Dikkat! Stres Diş Çürümesine Neden Oluyor
Diş çürükleri, diş eti ve eklem hastalıklarının altında çok farklı faktörler olabilir.Özellikle kronik stresli bireylerde ağız kuruluğu oluşabilir. Stresin diş sağlığı üzerindeki en önemli etkisi diş yüzeylerinde çürük oluşumunu engelleyen koruyucu tabaka oluşmaz ve sonucunda yoğun diş çürükleri meydana gelir. Özellikle 18-20 yaş altı genç ve çocuklarda görülen stres, ağız sağlığı açısından çok önemli. Ebeveynler, bu stresi önemsemediğinden dolayı tedbir almakta gecikiyorlar. Bu da ilerleyen yaşlarda büyük sorunlara yol açıyor. 12-20 yaş aralığında görülen stres, 18-30 yaşlarında kanama, papil kaybı ve ağrı şeklinde görülen ciddi diş eti hastalıklarına zemin hazırlamaktadır. Strese giren çocuk ve gençler içine kapanıp, kişisel ağız ve diş bakımlarını ihmal ediyor. Ağız, diş ve eklem bölgelerinde görülen şikayetle gelen bu yaş çocuk ve gençlerde stres faktörünün değerlendirilmesi, tedavinin kalıcı olabilmesi ve ilerleyen dönemlerde problem yaratmaması açısından çok önemlidir.
Stres Kansere Davetiye Çıkarıyor
Çocuklarda klinik olarak baş ve kulak ağrısı, çiğneme esnasında eklem bölgelerinden gelen ses ve aşırı diş sıkmanın sonucunda, diş yüzeylerinde aşınma ve diş kırıklarının meydana geliyor. Batılı, gelişmiş toplumlardaki orta yaş üstü bireylerde karşılaşılan yaygın diş eti hastalıkları, çürük ve diş kayıplarının altında psikolojik sebepler aranmaktadır.
Stresin vücutta ilk etkilediği organlardan biri de dişler ve diş etleri oluyor. Psikolojik sebeplerden dolayı ağız bakımının ihmal edilmesiyle diş yüzeylerinde oluşan plaklar diş etlerinde hastalıklara neden oluyor. Gerekli tedbir alınmadığında ilerleyen yaşlarda diş kayıpları meydana geliyor. Kronik stres, protez kullananlar ilerleyen dönemlerde ağız içini daha da kötü hale getirdiği için kansere de davetiye çıkarıyor. Yaşam kalitesi iyi, stres yaşamayan insanlarda vücut, dişlerden kaynaklanan bir enfeksiyonu yapılacak tedavi ile ortadan kaldırabiliyor. Ama uzun süreli stres altında olan bireylerde bu tablo kiste, daha sonra da tümöre dönüşebiliyor. Kist de ihmal edilip, tedavi edilmezse ilerleyen dönemlerde kansere dönüşebiliyor.
Özellikle gençlerin ve çocukların stres sorunuyla başa çıkmayı öğrenmesi, ağız ve diş sağlığını da ihmal etmemesi gerekiyor.
Mide yanmasına iyi gelen pratik bitkisel çözümler
Mide yanmasını en aza indirmek için beslenmenize dikkat etmek atacağınız ilk adım olmalıdır. Sindirimi zor, aşırı yağlı gıdaları, tatlı atıştırmalıkları beslenme listenizden çıkarmakta fayda var. Ayrıca tuzu kontrollü olarak tüketmeli ve tuzlu hazır gıdalardan (fast-food ürünleri, patates cipsi, krakerler) uzak durmalısınız. Fazla baharatlı yemekler ve pul biber (veya toz acı biber) mide yanmasını arttırabilir.
İşte Mide yanmasına iyi gelen pratik bitkisel çözümler
1-Bir fincan havuç suyu,1 tatlı kaşığı lahana suyu ve 1 tatlı kaşığı balla karıştırılır. Havuç suyu yerine patates suyu da kullanılır.Bu karışımdan öğle yemeğinden 1 saat önce ve yatarken olmak üzere günde 2 defa yenilir.
2-Bir çay bardağı sıcak suya 1 çay kaşığı bal ve yarım limon sıkılıp içilir.
3-Yemeklerden sonra nane ve papatya çayı içilmelidir.Yemeklerden önce ise aynı safa çayı, nergis çayı, kantaron çayı, keten tohumu,meyan kökü gibi bitkilerden çay yapılarak içilir.
4- Bir bardak kaynar suya, 10 gram civanperçemi konulur. 10 dakika demlendirilip günde 2-3 bardak içilir.
5- Bir bardak kaynar suya 6 gram ufalanmış ebegümeci konulur.10 dakika bekletilerek günde 3 bardak içilir.
6-Bir bardak kaynar suya 5-10 gram kantaron konulularak 10 dakika demlendirilir.Öğle ve akşam yemeklerinden önce 1 bardak içilir.Bu karışımı içmeye 25 gün devam edilir.
7-Bir bardak suya 10 gram kuru üzüm konularak 10 dakika kaynatılarak içilir.
8-Bir su bardağına yarım fincan patates suyu.1 tatlı kaşığı lahana suyu ve 1 tatlı kaşığı bal konularak karıştırılır.Üzerine su ilave edilerek sabahları aç karnına içilir.
9-Bir su bardağına 1 fincan havuç suyu,1 tatlı lahana suyu ve 1 tatlı kaşığı bal konularak karıştırılır.Üzerine su ilave edilerek günde 3-4 bardak aç karnına içilir.Bu uygulamaya 2 ay devam edilir. Kaynak: (www.kadinkahvesi.com)
Halılarınızı kolayca temizlemek istermisiniz?
Eskiden ayda bir ve özellikle dini bayramlar öncesinde, annem elimize birer sabunlu bez verir ve halıları silmemizi isterdi. Kardeşlerimle birlikte, evdeki halıları temizlemek için saatlerce sabunlu bezle silerdik.
Mahalledeki bütün kadınları halılarını dövmek için bahçeye yada balkona çıkarır uzun bir sopayla (genellikle oklavayla) vurarak, dibe çökmüş tozların da çaresine bakarak halı temizliği yaparlardı.
Artık halı temizliği için çeşit çeşit kimyasal temizleyiciler, halıları yıkamak için halı yıkama makinaları ve en kolayı her şehirde halı temizliği için temizleme şirketleri bu işi kolayca yapıyor. Telefonla çağırıyorsunuz, gelip halıyı alıyorlar, birkaç gün sonra temiz olarak getiriyorlar.
Zaman zaman eski halı silme veya halı dövme yöntemlerinin uygulandığı da oluyor, ama artık genellikle Halı temizliği için bu halı yıkama şirketleri kullanılıyor.
Peki, ortada acil bir durum varsa, ne yapacaksınız? Diyelim ki akşam saatinde telefonunuz çaldı ve bir grup arkadaşınız, yarın size geleceklerini bildirdiler. Birden gözünüz halılarınıza takıldı ve pek de temiz gibi görünmediklerini fark ettiniz. Hatta birkaç yerde de hafif lekeler görünüyor.Evde halı temizleme deterjanınız var ama misafirleriniz gelinceye kadar kurumayabilir. Ne yapmalı? derken koltuklarınızdaki bazı lekeleri farkettiniz.
Durun, panik yapmayın. Hem halılarınızın, hem de koltuklarınızın kolay yoldan temizlenmesi için uygulayabileceğiniz basit bir yöntem var.
Mutfağa gidip, karbonat kutusunu alın. Avucunuza doldurduğunuz karbonatı, halınızın ve koltuklarınızın üzerine serpin. Lekeli yerlere özellikle dikkat ederek, karbonatı bolca saçabilirsiniz. En az iki saat, üzerine basılmasın ve oturulmasın. İki saat sonra da elektrikli süpürgenizle o karbonatları güzelce toplayın.
Artık halınız ve koltuklarınız, misafirlerin teftişine hazırdır.
Halı temizliği işte bu kadar kolay
Basen Eritmek İçin Bitkiler Çözüm
Basen eritme özellikle Türk kadınlarının büyük çoğunluğunun gerçekleştirmede zorlandıkları bir sorundur. Türk kadınlarının büyük bir kısmında basen ve kalça problemi vardır. Toplum olarak bol karbonhidratlı besinler tüketildiği için fazla kilolar kaçınılmaz hale geliyor. Bayanların vazgeçemediği altın günleri ve toplantılar da fazla kilolara davetiye çıkarıyor. Yanlış alışkanlıklardan zor olsa da vazgeçmek gerekir. Sağlığınızı tehdit edecek kadar fazla kilonuz var ise; biran önce kendini durdurun ve kilo sorununuz daha da ilerlemeden bir uzman yardımı ile fazla kilolarınızdan kurtulun. Hem güzelliğiniz hem de sağlığınız için gerekli olan tek şey bilinçli davranmaktır. Bilinçli davranıldığında basen eritme çalışmaları da işe yarıyor.
Basen eritme vücuttaki diğer bölgelere göre biraz daha zordur. İmkânınız varsa düzenli olarak haftada en az 3 ya da 4 gün yürüyüş yapın. Kalça ve basen eritme hareketlerini disiplinli bir şekilde yaparsanız ve diyetinize dikkat ederseniz olumlu sonuçlar alabilmeniz zor değildir.
Basen Eritme İçin Yararlı Bitkiler Nelerdir?
Basen bölgenizin zayıflamasını istiyorsanız ve bunun için bitkisel bir çözüm arıyorsanız, bitkisel çayları kullanabilirsiniz. Bu çaylar ile sadece basen eritme değil, bütün vücudunuzdaki fazla yağlarınızdan kurtulmanız mümkün olacaktır.
Yeşil çay; diyet yapan ya da yapmayan herkesin günde en az 2 fincan içmesi gereken bir çaydır. Vücutta oluşan ödemlerin atılmasında çok etkilidir. Vücudunuz ve sizin güzelliğiniz için yeşil çay içmeniz önemlidir. Bacaklarınızda ve basen bölgenizde oluşan ödemlerin atılmasına yardımcı olarak basen eritme etkisi yapacaktır.
UYARI: Yeşil çayı, hamileler ve emziren anneler kullanmamalı.
Biberiye; yağ yakımı ve ödem atımı özelliği ile basen eritme görevi de yapan en etkili yöntemlerden bir tanesidir. Biberiye çayının yanında, suyunuza biberiye yağı damlatarak da tüketebilirsiniz.
Zencefil; genellikle kış aylarında bağışıklık güçlendiren bir çay olarak bilinse de, basen eritme ve bölgesel zayıflamada yararlanılan en iyi bitkilerden bir tanesidir.
Lahana; yüksek su ve düşük yağ içeriği nedeniyle kilo vermenizi ve verdiğiniz kiloların, bölgesel olarak fazlalığınızın bulunduğu yerlerden gitmesini sağlayarak basen eritme görevi yapıyor.
Basen Eritme Çayı
1 çay kaşığı kakule
1 çay kaşığı kuru kekik
1 çay kaşığı tane karabiber
Taze zencefil (Kabuksuz dilimlenmiş)
İnce dilimlenmiş limon
Alabildiği kadar su
Basen eritme çayının hazırlanışı:
Bütün malzemeleri çayı yapacağınız kaba alın ve üzerine sıcak su dökerek 2 dakika demlenmesini bekleyin. Basen eritme çayı her seferinde taze hazırlanarak tüketilmeli demlendikten sonra uzun süre bekletilmemelidir.
Ağlayan Kek
Malzemeler
Keki için:
• 4 Adet yumurta
• 2,5 çay bardağı toz şeker
• 2 çay bardağı un
• 1 kahve fincan su
• 3 çorba kaşığı kakao
• 1 paket kabartma tozu
• 1 su bardağı süt
Üzeri için:
• 1 paket krem şanti
• 1 çay bardağı su
Kakaolu sos malzemeleri:
• 1 çorba kaşığı nişasta
• 2 kahve fincanı şeker
• 3 çorba kaşığı kakao
• 4 kahve fincanı su
Yapılışı:
Önce kek hamurunu hazırlayın. Bunun için büyük bir cam kasede yumurta ve şekeri çırptıktan sonra diğer malzemeleri sırayla ekleyip iyice karıştırın. Hiç bekletmeden pişeceği kaba döküp 170 dereceye ayarlanarak önceden ısıtılmış fırında 40 – 45 dakika pişirin.
Kekiniz pişerken kakaolu sosu hazırlayın. 1 çorba kaşığı nişasta, 2 kahve fincanı şeker, 3 çorba kaşığı kakao ve 4 kahve fincanı suyu bir tencereye koyup, orta ateşte sürekli karıştırarak pişirin ve ocaktan alarak soğumaya bırakın. Bu arada kakaolu sosunuzun üzeri kuruyup kabuk tutmaması için tencerenin kapağını kapatın.
Kekin pişme süresi tamamlanınca kuru bir bıçak ya da kürdan ile pişip pişmediğini kontrol edip, piştikten sonra tezgahın üzerine alarak bir bardak sütü kekin üzerine dökün ve keki soğumaya bırakın.
Bu arada 1 paket krem şantiyi 1 çay bardağı su ile iyice çırparak koyu bir krema haline getirin. Kek soğuduktan sonra üzerine krem şanti sürün. Krem şantinin üzerine de önceden hazırlayıp soğutulmuş kakaolu sosu dökün.
Ağlayan Pasta tarifinde şeker ve yumurtayı köpük olana kadar çırpmak çok önemli. Her kek malzemesinde olduğu gibi un, kabartma tozu ve vanilyayı ayrı bir yerde harmanlayıp birkaç kez eledikten sonra harca ilave ederseniz kekiniz daha hacimli olacaktır.
Üzeri için hazırladığımız çikolatalı sosu ılımasını bekleyip, ılıdıktan sonra üzerine dökmelisiniz. Ağlayan Pasta kremasını hazırladıktan sonra (toz krem şanti ve süt ile hazırlanan) buzdolabında bir süre bekleterek kullanmanızı öneririz.
Afiyet olsun.
Aftın Nedeni ve Tedavisi
Dil üzerinde, damakta ve yanakların iç kısımlarında oluşan aftların çok çeşitli nedenleri bulunmaktadır. Aft kimi zaman yoğun bir şekilde, kimi zamanda çok büyük boyutlarda görülebiliyor. Küçük aftlara minör, büyük afltara ise major aft adı verilmektedir. Aynı zamanda bir de herpetiform ismini verdiğimiz şekilleri olabiliyor. Aft sebepleri her ne olursa olsun ortaya çıkan bu sorun bulaşıcı değildir ve çıktığı bölgede kaşıntı ile kızarıklık şikayetlerine neden olur.
Ortası beyaz şekilde ve etrafı da kırmızı renkte görülen aftların sebepleri uzmanlarımız tarafından açıklandı. Hafif çukur bir görüntüsü olan ve çoğunlukla 2-3 milimetre çapında olan aft nedenlerini yazımızın devamında bulabilirsiniz.
Aft nedenleri
• Stres
• Asitli besinler
• Kötü ağız hijyeni
• Yoğun sigara kullanımı
• Çeşitli bağırsak hastalıkları
• Folik asit ve B12 vitamin eksikliği
• Bazı kalp, romatizma ilaçları
• Dil, dudak, yanak bölgesindeki travmalar, yani dudağı, yanağı ısırma
• Sert diş fırçaları
Aft Tedavisi
Normalde bir hafta içinde kendiliğinden geçen bir sorun olan Aft, kimi zaman çok uzun sürebiliyor ve bu durumda aft tedavisi ile sorunun üstesinden gelmek gerekiyor. Aftların kısa zamanda geçmesi ve sorun olmaktan çıkması için kortizonlu antibiyotik ilaçlar kullanılması gerekebilir.
Aft tedavisi yöntemleri arasında antibiyotik kortizonlu ilaçların yanı sıra antiseptik, anestezik içeren ağız gargaraları ve spreyleri de kullanımı önerilen tedaviler arasındadır.
İki hafta boyunca geçmeyen aftların tedavisinde mutlaka bir uzmana danışılmalıdır. Eğer geçmeyen aftınızın yanı sıra bir ay içinde 4 defa yenileyen aftlar söz konusuysa veya düzenli olarak aft sorunu yaşıyorsanız kanser riskini göz önünde bulundurmalı, bir uzmandan yardım almalısınız.
Tekrarlayan aft tedavisi için önce sorunun nedeni araştırılır ve neden ortaya çıkartılırsa uygun tedavilere başvurulur. Temelde yatan tetikleyici faktör anlaşıldığı zaman aftın tedavisi daha kolay olur. Vitamin eksikliğinden kaynaklı da ortaya çıkabilen aft tedavisinde vitamin takviyesi için her ay vitamin iğneleri uygun görülür.