*Cama konunca tutunamayıp kayan bir çekirgenin, filanca mankenin bacağına konunca kayıp kaymayacağını kamuoyu merak etmektedir. Toplanan, eften püften bilim kurulu bu konuda AR-GE çalışması yapacağını açıklamıştır. Finansman hayır işlerinden karşılanacaktır.
*Üç lahmacun yiyen, falanca dizinin başrol oyuncusu: “Lahmacunlar acıymış. Bana kumpas kurdular. Ben acı sevmem. İleri demokrasilerde asla böyle bir haksızlık olmaz bu bakımdan AKP’yi destekledim…” demiştir.
* TUBİTAK’ta göreve gelince gece gündüz bilime hizmet eden kurul, dünyayı sarsacak son icadını açıkladı. İcadına “Dünya AK Parti üstünde döner” adını veren, bilim adamları, sakallarını sıvazlayıp, besmele çektikten sonra bilimsel çalışma sonucunu kamuoyuna açıkladılar: “Bundan böyle Türkiye ve Şam’daki Emevi Camisine gidecek yollarda seyredecek araçların lastiklerine AK Parti logosu işlenecektir. Böylelikle araç hareket ettikçe, dönen logo üzerinde hareket edenler, hem ileri demokrasiye hem de başkanlık sitemine güvenli yol almış olacaklardır. Projenin isim babası Suudi Arabistan Krallığı olup, “Katar Şeysisi” finansmanı karşılamıştır.
* Dünyanın 3. Dünya Savaşı’na doğru gittiğini idrak eden, Türkiye’deki yüzlerce televizyonunun yüzlerce, akıl danesi ve yalakalığı yüzlerce kez hatmetmiş, içine sindirmiş koca koca profesörler bir araya gelmiş ve bildirge yayınlamışlardır. Bildirgeden bazı bölümler: “İnsanlık âlemi bir sorunla karşı karşıyadır. Bu savaşlar ve sorunlar insanlar arasındaki sorunların çözülmemesinden kaynaklanmaktadır. Örneğin, elinizde sadece mendil büyüklüğünde bir kumaş var. Bu mendille nerenizi örtersiniz? İşte her ülke bu soruna farklı yanıtlar verdiği için anlaşamamış ve aralarında savaşa gidecek sorunlar oluşmuştur. Muhterem din kardeşlerim; kimi, bağını örterek günahlarından kurtulmayı iddia ederken, (Kemz kümz ibni Fırtafıs el Hayri Matrakus, ‘Edep yerini örtmek icap etmez. Eğer Mevla edep yerinin örtülmesini isteseydi, insanları üryan doğurtmazdı. Bu hikmetli mesajdan sonra, insanlar son kalan bir parça kumaşlarıyla, gözlerini örtmelidir. Edep mevlaya aittir’ diye hikmet buyurmuşlardır.’ O yüzden, gözü örtük, edebi açık toplum oluşturduk. Ama bunu kabul etmeyenler sorun çıkarmaktadır. Savaşa hayır. Savaş insanlık suçudur…”
* İleri demokrasinin ileri etik kurulu, ileri zekâlılarla çalışmaya başladı. İlk çalışma şu konulardan oluşmaktadır; “Çalmanın erdemine ilahi bir kılıf bulunacak… Hak yemek, hak vermekten kutsaldır konusu araştırılacak… Haksızlık neden bir hak olmasın? Haklıların güçlü olduğu tarihe gömülecek; güçlülerin haklı olduğu erdemle süslenecek. İltimas ve kayırmacılığın bir vefa borcu olduğu halkın kafasına kazınacak…
Evet, bunlar Ülkemizin en önemli konularıdır…
Ne? Ne? Anlamadım? Can Dündar ile Erdem GÜL’ü mü tutuklamışlar?
E, müstahak kardeşim.
Sen nasıl gazetecisin? MİT Tırları’nın kime silah götürdüğü, kimlerin ölümüne neden olduğu? Kimi ne ilgilendirir?
Sen hala ileri demokrasilerde gazetecilik yapmayı öğrenemediysen ben mi öğreteceğim?
Sevgili Can Dündar ve Erdem Gül onu bunu bırakın, siz bu haberi yaparken Besmele çektiniz mi? Abdestiniz var mıydı?
Bırakın bu önemsiz konuları da, Şili’nin Tiera Fuego takımı, Panamaspor’u yenebilir mi; İddaa’da kaça kaç oynayayım? Ondan söz et.
Yani toplumun ihtiyaçlarına bakın kardeşim.
Gereksiz işlerle uğraşmayın.
Pişşt AK Danışmanlar hesap numaramı yazayım mı?