Zannetmeyin ki CHP sadece Adana’da toz duman. 1 Kasım seçimleri sonrası tüm muhaliflerin dili çözüldü. Olağanüstü kurultay istiyorlar.
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu da “Zaten birkaç ay sonra kurultay var. Olağanüstü kurultay da neyin nesi?” diye kulak tıkıyor bu isteklere.
Şimdi CHP’de ilçe kongreleri süreci var. Sonra da il kongreleri belirlenecek. İl Kongrelerinde yeni delegeler yazılacak!
Eğer olağanüstü kurultaya gidilerse mevcut delegelerle yapılacak. Yok olağan kurultay beklerse yeni delegeler belirlenecek ki bu durumda parti içi muhalefetin şansı kalmıyor. Olağanüstü kurultay ile olağan üstü kurultay arasında süre bakımından çok fazla fark yok ama diğer yönden baktığında uçurum var.
Mevcut örgütler genel merkeze yakın. Ama kurultay delegeleri eski. Eğer kongre süreci devam eder de yeni kurultay delegeleri belirlenirse parti içi muhalefetin hiç şansı yok.
Tüm hesaplar bunun üzerine kurulu.
Bundan dolayı Adana’da yaşanan olayların Ankara’da fazla yankı bulmasını beklemeyin. CHP Genel Merkezi Ankara’da kendi derdine düşmüşken, Adana’da neler olduğunun fazla umurlarında olduğunu sanmıyorum.
CHP’nin Adana’daki durumu kavga gürültü bu şekilde olağan ya da olağanüstü kurultaya kadar devam edecek. Kurultay sonrası da oluşacak dengelere ve güç dağılımına göre yeni savaşlar başlayacak. Yani kısa dönemde CHP’yi Adana’da huzurlu günler beklemiyor.
Çünkü CHP’nin Adana’da 2 belediye başkanı var. Ama Adana’da tek CHP bulunuyor!
Soner Çetin ben parti için çekişmelerden uzağım dese de her iki başkan da Büyükşehir hayali kurduğu için istese de dışında kalamaz. Bütün kavga gürültünün sebebi örgütler üzerinde etkili olmaktır. Bu etkinliği kim kurarsa gelecek seçimler için bir adım önde olacağını düşünüyor.
Genel merkezin de kendi derdine düşmesinden dolayı bu olaya neşter vuracak hali mecali olmadığından hep birlikte Adana yarışının sonucunu merakla beklemek düşecek bize...
Ama bu yarış belki de 2019’a kadar etrafı yıka yıka, partide gönülleri kıra kıra, partiyi yıpratarak devam edecek gibi görünüyor.