Avrupa da şu an aynı şeyi söylüyor. Dünyanın merkezinde kendisini gördüğü için, insanlık dendiğinde yalnızca kendisini anladığı için, kendi vatandaşlarının tırnağı kanasa yer yerinden oynuyor. Fransa’da yaşanan terör olayını elbette şiddetle kınıyorum. Ancak İslam coğrafyasında Orta Doğuda her gün yüzlerce insan ölüyor. Fransa yaşanan bu olaylardan sonra aylarca konuşulacak, belki senelerce. Bunun çok derin etkileri olacak. Yapılan kanlı saldırıda şimdilik 129 kişi hayatını kaybetti. Yaklaşık 200 yaralı var. Fakat Suriye’de en az bir günde bunun iki katı insan ölüyor. 5 yıldır süren savaşta kaç sivil vatandaş öldü sayısını düşünebiliyor musunuz? Peki hangi Avrupa ülkesi umursadı bu durumu?
Hangi ülkeler bu insanlar için ayaklandı? Hiç...
Öyle ise sormak istiyorum değerli okurlarım, bu insanlar da terör saldırısıyla ölmüyor mu?
Rusya mesela terörle mücadele diye bombalıyor. Bombaladığı yer hep sivillerin olduğu yer ve her gün gerek Halep, gerek Halep’in güneyinde daha yeni yaşandı bunlar. Yine Afganistan’da, ABD uçakları karartı gördüm diye köyü yerle bir etmedi mi?
Çok değil, daha 15 gün önce yaşadık bunları hastaneyi bombalamadı mı? 50 ‘nin üzerinde doktor öldürmedi mi?
Burada ölenler sivil vatandaş olsaydı, terörist diyeceklerdi. Ancak ölenler doktor olduğu için gündeme geldi. Kaldı ki buna benzer olaylar yalnızca Avrupa’da olduğu zaman yer yerinden oynuyor.
Bakın biz yalnızca kırk yıldır değil, yüzyıllardır terörle mücadele ediyoruz. Örneğin PKK’ yı baz alırsak, kırk yıllık mücadeleyi karşılaştıralım.
Olağan üstü hal sıradan bir olay değil. Burada Fransa, olağan üstü hal ilan etti, sınırlarını kapattı, savaş durumuna geçti. Papa ve Fransa Cumhur Başkanı bu durumu “Üçüncü Dünya Savaşı” nın başlangıcı ilan etti. Kimse bunu eleştirmedi her kes tebrik etti falan filan.
Oysa biz Temmuz ayından itibaren onlarca şehit verdik, birçok sivil vatandaşımız öldü. Kırk yılı baz aldığımızda binlerce şehidimiz var. On binlerce vatandaşımız öldü. Kimsenin gıkı çıkmadı. Türkiye’nin bazı ilçelerinde bizzat terör örgütü oraya hakim olmuş durumda. Günlerdir Güney Doğu da Silvan’da, sokağa çıkma yasağı vardı. Tam 12 gün sürdü. İnsanlar cenazelerini buz dolaplarında kokmasın diye sakladı. Eğitim durdu, ulaşım durdu, sağlık hizmeti durdu. Burada 15 bin kişi evini terk edip göçe zorlandı. Ve tüm bu yaşananlar Fransa’ da, Almanya’da değil, burnumuzun dibinde bizim ülkemizde yaşanıyor. Suriyeli sığınmacılara kucak açan Hükümet, kendi vatandaşının çığlıklarına kulak tıkamakta. Terörle mücadele anlayışı böyle olmamalı. Vatandaşla terörü ayırmayı henüz beceremeyen bir yönetim anlayışıyla koyun sürüsü gibi yönetiliyoruz yıllardır.
Fransa ile kendimizi mukayese ettiğimizde ise, bizim ülkemizde yaşananların 4 te birini yaşamamalarına rağmen olağan üstü hal ilan ettiler. Peki bizim ülkemizde olağan üstü hal ilan edilse ne olur biliyor musunuz değerli okurlarım? Derhal Avrupa Birliği toplanır, “Barbar Türkler” diye lanetlerler bizi. Keşke aynı hassasiyeti Türkiye’ye karşı da duyabilseler.
Üzülerek paylaşmak isterim ki, benim çektiğim fotoğraf şu;
Fransa saldırısından sonra coğrafyada akan Müslüman kanı daha çok akacak. Bunun faturasını her zaman olduğu gibi, yine Müslümanlara kesecekler bir şekilde.