Her yılbaşı geldiği zaman, kerametleri kendinden menkul birileri 31. Aralık tarihinde dini içerikli etkinlikler düzenler. Kendilerince amaç, Müslüman din kardeşlerini yılbaşı ahlaksızlığından kurtarmak. İşi daha öteye götürüp, yılbaşı eğlencelerinin Hıristiyan geleneği olduğu ve İslam ülkelerinde bunun kutlanmaması gerektiğini söylerler.
Bu sakat görüşü ileri sürerek,
1 Hem Hıristiyan (Özellikle Katolik) kültürüne hizmet ediyorlar
2 Hem de tarihsel birikimden ne kadar uzak olduklarını itiraf etmiş oluyorlar.
Müslüman Ülkelerde Yılbaşı etkinliğini yasaklamak Hıristiyanlığın rüyasıdır. Papalık isteseydi, böyle bir zaferi Hıristiyanlara kazandıramazdı. Brunei, Tacikistan ve Somali bu zaferi Hıristiyanlara armağan etmeye katkı koydular.

NOEL HEMŞERİMİZDİR; KENDİLERİ ANTALYALI OLURLAR
Noel Baba diye bilinen şahıs Antalyalıdır. Gerçek adı Aziz Nicolas (Saint Nicolas)’tır. İ.S 4. Yüzyılda yaşamış olan Aziz Nicolas, fakirlere, çocuklara ve kadınlara hediyeler vererek onların kötü duruma düşmelerine engel olmaya çalışırdı. Muhtaç olanları da utandırmamak için bu işi de genellikle gizli yapardı. Ancak bu topraklarda yaşamış olan Aziz Nicolas, esasında bu topraklarda var olan bir geleneği uygulamaktan başka bir şey yapmamıştır. Orta Asya Kültüründe bu hediyeleri getirenin Kurt olduğuna inanılırdı. Bu inanış ile özdeşleşmiş olan İskandinav Ülkelerinde “Kurt”, “Geyik”e dönüşmüştür.
Çam ağacının süslenmesi ise yine tanıdıktır.
Yine Kökeni Anadolu ve Mezopotamya kaynaklı Yaşam Ağacı Kültürü hemşerimizdir. Konunun detaylarına girmeyeceğim ama sembolik olarak ağaçların süslenmesi ve ağaçlara bizden bir parça asarak dilek sunmamız yeni değildir. Şu an Anadolu ve Mezopotamya’nın coğrafyasında binlerce belki de yüz binlerce ağaç, dilek ağacı olarak bilinmektedir.

Hiç ummadığınız bir subaşında, dar bir dağ yolunun dönüşünde, bir yatırın köşesinde dilek ağacı görmek mümkündür. Bu inanç, semavi dinlerden çok eskidir.
Yılbaşı Şenliklerini bu Topraklardan Koparmak Hıristiyanlığın Başarısıdır.
Maalesef Bazı Müslümanlar da bilmeden buna hizmet etmektedir…
Bilelim ki, İsa’nın doğum günü 25 Aralık değildir. Bu tarih yüzyıllar sonra, gerçek nedenlere göre değil, mistik inançlara göre karar altına alınmış bir tarihtir.
Noel kutlamaları ise, Asla ve asla bir Hıristiyanlık geleneği değildir. Sadece, insanlığın öteden beri inandığı geleneklerinin devamı ve bir parçasıdır. (Kültür emperyalizminin bir sonucu olarak da görebilirsiniz.)
Tarihsel süreç içinde, en iyilerin ve ilklerin mimarı olduğunu iddia eden Hıristiyan inancı bir de Yıldönümü törenlerine Noel diyerek sahiplenmiştir.

Değil arkadaşlar değil.
Yeni yıl törenlerinin başlangıcının binlerce yıllık tarihi vardır ve kaynağı da Anadolu’yu da içine alan Mezopotamya’dır.
Ama günümüzün boş teneke gürültü çıkarak sözde din âlimlerine bir önerim var: Ne Anadolu geleneğinde ne de Hıristiyan geleneğinde kırmızı kürklü Noel Kıyafeti yoktur. 1930 Yılında Coca Cola firması bir reklam kampanyasında bu figürü kullanmış ve dünyaya yaymıştır.
Haydi bakalım aslanlar; TV konuşmalarınızda bu anlayışın Coca Cola tarafından uygulandığını ve Coca Cola’nın yasaklanmasını gerektiğini anlatın. (Benim böyle bir düşüncem yok. Yılbaşı kutlamalarının Hıristiyan inancı olduğunu zanneden cahilleredir sözüm.)
HİTİLERDE YILBAŞI
Hitit Kralları, tanrıların temsilcileri olmakla aynı zamanda tanrılara karşı bazı yükümlülükler üstlenmişlerdi. Kral, Baş Rahip görevi ile tanrılara belirli bir takvim içinde yapılması gerekli bayramları icra etmek zorunda idi. Eğer bu görevi aksatırsa, tanrıların öfkesi bu kral üzerine çekilebilirdi. Bu bayramlardan biri “Hız Bayramı” adını aldı. Çünkü kral, kraliçe ve veliaht ile bazı bayramlar kent kent dolaşıp kutsanması gereken bayramlar için hızla dolaşıyordu. Bayramlarda Krallar genellikle rahip kılıklarında dolaşırlardı.

YENİ YIL BAYRAMI
Genel olarak bayramlar, bolluk ve bereketi, Dinsel temizliği sağlamak için tanrıları memnun edecek dinsel törenlerdir; Tanrılara yiyecek ve içecek vermek, onlara kurbanlar ve adaklar sunmak, dinin gerektirdiği gündelik işlemlerdir. Bayramlar bu işlevlerin daha yüksek düzeyde, daha kalabalık bir toplulukla, daha zengin malzeme ile yapılması demektir.
Hititlerde birçok bayram vardı. ( Ayın bayramı, Yılın Bayramı, Geyik Bayramı, Sonbahar Bayramı, İlkbahar Bayramı, Fırtına Bayramı, Orak Bayramı, Bağ Bozumu Bayramı, Harman Bayramı, Yıkanma Bayramı, Dağa Götürme Bayramı, Yaşlı Adamların Bayramı, Temiz Rahip Bayramı, Uzak Yerlerdeki İnsanların Bayramı vb.) Bayramların var oluş niteliklerine göre de törenler yapılırdı. Bunlardan en önemlisi “Yeni Yıl Bayramı” idi. O zamanki takvimlere göre yeni yıl ilkbaharda başlardı.
İlkbaharda başlayan yeni yıl, Mezopotamya’da kentin dışındaki “Akitu” evine düzenlenen bir resmigeçitten sonra, orada Fırtına Tanrısının önünde toplanan Tanrılara törenler düzenlenmesi ve onların da Kral ve Kraliçe’ye, bayrama katılanlara ve tüm ülkeye “ömür” vermeleri ile kutlanırdı. “Yılbaşında Fırtına tanrısı için, gökyüzü ve yeryüzünün büyük bir bayramı kutlandı. Bütün tanrılar toplandılar ve Fırtına Tanrısı’nın evine gittiler... Bu bayramda yiyin için! Doyun ve susuzluğunuzu giderin! Kralın ve kraliçenin ömrünü söyleyin (=uzun ömür verin)! Gökyüzü ve yeryüzünün ömrünü söyleyin! Ürüne bolluk söyleyin!”
KOVULAN KÖTÜLÜKLER

Doğal olarak ilk çağlarda insan yaşamını olumsuz yönde etkileyen bütün eylemler “kötülük” olarak tanımlanmıştır. Günümüzde de böyle. Kötülüğe uğramama ya da kötülükten korunma isteği, insanlık var olduğu günden beri süregelmektedir. Gelişen teknoloji, kötülüğün niteliklerini değiştirmiştir sadece.
Hıristiyanlık dünyasının sahiplenmeye çalışıp adına “Noel” dediği, insanlığın ortak kültürü olan yıl dönümü törenlerinin kökeni “kötülükten kurtulma” düşüncesine dayanır.
Yılın dönüşümü ile birlikte bütün kötülükler, atılır, kovulur ve yok edilir. Kışın yapraklarını dökmediği için kutsal sayılan Çam Ağacı’na da doğanın verdiği armağanlar asılarak dilek tutulurdu. Doğanın verdiği ürünü doğa ile paylaşmak olarak da adlandırılan Dilek Ağacı, “Noel Ağacı”na dönüşmüştür.
İnsanlığın binlerce yıllık birikimi olan bu kültür değerlerini Hıristiyanlığa mal etmek için gerçekten çok cahil olmak gerekir. Hıristiyanlık inancının arayıp da bulamadığı bir gaflet
Noel’i ve Yılbaşı etkinliklerini yasaklayan ülkelere bakın ne demek istediğim daha iyi anlaşılır.
Aynı karanlık kafaların ülkemizde çoğalmış olduğunu görmek de sürpriz değildir.

