Yaşamak; hem de boşanmış olarak!

Funda Girici yazdı

14 Aralık 2015 Pazartesi 09:22

Öyle bir hale geldik ki 5 yıldır evliyim diyenleri alkışlamak istiyorum. Biliyorum ki çoğumuz evlenmedik evliliğe itildik. Tanımadığımız bir adamla bilmediğimiz bir hayatı yaşamak zorunda kaldık.

Eşiyle problemi olan bir kadın öyle hemen keyfine göre boşanamaz. Büyük cesaret ister. Kocanız sizi aldatabilir, dövebilir, psikolojik baskı uygulayabilir ve hatta terk edebilir. Öyle hemen pes etmek yok. Erkektir yapar sen biraz sabret bakalım.

Eğer boşanmış bir kadınsanız, hareketlerinize çok dikkat etmeniz gerekir. Nasıl oturup kalktığınıza, nasıl güldüğünüze, nasıl giyindiğinize özenle dikkat edeceksiniz. Hiçbir konuda açığınız olmayacak; açık ne demekse… Erkeklere arkadaşlık edilmez. Daha doğrusu erkekten arkadaş dost olmaz. Ateşle barut hiç yan yana olur mu?

Türkiye’de yaşamak zaten zor, kadın olarak yaşamak daha zor hele boşanmış bir kadın olarak yaşamak? Allah yardımcınız olsun. 

Hem kadınsın hem boşanmış!  Yıllardır seni tanıyan komşuların, alışveriş yaptığın esnafların ve dost bildiklerinin bile bakışları değişir. Yolda gördüğün hiç bir erkeğe hal hatır soramazsın adını çıkarırlar. En kötüsü de boşanmış olduğunu öğrenen her erkek bakışlarıyla bile rahatsız etmeye başlar.

Erkeklerin boşanmış bir kadına bekarlardan daha farklı gözle bakmalarının sebebini hepimiz biliyoruz.  Kimse inkâr etmesin bunlar acı gerçekler. 

Çocuklarınıza hem anne hem baba olmak zorunda kalırsınız ve maddi anlamda tüm yük üzerinizdedir. Eski kocanız hakkınız olan nafakayı vermemek için bin bir türlü yola başvurur sesinizi çıkaramazsınız. Çünkü boşanmışsınız. 

Elalem sonra ne der! 

Yaşadığınız tüm bu ve buna benzer olumsuzluklara rağmen çocuklarınız için hayata daha sıkı sarılmak zorundasınız.

Bir süre sonra kendinizi evlenmek zorunda hissetmeye başlıyorsunuz. Çünkü bizim ebeveynlerimiz kız çocuklarını asla güçlü yetiştirmezler. İlle bir erkeğin koruyuculuğu altına girme zorunda olduklarını düşünürler; bilinçaltlarında vardır bu düşünce ve bu sakat anlayış ile kız çocuklarını yetiştirirler. 

Geri kafalı zihniyetlerin baskısı altında tek başına ayakta durabilmek neredeyse imkansızlaşır. 

Bir sakat anlayış daha; Boşanmış kadınlar bekar erkeklerle evlenemez. Yaşlı ve o da boşanmış olmalı. Gerekçeye bakın; “Zaten ikincisi birincisinden asla iyi olmaz kızım.”

Yanlış bir evlilikten boşanan erkek özgürlüğünü kazanır; kadın ise, kendi zindanını oluşturur. 

Bu hangi adaletin hangi demokratik anlayışın bir sonucudur?   

Yanlış bir evlilik yapmaktan korktuğu için 40 yaşına gelip de hala evlenememiş arkadaşlarım var. Bizde bir kere evlenilir çünkü!

Dul Düğünü! 

Belki bilmeyenleriniz vardır. Anadolu’da böyle bir kavram var. Kız evinde, kızın en yakın arkadaşları kına yerine geçen bir eğlence düzenler. Ertesi, gün de nikâh kıyılır. Bitti. 

Bir doğum günü kutlaması kadar bile değil. 

“Mürüvvet” dediğimiz insana yakışan mutluluk bile esirgenir boşanmış olandan. 

Allah’tan herkesin mutlu olmasını diliyorum. Dilerim her evlilik, tarafların karşılıklı sevgisinden doğan bir gönül birlikteliği olur. 

Lütfen! Lütfen! Bu konularda hiç kimseyi istemediği bir evlilik yapmaya zorlayarak, ona hayatı zindan etmeyin.

Lütfen! Funda Girici 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.