Kadın ve yaşam sayfası

Kadın ve yaşam sayfası

02 Kasım 2015 Pazartesi 11:56

Biz Modern Kadınlarız, Koca İstemeyiz!

Çağın bulaşıcı hastalığı yalnızlık. Hemen ardından özgürlük. Hepimizde  özgürlüğü kaybetme korkuları. Oysa ki insan içten içe sıcak bir yuva isteği duyuyor.

Evlenmek istediğimizi söyleyemiyoruz kimseye, ayıpmış gibi. Ayakları üstünde duran, bağımsız, kimseye pabuç bırakmayan kadınlarız biz.  Aslanlar gibi dimdik dururuz, boyun eğmeğiz, koca kahrı falan da çekmeyiz, tırnağımız var başımızı kaşırız.

Geceleri yalnız uyumaktan, tek başına film seyredip yemek yemekten sıkılırız ama belli etmeyiz. Kendimize de yalan söyleriz gerekirse. Bir erkeğin omzuna kafamızı koymayı istemek bize yakışmaz. Çünkü biz güçlü ve modern kadınlarız.

Aslında bir ilişki istediğimizi itiraf etmeyiz, edemeyiz çünkü zaman içinde kendimizi de bu yalnızlığın iyi olduğuna, hayatın kontrolünü elimizde tutuğumuza inandık.

Feminizmi, kadın haklarını, pek çok şey gibi yanlış anlarız; para kazanabiliyor olmayı özgürlük sayarız. Gittikçe erkekleşiriz, ruhumuz erkekleştikçe kadın yanımızı unuturuz, unuttukça daha fazla yalnız kalırız, sonunda yalnızlığı kendimize koca yaparız.

Başarısızlıklarımızı itiraf edemediğimizden, suçu başkalarına atarız. Hepimizin içinde bir yer, sağlam ve iyi bir eş ister ama gururumuza, sosyal konumumuza, karizmamıza aykırı geleceğinden, bunu kendimize bile söylemeyiz. Korkularımız yüzünden acı çekeriz.

 Biz çağdaş kadınlarız. Koca kahrı çekemeyiz, özgürlüğümüzden taviz veremeyiz. Hayatımızı kendimiz yönetiriz. Başımız bir türlü dertten kurtulmaz, o ayrı ama asla birilerine boyun eğmeyiz. Ömür dediğin ne ki! kısa, bir anda geçip gider. Korkarım sonunda yalnızlığımızla yaşlanıp öleceğiz.

Songül

Pirinç Sütünün Faydaları

Bazen en iyi tedaviler en basit ve genel şeylerin içinde olur. Pirinç sütünün sindirim sistemine yararlı olduğunu biliyor muydunuz? Çok lezzetlidir ve hazırlanışı kolaydır.Bugün sizlere pirinç sütünün harika faydalarından bahsedeceğiz.

Pirinç sütü bizler için ne yapar?

Bir öğüt ister misiniz? Pilav yaptığınız suyu hiç bir zaman atmayın. İçeriğinde bir çok vitamin ve mineral bulunur, ve bunları çok kolay ve ucuz biçimde elde edebilirsiniz. Pişirmek için kullandığınız suyu kenara koyun, içine biraz tarçın ekleyin ve cam bir şişede bekletin. Çok lezzetlidir. İçeriğinde kalsiyum bulunmaz, bu yüzden bir çok pirinç üreticisi ürünlerini zenginleştirmek için içine bu minerali eklerler. Ama endişelenmeyin – kalsiyumunuzu diğer sebze ve kuruyemişlerden alabilirsiniz (ayrıca inek sütünün sizler için eskiden inanıldığı gibi faydalı olmadığını da hatırlayın). Peki bugün pirinç sütü içmeye başlarsak? Şimdi sizlere neden olduğunu açıklayacağız.

1. Cilt güzelliğiniz için pirinç sütü

Bu doğrudur ve içeriğindeki bileşenlerden biri olan para-aminobenzoik sayesinde gerçekleşir, bu bileşen bizleri güneşin zararlı ışınlarından korur. Aynı zamanda cilt için iltihaplanma karşıtı bir antioksidan görevi görür. Unutmayın, kendimize hem içeriden hem de dışarıdan bakmalıyız.

2. Erken yaşlanmayla savaşır

Bunu biliyor muydunuz? Kesinlikle, pirinç sütü inositol isimli bir madde içerir. Peki bu ne yapar? Bu sağlıklı hücresel gelişimi tetikler ve kan dolaşımını arttırarak yaşlanma süecini yavaşlatır. Ayrıca cildin parlaklığını ve elastikliğini arttırır. Akılda tutulabilecek ekonomik bir seçenek. Ne dersiniz?

3. Enerji verir

Pirinç sütü enerji verir. Bu yüzden hasta olunca veya iştah kaybedince içmek çok iyidir, çünkü gerekli besleyici öğeleri almak için günde iki bardak içmek yeterlidir. Aynı zamanda vücudu da nemlendirir. Özellikle çocuklar ve yaşlılar için çok faydalıdır. Ayrıca bilmelisiniz ki, doktorlar emziren kadınlara sütü arttırdığı için kesinlikle önerirler.

4. Sindirimi arttırır

Pirinç sütü sağlıklıdır ve sindirimi arttırmak için doğal bir seçenektir. Bağırsakların daha verimli çalışmasını sağlar, sağlıklı bağırsak florasını destekler, ve yemek sonrası yaşanan şişkinliği önler. Harika hissedeceksiniz, kaçırmayın.

Kısacası, pirinç sütü tüm aile için iyidir, ve öğlen ile akşamları içmek için harikadır. Ama unutmayın gün içinde ihtiyacınız olan kalsiyum ve benzeri tüm besleyici öğeleri içermez. Fındık ve tahıllardan yapılan içecekler daha fazla besleyici öğe içerirler, örneğin pirinç sütünü sağlıklı beslenme diyetinize takviye olarak içebilirsiniz. Ama gün içindeki tüm ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğini düşünmeyin, çünkü öyle olmayacak. Ama hayatınız için harika bir katkıdır -bu içecek enerji sağlar ve iyi sindirimi destekler, ama kuruyemiş, sebze, taze meyve suyu, lif ve proteinlerle alacağınız takviyeleri unutmayın. Ayrıca biz kadınlar için – özellikle de cildimiz için çok faydalıdır. Şimdi, bunu geçip gidecek misiniz?

Kuru Öksürük İçin Doğal Çözümler

Vücudu susuz bırakmamak ve boğazdaki tahrişi engellemek adına, bol bol oda sıcaklığında sıvı tüketmek çok önemli. Bal ise, öksürük için önemli bir doğal çözüm yöntemi.

Öksürüğe mukus ve balgamın eşlik etmediği durumlarda, bu kuru öksürük olarak adlandırılır. Balgamın olduğu durumlarda buna balgamlı öksürük denir. Kuru öksürük, balgam sökücü bir yöntemle tedavi edilmelidir. Bu sayede balgam da yok edilebilir.

Solunum yolları problemlerini rahatlatacak ve kuru öksürüğü geçirecek birçok doğal tedavi yöntemi bulunmaktadır. Kuru öksürük, özellikle geceleri daha aktif olduğundan, sadece öksüren kişi için değil, etrafındakiler için de uyumayı güçleştirir.

Sarımsak

Sarımsak, antibiyotik özelliği sayesinde, solunum sistemi de dahil olmak üzere tüm vücut için iyilestirici etkileri olan ve kuru öksürük için de kullanılan, mükemmel bir doğal tedavi yöntemidir. Sarımsak ayrıca, bronş tüplerinin tıkanmasını önlemek için de kullanılan, etkili bir tedavi yöntemidir.

Sarımsak ile Ev Tedavisi Nasıl Yapılır

Öncelikle, on diş sarımsağı, emilmesi için, gece boyunca bir kap zeytinyağı içerisinde bekletin. Ertesi gün, sıvıyı süzerek, kapalı bir kaba koyun. Bu sıvıdan, her gün bir çorba kaşığı alın. İlk birkaç günden sonra, farkı hissedeceksiniz.

Okaliptüs ve Limon Buharı

Buhar veya buğu, balgam sökücü olarak harika bir çözümdür ve bronş tüplerinin boşaltılmasında rol oynadığından öksürüğü yok etmek için kullanılır. Buhar banyosu yapmak için, bir litre suyu, okaliptüs ve limon yaprakları ile birlikte kaynatın. Bunun yerine, birkaç limonun suyunu da kullanabilirsiniz. Fokurdamaya başladığında hazır demektir. Altını biraz kısıp, başınıza bir havlu örterek kaynattığınız sıvının üzerine yükselen buharı alacak şekilde yerleşin. Bunu yaparken, kendinizi yakmamaya dikkat edin. Havlu, bu buharı solumanıza ve bu sayede bronşlarınızın boşalarak öksürüğünüzün son bulmasına yardımcı olacaktır.

Ev Yapımı Öksürük Şurubu

Malzemeler;

Tercihen kapaklı, cam bir kavanoz,

Dilimlenmiş bir limon,

Doğal bal,

Dilimlenmiş zencefil,

Kaynayan su.

Hazırlanışı;

Limon dilimlerini, zencefili ve balı, cam kavanoza koyarak karıştırın. Malzemelerin kıvamı jelatin gibi oluncaya kadar, kapağını kapatarak, kavanozu buzdolabında bekletin. Bir bardak kaynar suya bir çorba kaşığı bu karışımdan ilave ederek tüketin. Bu karışımı buzdolabında iki üç ay kadar muhafaza edebilirsiniz.

Öksürüğe İyi Gelecek Diğer Yöntemler

Her gün iki üç defa sıcak havuç suyu için.

Üç adet soğanı dilimleyin ve en az iki saat süreyle buharda pişirme yöntemi ile pişirin. Sonra, soğumaya bırakın. Her üç saatte bir, iki çorba kaşığı tüketin.

Üç çorba kaşığı keten tohumu ile bir fincan suyu beş dakika boyunca kaynatın. Ateşten aldıktan sonra, içine bir miktar limon suyu ve bir çorba kaşığı bal ilave edin. Günde üç kez bu şekilde bir içecek hazırlayıp, tüketin.

Birkaç turbu rendeleyin ve içine beş çorba kaşığı bal ilave edin. Dört saat boyunca bekletin. Sonra bu karışımı, gün boyunca birkaç kez tüketin.

Anason tohumunu demleyin ve günde üç kez tüketin. Bir fincan kaynamış suya bir miktar ezilmiş anason tohumu ekleyin, birkaç dakika üstü kapalı şekilde bekletin ve sonra süzün. Sıcak olarak için.

Daha Fazla İpucu

Bol miktarda sıvı tüketin, ancak bunların oda sıcaklığında olmasına dikkat edin. Soğuk hiçbir şey içmeyin.

BURMA BAKLAVASI

1 su bardağı yoğurt
1 su bardağı süt
1 su bardağı sıvı yağ
3 tane yumurta
1 yemek kaşığı tahin
yarım çay bardağı sirke
1 yemek kaşığı limon suyu
1 çay kaşığı tuz
alabildiğince un
içi için 500 gram ceviz içi
bezeleri açmak için nişasta

Şerbeti için;
4 su bardağı şeker
5 su bardağı su
1 yemek kaşığı limon suyu

Üstü için:
2 su bardağı sıvı yağ

Bütün malzemeyi katıp hamuru kulak memesi yumuşaklığında olacak kadar yoğurun. Bezelere ayırıp dinlendirmeye bırakın. Bezeleri nişastayla tek tek açıp cevizden bir miktar yayın oklavaya sararak rulo yapın. Oklavanın iki kenarından büzüp, oklayavı rulodan çekin. Büzülmüş bir şekilde tepsiye dizin. Tüm bezeleri bu şekilde bitirin. Üstüne kızdırılmış sıvı yağı dökün. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında pişirin. Bu sırada şerbet malzemelerini karıştırıp, pişirin. Baklava ve şerbet ılık olacak şekilde tepsiye şerbeti dökün. Sakın tepsinin üzerini kapamayın yoksa hamurlaşır. Afiyet olsun

Çocuğunuza Söylememeniz Gerekenler

  1. İsim takmak

Çocuğunuza “aptal, geri zekalı, salak, tembel” vb şeyler dediğinizde, ister istemez bu özelliklere sahip olduğunu düşünmeğe başlayacaktır. Bu tür sözcüklerin çocuğunuza verdiği ilk zarar, onun özgüvenini sarsmaktır. Bir çocuk “çirkin” veya “pis” diye hitap ediliyorsa topluma çıkmak istemeyecektir, diğer çocuklarla oynamak istemeyecektir. Çocuğunuza en basitinden “utangaç” deseniz bile emin olun ki diğer insanlarla diyalog kurmakta oldukça zorlanacaktır.

Peki, ne yapmalıyız? Diye soruyorsanız, yapılacak olan iş üzerine odaklanın, çocuğunuzun kişiliğine değil, yanıtını alacaksınız. Örneğin: “bu oda çok dağınık” veya “yerdeki bu kağıtlarla kalemleri toplamalıyız”.

 

  1. Dışlamak.

Çocuğunuzu “keşke doğmasaydın, senin yerine bir taş doğsaydım, hiç kimse seni sevmiyor” ve benzeri sözlerle dışlıyorsanız, bu sizin içinizdeki ona karşı duyduğunuz yersiz ve bilinçsiz nefret veya kin duygusunu gösteriyor.

Bir çocuk için onu doğan kişi tarafından sevilmemek, bütün insanlarca sevilmemek anlamındadır.

Çocuğun inanması gereken budur: Her ne olursa olsun annem ve babam beni seviyorlar.

Her gün ama her gün, onu sevdiğinizi, ona söyleyin. Onun, buna, ummadığınız kadar ihtiyacı var.

 

  1. Karamsarlık.

Çocuklar, onlara söylediğiniz sözcüklerle büyüyorlar. Onlara “sen hiçbir şey olamazsın, senin gibilerin yeri hapishanelerin köşeleridir, hiçbir işi doğru düzgün yapamıyorsun” gibi şeyler söylemeyin.

Bir araştırma gösteriyor ki hapisteki mahkûmların yaklaşık tamamına yakın bir bölümüne çocukken buraya uğrayacakları, anneleri veya babaları tarafından defalarca söylenmiştir.

Çocuğunuzda görmek istediğiniz ama göremediğiniz veya diğer çocukların genelinde gördüğünüz ama onda göremediğiniz yetenekler onun yeteneksiz olduğu anlamında değildir. Emin olun ki onu yaratan Allah, onun içine çok değerli bir cevher yerleştirmiştir, sadece bu cevheri bulmanız gerekiyor.

 

  1. Suçlamak.

En ufak bir sorunda çocuğu suçlu göstermek yetişkin ve aklı başında bir insana yakışmayan bir davranıştır. Siz artık anne veya babasınız, sorumluluklarınız var ve artık on beş yaşındaki bir genç gibi davranmamalısınız. Eşinizle tartışıyorsunuz ve çocuğunuza “bunların hepsi senin yüzünden oluyor, biliyorsun dimi?” başka bir sorunla karşılaşıyorsunuz ve “sen doğmadan önce hiç böyle şeyler başımıza gelmiyordu” diyorsunuz. Sizce çocuğunuz bu anda ne hissediyor? Acaba bu çocuk mutlu olabilir mi? Hayattan zevk alabilir mi? Acaba demeden mutlu bir şekilde başını sizin kucağınıza koyabilir mi?

Çocuklar, ailedeki en savunmasız bireylerdirler ve onları savunma görevi ise başta anne baba olmak üzere ailedeki bütün bireylerin görevidir.

Şimdiye kadar böyle bir hataya düştüyseniz ve bu hatanızı düzeltmek istiyorsanız çocuğunuzdan özür dileyerek başlayabilirsiniz. “oğlum, özür dilerim, o sözleri söylerken çok sinirliydim, ne söylediğimin farkında bile değildim” diyerek ona karşı beslediğiniz asıl duygularınızın ne olduğunu açıklayabilirsiniz.

 

5.  Yersiz Beklentiler.

Çocuklarından yersiz beklentiler içinde olan anne ve babalar her zaman çocuklarına zarar vermişlerdir. “yüz üzerinden doksan beş almışsın, diğer beş nereye gitti, okul birincisi olmalıydın ikinci değil, takımdaki en iyi oyuncu olmayacaksan, hiç oynama daha iyi”

Bu cümlelerin arkasındaki mesaj şudur: “sen başarısızsın”. Yersiz beklentiler her zaman yıkıcı olmuştur.

Yapılması gereken doğru davranış tarzı ise çocuğa sürekli ümit ve cesaret vermek ve başarıdaki makul düşüşü fazla abartmamak. Örneğin şöyle diyebilirsiniz: “çok güzel bir karne almışsın, numaralarının birçoğu 5, bir tane dörtten bir zarar gelmez, sen elinden geleni yaptın, hepsinin de 5 olması gerekmez ya” veya “herkes yanlış yapabilir, bir sonraki defa daha güzel yapacağından eminim ama yine de çok güzel bir iş çıkarmışsın”

6.  Karşılaştırmak.

Başka birisiyle karşılaştırılmak çocuklardaki kıskançlık duygusunun kabarmasına sebep oluyor. Başkalarıyla karşılaştırılmak çocuğun, kendisini yetersiz ve güçsüz hissetmesine sebep oluyor.

Çocuğunuza “neden Ahmet gibi değilsin” dediğinizde, onu, iyiye yönlendirdiğinizi sanıyorsunuz ama aslında onun kişiliğini hedef alıyorsunuz.

Çocuğunuza “bu işi kardeşin gibi yapamıyorsun” dediğinizde onu bu işi daha iyi yapmaya sevk etmiyorsunuz, tam tersine onun kendisine olan güvenini kırıyorsunuz.

İyi yönde karşılaştırmak bile yanlıştır. Örneğin: “sen bu işte kardeşinden daha iyisin”. Zira esasen başkalarıyla karşılaştırılmak duygusu adeta insanın ayağına takılan bir ağırlık gibi kişinin ilerlemesini engelliyor.

Yapılması gereken en doğru iş, hiç karşılaştırmamaktır, bunu yapamıyorsanız en azından şu şekilde söyleyin: “kardeşin senin yaşındayken senin kadar iyi futbol oynardı”, “geçen yıldan bu yana bayağı ilerlemişsin”.

7.  Utandırmak

“kendinden utanmalısın, aynen bir bebek gibi davranıyorsun”, “bu küçücük kedi yavrusundan korktuğuna inanamıyorum”

Çocukları bu cümlelerle utandırdığınızda onları cesaretlendirmiyorsunuz, tam aksine bu konumdaki bir çocuk, kendisinde bir eksiklik olduğunu düşünmeğe başlar, kendisini diğer insanlardan daha küçük ve güçsüz hisseder.

Sizin bu davranışlarınız, onun, kendisini rahat hissetmemesine yol açıyor ve onu bu korkularla yüzleşmek yerine onlardan kaçmaya itiyor.

Maalesef birçok anne ve baba çocuklarındaki bir zaaf noktalarına odaklanarak “örneğin yatağını ıslatmak sorununa” çocuklarının psikolojisini olumsuz yönde etkiliyorlar ve çocukta yetersizlik duygusu uyandırıyorlar.

Çocuğunuza şöyle söyleyin: Ağlama, artık sen büyümüşsün, kedi o kadar da korkunç değil.

8.  Tehdit.

Çocuğunuzu korkutmak için kesinlikle yapmayacağınız bir şey söylüyorsunuz. Örneğin: “doğru konuşmazsan bütün kemiklerini kırarım, polis çağırıp seni hapse attırırım, seni buracıkta bırakıp giderim”. Tahmin ettiğiniz gibi bu tür tehditlerin çocukta uyandırdığı ilk duygu korkudur. Ama bu korkunun, çocuğunuz üzerinde bıraktığı etki, tahmin ettiğinizden çok farklıdır zira siz sadece bu tehditlerin sonucunda çocuğunuza yaptırmak istediğiniz şeyin en kestirme yoldan yapıldığına bakıyorsunuz.

Tahmin edemeyeceğiniz gibi bu çocuk, kendisini güvensiz bir ortamda hissedecektir ve bütün enerjisini bu korkularla boğuşmakta harcayacaktır.

Çocukları uyarmak, yapabileceğiniz en doğru iştir. Örneğin: Kardeşini bir daha döversen onunla oynayamazsın”. Uyarıyla tehdit’in arasındaki fark ise budur: Uyarırken “eğer” ve “sonuç” arasında bir bağlantı kurarak makul bir cezayı önceden bildirip, çocuktan, yaptığı yanlışa son vermesini istiyorsunuz ama tehditte çocuğu korkutarak hiç yapmayacağınız bir işi malzeme ediniyorsunuz.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.