Adana Valiliğinin duyarlılığı

Osman Palamut yazdı

06 Kasım 2015 Cuma 06:00

Önceki gün yetim hakkına el uzatan;

 Vicdanı körelmiş,

Pis nefsi kabarmış,

Ve en önemlisi bu doğrultuda Allah korkusu kalmamış bir eğitimcinin, yetim hakkına uzanan ellerini konu etmiştim.

Dün sabahın erken saatlerinde Vali bey adına arayan basından sorumlu Sadık bey, o eğitimciyle ilgili gerekli işlemlerin yapılması amacıyla arayarak bilgi almak istedi.

Her ne kadar yakından tanımasam da, merhamet sahibi olduğunu bildiğim Sayın Vali bu ahlaksızlığın önüne en acımasız şekilde gidecekti.

Ancak önceki günkü yazımda bir hata yaparak, vakıanın yeriyle ilgili bilgi vermedim.

Olay Adana’da değil, komşu ilimiz Mersin’e bağlı Silifke ilçesinde meydana geldi.

Aslında burada önemli olan bu vicdandan yoksun eğitimci değil, benim üzerinde durmak istediğim, hızla kaybolan değerlerimizin ihdası için neler yapılabilirliğiydi.

Öyle ki, konuyla ilgili bir de örnek vererek, 1960’lı yıllarda ki içtimai hayatımızı emsal göstererek o tarihlerde;

Eğitimcilerimiz eli öpülesi,

Büyüklerimiz yaşantılarıyla gençlere örnek olduğu,

Bu günkü gibi kadın cinayetlerinin olmadığı,

Gençlerde uyuşturucu illetinin hemen hemen görülmediği,

Ve en önemlisi, Manevi değerlerimiz etrafında bütünleşen toplumun büyük bir hoşgörü içerisinde günlük yaşamlarını sürdürmesine işaret etmiştim.

Bu gün önemli olan yolunu şaşırmış bu tür insanları konu etmek değil, önemli olan bu gün milletin iradesiyle tek başına iktidara gelen AK Parti kadrolarının, milletimizin milli ve manevi değerlerine yakışmayan bu ahlaksızlıkları eğitim politikasıyla nasıl ortadan kaldıracağıdır.

Biz bunu başaramazsak, ne kadın cinayetlerini, ne çocuklarımızı zehirleyen şerefsizleri ve ne de işte böylesine hakka el uzatan kepazeleri önleyemeyiz.

Unutulmamalıdır ki toplumsal yaşamda olmazsa olmaz şart, Cennet Mekan Necmeddin Erbakan’ın ifade ettiği gibi, ‘Önce Ahlak ve Maneviyat’ olgusunun yerleştirilmemesidir.

SONUÇ OLARAK

Öncelikle Adana Valimize bu haberle ilgili göstermiş olduğu duyarlılığa minnettarlığımı ifade etmek istiyorum.

İri olmamız,

Diri olmamız,

Ve bölgesinde her yönüyle güçlü olmamızın tek şartı;

Ahlakıyla ve ilmiyle ve fenniylhe tezahür etmiş bir gençlikle olur.

 

 

 

 

 

toplumsal olarak bireylerin hoşgörü içerisindeki iletişimlerinin varlığına işaret etmiştim.

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.