Bugünün küçük geleceğin büyük yazarları

Adana Medya özel.

02 Aralık 2015 Çarşamba 06:00

Mersin’in ilk kitap fuarı olarak tarihe geçen “Mersin Kitap Fuarı” 28 Kasım 2015’te CNR Expo Yenişehir Fuar Merkezi’nde açıldı.

İlk ilgimi çeken, 3 No’lu holde bulunan bir stant. Stant rengarenk kitaplarla dolu başlarında da ortaokul öğrencileri. Hepsinin gözleri ülkemin geleceği gibi aydınlık... Gözleri ışıl ışıl... Ama bu bakışlarda sadece pırıltı değil, gurur ve kendine güven var. . Standın kime ait olduğuna baktım: Menteş Ortaokulu.

“Çocuklar” dedim, kitapların başında sizi mi bıraktılar?” diye sorunca hep bir ağızdan itiraz ettiler.

“Hayır! Kimse bşzi bırakmadı, kendi yazdığımız kitapların başındayız…” deyince şaşırdım. Şaşkınlığımı hemen anladılar. “Bunu ben yazdım” diyen gururlu çocuklar stanttan birer kitap alıp göstermeye başladılar.

gelecegin-buyuk-yazarlari.gif

Bana çok ilginç geldi. Tek tek adlarını yazmaya başladım. Hatta sözü kendilerine bıraktım ve şaşkınlık ve hayranlıkla dinlemeye başladım:

“Ben İnci İlayda Şahin… ‘Mor Menekşeler’ kitabını ben yazdım” Kitap, öykü / Deneme türünde. Kendileri hakkındaki kısa özgeçmişler de kendilerine ait. İnci İlayda Şahin kendisi hakkında şöyle yazmış: “Yazar, 2002 yılında Mersin’de doğdu. Yazarlığı boyunca sayısız kitap yazdı. Aslında okulda, çevrede, toplumda her zaman okumayı ve yazmayı önermiş ‘geleceği yalnız okuyanlar kurtarabiliriz’ derdi. Ailesi, arkadaşları, öğretmenleri yazara ilham veren kişilerden oldular.  Hayatım boyunca okumayı hedeflemeye devam edeceğim ve bu hedef tüm dünyaya duyurulacaktır. Siz okurlarım, inşallah kitabımı beğenirsiniz. İyi okumalar.”

“Ben Fatma Nida Oğuz” dedi ama benim özgeçmişim kitapta yok diyerek “Kırık Hayaller” adını verdiği öykü kitabını uzattı. Kitabın önsözünde: “Sevgili okuyucularım, Bu kitabı okuyacağınızda benim duygularımı hissedeceğinizden eminim. Bu kitabı yazmamda bana yardımcı olan Çimen Öner öğretmenime, canımdan çok sevdiğim yedi arkadaşıma her zaman bana destek olan aileme teşekkür ediyorum.”

“Ben Derya Işık, ben de bu kitabı yazdım” dedi bana uzattığı kitabın adı: “Derya’nın Denemeleri.” Kendi anlatımı ile özgeçmişi: “2002 yılında Hatay’da doğdu ve orada büyüdü. Bazı nedenlerden ötürü Mersin’e taşındılar. 2015 yılında ikinci kitabını yazdı. Yazar olmayı hiç bilmezken Yasin Öğretmenin sayesinde öğrendi ve yazar oldu. Bu kitabın oluşmasına destek olan tüm sevdiklerine teşekkür eder.”  Kitapta Kıskançlık, veda, ölüm, başarı, gülmek ve ağlamak gibi ilginç konuların işlendiği denemeleri var…

“Ben Ferhat Bulut. Bu da benim yazdığım ‘Hayat Uçurumu! Kitabım. Kitabı uzun ancak özgeçmişi çok kısa: “2002 yılında doğmuşum. Şimdi 13 yaşındayım. Kitap yazmak çok eğlencelidir. Umarım siz de bol okur ve artık yazarsınız. Ancak önce kitabımdan başlarsınız okumaya…” 13 yaşındaki büyük yazarımız kitapta, sorumluluk, anne, kardeş, kötülük, para gibi bir çok konuda görüşlerini paylaşmıştır.

“Ben Gülten Çidam” diyen yazarımızın bana uzattığı kitap çok iddialı bir başlık taşıyor: Hayatı Buradan Öğrenin.” Kitabın önsözü: “Sevgili Yasin Hocama teşekkür ederim.  Ona saygılarımı sunarım. Bana ve bize yardım ettiği için onunla gurur duyarım. Yasin Hocama beni sosyalleştirdiği için teşekkür ederim.” Kitapta Anne, Baba, Teyze’nin yanı sıra, öğretmen, ayakkabı, ilaç gibi konularda bilgiler paylaşılıyor. Yazarımız Gülten Çidam, kitabın tanıtımında şöyle diyor: “Bu kitapta hayata ait düşünceler, değerlendirmeler, yorumlar keşfedeceksiniz. Yaşadığımız, tanıdığımız ama üzerinde düşünmediğimiz bazı basit değerlerin tartılması gerektiğini anlayacaksınız. İyi okumalar dileriz.”

kamil-celebi-yilmaz.gif

İlginçtir, benim de çevremde yakınlarım var ama onları enine boyuna hiç düşünmedim. Sadece varlar. Örneğin teyzem… sadece var. Ancak, yazarımız Gülten Çidam, Kitabının “Teyze” şöyle bir görüş ileri sürüyor: “Teyzeler çok önemlidir; onların kıymetini bilelim. Annemiz öldüğü zaman bize anne olur ama teyzemiz öldüğü zaman kimse bize teyze olmaz…” daha şimdiden bir şey öğrendim.

Bir de Melike Kurgan var. Derin bakışlı yazar bana kitabını verdi ve “Bunu ben yazdım” dedi. Adına baktım: Melike Kurgan. Kitabın adı ise “Geçmişten geleceğe.” Ancak kapağın neden korsan amblemlerindeki kurukafadan oluştuğunu sormadım. Belki kitabı okuyunca nedenini anlayabilirim. Yazar melike Kurgan bize hayatı öğretiyor: “Yazar melike Kurgan, bu ikinci kitabında şimdiye kadar algıladığı dünyayı, ön dört yıllık hayatı yorumladı. Umarız severek okursunuz” diyor. Kitabın önsözünde ise: “Ben bu kitabımı öncekinden daha kolay yazdım.  Bu kitapta düşüncelerim ve hayata ait bakışım, ‘deneme’ yazı türünde yer almaktadır. Kitabımı oluştururken bana destek olan aileme, öğretmenime ve arkadaşlarıma teşekkür ederim.” Kiytapta, kıskançlık, Güzel ve doğal saçlar, Yaşadığımız dünya, yalan ve ağlamak gibi konular işlenmektedir.

Ve tanıtacağımız son yazar “Seher Balık”, “Denemelerin Dünyası” adlı kitabın kapağı çok şirin. Kendi yazdığı özgeçmişinde: “2002 yılının ocak ayının yirmi sekizinci gününde dünyaya gelmiştir. Altı yaşında okuma yazma becerisi gelişmiştir. Daha da ileri yaşlarda kitap yazma merakını kazanan Seher Balık, ‘Denemelerin Dünyası’ adlı kitabını yazmayı başarmıştır. Birçok derneğe katılarak fakir çocuklara yardımda bulunmuştur.”  Kitabın önsözü ise etkileyici: “ Kitabımda mutluluklara, üzgünlüklere yer verdim. Kitabımı Türkçe öğretmeni Yasin Kayın tarafından yazıya geçirdim. ‘Elbet Bir Gün’ adlı kitabımın içinde de hepimizin yaşayabileceği kötü olaylar ya da kıskançlıklar yer almakta. Kitabımı neşe ile okumanız dileğiyle. Sevgiler…”

kucuk-yazarlarin-buyuk-kitaplari.gifmutluluklari-gozlerinden-okunuyordu.gif

Birlikte fotoğraf aldıktan sonra sordum:

“Sevgili çocuklar bu işi nasıl başardınız?”

Sanki böyle bir soruyu bekliyorlarmış gibi hemen bir hareketlenme oldu, bir kısmı, “Yasin Öğretmenimiz” derken bir kısmı da aradan sıvıştı. Sıvışan birkaç kişi az sonra aydınlık yüzlü bir öğretmenle geri döndü; Yasin Öğretmen…

“Öğretmenim bu sanat eserlerini nasıl başardınız?” diye sordum.

“Biz bir şey başarmadık. Çocukların içinde zaten var olan yeteneklerin ortaya çıkmasını sağladık” dedi.

“Nasıl bir yöntem kullandınız?”

“Menteş Ortaokulu olarak “İşim Gücüm Kitap” adlı proje geliştirdik. Projemizi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü kanalıyla Kaymakamlığa ilettik. İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Kamil Çelebiyılmaz ve Kaymakamımız Dr. Mustafa Özarslan projemizi olumlu görüp, hem onayladılar hem de desteklediler. Çocuklarla bire bir ben ilişki halindeyim ama, bu başarı onların eseridir…”

“Yasin Öğretmenim, ben yazarım. Gerçekten de Kaymakam Dr. Mustafa Özarslan ile İlçe Milli Eğitim Müdürü Kamil Çelebiyılmaz, büyük bir alkış ve teşekkürü hak ediyorlar. Bu yayının amacı da bu projenin duyurulup, başka yetkililer tarafından örnek alınmasıdır. Proje hakkında biraz bilgi verir misiniz?”

Okulda öğretmen arkadaşlarımızla hazırladığımız ve Kaymakamlığımız onayladığı projenin amacı, öğrencileri, okumaya, yazmaya, araştırmaya yönlendirmektir. Bu konuya ilgi duyanları belirliyoruz ve kendilerine şöyle bir defter veriyoruz. (Yasin Öğretmenin bana uzattığı defter, çizgisiz yapraklı olup çak kalitelidir. Kapağında hem projenin logosu hem de Proje yürütücüsü olan Kaymakamlık ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün adları yazılı. Bir de slogan eklenmiş: Mersin Okuyor.) Çocuklara, duygu, düşünce, anı ve görüşlerini bu deftere yazmalarını söylüyoruz. Böylelikle, çocuklar yazma alışkanlıkları kazanıyor. Kopyala / Yapıştır ile yeteneklerin yok edilmesini önlüyoruz. Sonra yazdıklarını bize getiriyorlar. Bu el yazısı ile yazdıklarının kitap olacak şekilde dizgilerini de kendileri yapıyor. Yani çocuklar, bir kitabın oluşma aşamasının tamamını gerçekleştiriyorlar. Not olarak tuttukları yazıların matbaada basım aşamasına gelinceya kadar bütün aşamaları kendilerine aittir. Dikkat ettiniz, özgeçmişleri bile kendileri hazırladılar. İşte bu proje İlçe Milli Eğitim Müdürümüzün onayı ve Kaymakamlığımızın desteği ile yaşama geçmiştir. Kitapları ücretsiz dağıtmaktayız.

mutluluklari-gozlerinden-okunuyordu.gifyasin-aktay-ogretmen-ve-gelecegin-yazarlari.gif

Şimdi bir kaç bilgi ve birkaç çift sözü de ben söyleyeyim.

Hidrostatik ve mekaniğin temelini atmış olan Arşimet günümüzden yaklaşık 2.200 yıl önce “Bana bir manivela verin dünyayı yerinden oynatayım” demişti. Burada teknik olarak bir çok mesaj verirken temelde de matematik ve bilimin gücünü vurgulamaktaydı.

Şimdi ben bu sözü değiştiriyorum; “bana bir öğretmen verin, size ülkeyi kurtarayım…”

İşte o öğretmenin çocukların “Yasin Öğretmen” dediği, Menteş Ortaokulu’nun Türkçe öğretmeni Yasin Kayın ve onun gibi öğretmenlerdir.

Aklıma Adana Vali yardımcısı Sayın Şükrü çakır geldi. Bu projenin en kısa zamanda detaylarını öğrenip kendisine sunacağım. Mutlaka çok sevinecektir. Vali yardımcısı olarak görevlerinin yanı sıra, okuyucu sayısının artmasına emek harcayan Sayın Şükrü Çakır gerçekten sevinecektir.

Söylenecek söz çok. Şimdi söz söyleme değil, örnek alma zamanı.

Sayın Yasin Kayın Öğretmen, Sayın Menteş Okulu Müdür ve Öğretmenleri, Sayın Yenişehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Kamil Çelebiyılmaz ve sayın Yenişehir Kaymakamı Dr. Mustafa Özarslan kocaman teşekkür ediyoruz…

Neden mi?

Bu gün küçük yarın büyük olup ülkemizi onurla temsil edecek büyük yazarların yetişmesine olanak sağladığınız için.

yenisehir-kaymakami-dr.-mustafa-ozarslan.gif

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.