Zekeriya Soydan: Dostun üzüntüsü mü, başarısı mı?

Zekeriya Soydan yazdı.

07 Kasım 2015 Cumartesi 09:36

"Dostun üzüntüsüne acı duyabilirsin. Bu kolaydır. Ama dostun başarısına sempati duyabilmek; sağlam bir karakter gerektirir." Oscar Wilde

Teorikte ve pratikte muallakta kalınan durumlardan birisi de çevremize olan duyarlılığımız artarken, yardımseverliğimizin aynı ölçüde azalması. Aktüelizm kaygılarımıza mecra olurken yakın çevremizdekilere karşı ilgisizliğimizin temelinde “anlaşmazlıklar mı?” yatıyor. Yakın çevremiz “anne,baba,hala,dayı,amca,teyze,arkadaş” ksc. bunlara dostlarımız da diyebiliriz. Hasebiyle insanoğlu aynı evrende yaşayıp, aynı güneşten, aynı aydan faydalanıp, aynı doğanın besinleriyle karnını doyurup buna rağmen “anlaşamamak” konusunda tahakkuk etmiş durumdadır. Bütün bunlara fitne,fücur,kin,haset eklenince işin rengi değişmiş ve karanlık bir boyuta convert edilmiş oluyor. 

Gelelim bu köşe yazısına fikir veren ana konuya!

İnsanoğlunu, “düşünceleri” köleleştirdiği için her beyin kendi “kitle imha aracına” mekanik olarak değilse bile fundamentalizm prensipler dahilinde sahiptir ve sahip olmaya devam edecektir. Bu görüşümü uzun bir süre daha savunabilirim. Bir sabah minareden mahallenize yayılmış sela (Hak’kın rahmetine kavuşan birini halka duyurmak) ile uyandığınız elbet olmuştur. Bu durumu kendinize kanalize etmeden bir düşünün. Hiç tanımadığınız birisi olmasına rağmen üzüntü duyarsınız ki bu dostlarınız için de muhtemeldir. Genel geçer, bu böyledir! Hiç tanımadığınız birisinin başarısına çoğu kez sevinmiş olduğunuzuda hatırlayacaksınız. Bütün fraksiyonlara eşit davranan bir kalbe sahip olduğunuz konusunda kendinizi kandırabilirsiniz. Öyle olsaydı dostlarınız başardığında antipatikleşmez, sempati duyar ve empatiyle ruhunuzu rahatlatırdınız. Oscar Wilde “karakter” dese de her insanın anatomisi, genetiği farklı olduğu için başka kaynaklar ile buluşturulabilir. Ancak ben hoşgörüyü göz ardı etmemenin “anlaşmazlıkları”, “anlaşılır” kılabileceği kanaatindeyim. En temel mesele, “hoşgörü” kaynaklıdır. Başarıya içten bir tebessüm, üzüntüye gözyaşı döktüren yaklaşım bu sayede gerçekleşir.

 Yine de aklımda kalan soru şu; “Başarılı bir tanıdığınızın başarısını kıskanır mıydınız?”

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.