, hoşgörüsü altında Kızıldam Köyüne ulaştık.

ilce-milli-egt.-md.-mehmet-aktas-ogrencilerle.gif

TOROSLARDA TÜTEN OCAK

Köy, İlçenin doğusunda Doğan Çay yamacında kurulmuştur. Kızıldam İlkokulu’nun önünde köye ve önümde uzanan, dağlar ve vadilere uzun uzun baktım. Aklımdan Mustafa Kemal Atatürk’ün “ Arkadaşlar! Gidip, Toros Dağları'na bakınız, eğer orada bir tek Yörük çadırı görürseniz ve o çadırda bir duman tütüyorsa, şunu çok iyi biliniz ki bu dünyada hiçbir güç ve kuvvet asla bizi yenemez” sözü aklıma geldi.

İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Aktaş, beraberinde getirmiş olduğu çanta, kalemlik, renkli kalemler ve defterler ile sınıfa girdi. Öğrenciler, yüreği kıpır kıpır olan serçeler gibiydi.

Esasında, Kızıldam İlkokulundaki öğrenciler ve çocuklarımın yaşında olmalarına karşın o eli öpülesi öğretmenleri anlatma bölümüne geçmemek için ha bire sözü uzatıyorum.

Uzatıyorum, çünkü o dağ köyünde, tarıma elverişli olmayan topraklarda yaşamayı seçmiş bu insanların eğitim almak için çırpınan çocuklarına fedakarca hizmet veren öğretmenleri nasıl anlatayım.

Ne öğretmenler ne de çocuklar, kendilerine hediye ettiklerimizin peşinde değillerdi. Onlar, kendilerini hatırlayıp ziyaret eden insanlara minnetle bakıyorlardı.

Ana sınıfından, ilk okul 4. Sınıfa kadar birleştirilmiş sınıflarda okuyan bu çocuklar, yaşlarından çok büyük bir tavır sergilediler.

Fakirlik ile sefillik ayrı şeylerdir; fakirlik ekonomi ile sefillik ise ruhla ilgilidir.

Bu çocuklar fakir bir ekonomiye ve sefil olmayan zengin bir ruha sahiptiler.

Yusuf özer elinde renkli ve her çocuğun dikkatini çekecek hediyelerle karşılarına geldiği zaman, asla saldırmadılar, aç gözlülük yapmadılar, yaşlarından beklenmeyecek bir sakinlik ve olgunluk içerisinde sıranın kendisine gelmesini bekledir.

Yusuf Özer, çocuklara öğüt niteliğinde bir konuşma yaptı. Okumanın yararlarını anlattı ve ardından yine Portakal Çiçeği Dergisi’nin logosunu taşıyan bez ciltli not defteri ve kalem hediye etti.

“Çocuklar bu deftere not alın. Duygu ve düşüncelerinizi anlatın. Günlük tutun. Böylelikle, okuma ve yazma alışkanlığı edinirsiniz. Toplumlar, okuyan ve yazan insanlar sayesinde gelişir. Hepiniz, gelecekte ülkenizin çok değişik yerlerinde görev yapacak ve oradaki çocukların gelişmesine katkıda bulunacaksınız.

Yusuf Özer çocuklara armağanlarını tek tek verirken adlarını ve hangi mesleği hedeflediklerini sordu.

kizildam-ilkokulu.gif

KIZILDAM’IN ONURLU ÇOCUKLARI

Çok renkli yanıtlar aldı. Çocukların o, sabit, derin bakışlarının ötesinde, ağır yaşam koşullarının oluşturduğu bir ciddiyet vardı.

İlçe Milli Eğitim Müdür Mehmet Aktaş, EnerjiSA’nın hazırlamış olduğu armağanları dağıttı öğrencilere. Okul binasına baktığımız zaman, Köy Enstitüsü anlayışı ile tek tek elden geçtiğini hissedebilirsiniz. Öğretmen, öğrenci ve velilerle el birliği ile yapılmış olduğu her halinden belli. Okulun her taşı ve her santimetrekaresinde öğretmenlerin ve köylülerin emeği olduğu sanki duvarlarda yazılı.

Okul, sefil olmayan ve cehalete karşı direnen bir ruhun sanat esri gibi Torosların tepesinde bir simge gibi duruyordu.

Bu topraklarda yaşayan köylü kardeşlerim;

Minicik yüreklerinde büyük hedeflerin çırpıntısını taşıyan aydınlık yüzlü çocuklar;

Kitabesi gönüllere yazılan okulun öğretmenleri,

Tüm benliğini, bilgi ve birikimlerini Aladağ’ın yaşam kalitesinin yükselmesine adayan İlçe Milli Eğitim Müdür Mehmet Aktaş

Tertemiz ve kirlenmemiş sosyal devlet anlayışını Aladağ’da yaşama geçiren kaymakam Sayın Ahmet Ziya Filizer,

Teşekkürler… Teşekkürler… Teşekkürler…

Ve özel teşekkür de Portakal Çiçeği Dergisi’ne, Adana Medya Gazetesi okuyucularını bu müstesna insanlarla tanıştırdığı için…

Fotoğraflar Aytekin Gezici’den alınmıştır.

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.