Başbakan itibarsızlaştırılmak isteniyor

Osman Palamut yazdı

16 Kasım 2015 Pazartesi 09:35

 

1 Kasım seçimlerinin hemen ardından, Türk Milletine seslenen Başbakan Ahmet Davutoğlu;

“Öncelik, 75 Milyon vatandaşımızın can güvenliği, mal güvenliği ve özgürlüklerimizin genişletilmesidir” derken

 Geçtiğimiz hafta içinde Amerikan CNN international televizyonundan ünlü gazeteci Christiane Amanpour’a yaptığı açıklamada ise;

“1990’larda bir akademisyen olduğum dönemde, aynı zamanda köşe yazarlığı yapıyordum. Basın özgürlüğü ve entelektüel özgürlük benim için kırmızı çizgidir. Eğer bir entelektüele, köşe yazarına veya gazeteciye herhangi bir saldırı olursa, onların savunucusu olurum ve buna garanti veriyorum” demişti

Sayın Başbakan aslında samimiydi ve evrensel hukukta tanımını bulan hakkın tezahür ettirileceğini ifade ediyordu.

Ve bu konuşmaya Türk Milleti yürekten inandı.

Peki, 1 Kasım seçimlerinden sonra ve önceki gün neler oldu?

Ne yazık ki Başbakan’ın o sözleri adeta ayaklar altına alındı.

Bir taraftan kollarından tutulan kadınlar merdivenlerden sürüklenerek polis aracına bindirilirken, bir diğer kadının elleri tersten kelepçelendi, Manisa’da ise çocuklarının gözleri önünde ellerine kelepçe vurularak gözaltına alınan başörtülü hanımlar, iki gün sonra hakimin kararıyla serbest bırakıldılar.

Bu istenmeyen olayların başlangıcında Emniyet müdürünün tepkilere neden olan uygulaması, Vali beyin tahrik eden sözleri kamuoyunun daha da gerilmesine sebep oldu.

İstenmeyen bu süreç yaşanırken, Başbakanın gönülleri ferahlatan emniyet müdürünü görevden aldırmasını ise bazı utanmaz ve haysiyetsiz gazeteci bozuntuları, Sayın Başbakanı eleştirerek emniyet müdürünü görevden almasını eleştirme cüretkarlığını gösterdiler.

Başbakan, “Basın özgürlüğü benim için kırmızı çizgimdir, mahkeme kararı olmaksızın hiçbir basın kuruluşu kapatılamaz” derken,

Bugün televizyonu ve gazetesinin ardından,  dün Samanyolu Televizyonu ve bu televizyona bağlı 20’ye yakın televizyon ve radyo kapatıldı.

Burada adeta Başbakana meydan okuma var,

“Sen istediğin kadar basın özgürlüğü benim kırmızı çizgimdir de, bunu başaramayacaksın” diyorlar.

STV’nin mahkeme sürecine rağmen kapatılması,

Emniyet müdürünün, Başbakanın can ve mal güvenliği teminatına rağmen ipe sapa gelmez uygulamaları, Vali’nin milleti rencide eden sözleri, ne yazık ki kamuoyunda Sayın Başbakanın itibarsızlaştırılması olarak algılanmasına sebep oldu.

 SONUÇ OLARAK

Unutulmamalıdır ki hukukun uygulanmadığı ülkelerde demokrasi olmaz,

Hukukun uygulanmadığı ülkelerde huzur, güvenlik ve barış ortamı olmaz,

Hukukun olmadığı toplumlarda ne yazık ki kaos olur.

Çünkü hukuk hem insan hak ve hürriyetlerinin teminatı ve hem de demokrasinin ana damarını oluşturan bir olgudur.

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.