Cuma sayfasını okudunuz mu?

21 Rebi'ül-Evvel 1437

01 Ocak 2016 Cuma 06:30

EY İNSANLAR!

Ey insanlar! Rabbinizin emrine uygun yaşayın. Gerçekten (kıyamet) saati(ni)n sarsıntısı çok büyük (dehşetli) bir şeydir. (Hac/1)

 OKUNMAMIŞ 3 MESAJINIZ VAR

Rahman ve Rahim Allah’ın Adıyla

Elif, Lâm, Râ. Bu (Kur’an, öyle) bir Kitab’dır ki onu sana; insanları Rablerinin izniyle (her türlü kişisel ve toplumsal) karanlıklardan aydınlığa; eşsiz galip ve övgüye layık olan (Allah’)ın yoluna çıkarman için indirdik. (İbrahim:1)

 (Resûlüm!) Biz Kur’an’ı sana zahmet çekmen için değil, ancak (Allah’tan) korkanlara bir öğüt olsun diye indirdik. (dâvetinden) yüz çevirirlerse de ki: “(Bana emrolunanları) sizin hepinize ‘aynen/eşit’ bir şekilde bildirdim. Artık tehdit edildiğiniz şey yakın mı, yoksa uzak mı bilmem.” (Ta Ha :2)


v O gün (kıyamette) her ümmet içinden kendilerine bir (peygamberi) şâhit göndereceğiz. (Resûlüm!) Seni de onların (hepsinin) üzerine şâhit getireceğiz. Biz sana (bu) Kitab’ı, her şey için bir açıklama, bir doğru yol rehberi, bir rahmet ve müslümanlara bir müjde olarak indirdik.  (Nahl :89)

YOLUMUZU AYDINLATANLAR

Eğer yerdeki ağaçlar (birer) kalem olsa, deniz de (mürekkep olsa), ardından yedi deniz ona (katılıp) yardım etse yine (bunlar tükenir de) Allah’ın kelimeleri tükenmez. Şüphesiz Allah mutlak galip, mutlak hüküm ve hikmet sahibidir. ( Lokman /27)

YUSUF B. HÜSEYİN (RA) BUYURMUŞLAR Kİ:

 “Hakiki manada Cenab-ı Allahı zikreden Onun zikri esnasında diğer şeylerin zikrini unutur. Hakkı hatırında tuttuğu için eşyayı hatırlamayıp unutan bir kimsenin lehine bütün eşya muhafaza edilir. Çünkü onun için Allah Teâlâ her şeye bedel olmuştur.”

“Halkın işareti “buluşları” kadar, buluşları “bilişleri” kadar, bilişleri sevgileri kadardır. Allah Teâlâ nezdinde kulun Allah’ı sevmesinden daha sevimli bir hal yoktur… Allah’ı seven kimsenin zilleti ve meskeneti gayet çok, halka karşı beslediği şefkat ve samimiyet duyguları pek fazla olur”.

 “Samimi ve dürüst kimsenin iki alameti vardır: Yalnızlığı sever, amelini gizli tutar”

“Allahım! Faydasız ilimden, ürpermeyen gönülden, doyma bilmeyen nefisten, kabul olunmayan duadan sana sığınırım.”   (Nesai, Müslim, Ebu Davud, Ahmed b. Hanbel)

YAŞAYAN KUR’AN: Hz. MUHAMMED(SAV)

O’NDAN (SAV) BİZE

El-Hâris el-A'ver radiyallahu anh'­dan:

"Mescide uğradım, insanların boş konuş­malara daldıklarını gördüm. Hz. Ali'ye ge­lip haber verdim. Şöyle dedi: “Hakikaten bunu yaptılar mı?”

“Evet” dedim.Şöyle dedi:

       “ Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu duydum.”

       “İlerde fitne olacaktır” “Peki ondan kurtu­luş nasıl olur, ey Allah'm Resulü?” diye sor­dum. Şöyle buyurdu:

       “Allah'ın Kitâb'ına sarılmakla. Çünkü siz­den öncekilerin haber(ler)i ile sizden sonraki­lerin haber(ler)i onun içindedir. Aranızda ve­receğiniz hükümler de onun içindedir. O (Kur'ân) önemli bilgileri ihtiva eder, içinde lü­zumsuz ve maksatsız hiç bir söz yoktur. Kim onu akılsızlığından dolayı terk ederse Allah onun belini kırar. Kim hidayeti ondan başka­sında ararsa Allah onu saptırır. O, Allah'ın sa­pasağlam bir ipidir. O, hikmetli olan zikirdir. O, dosdoğru yoldur. O kendisiyle arzuların sapmadığı, dillerin yalan şeyler söylemediği, alimlerin doymadığı, çok okumakla eskimeyen, harikuladeliği tükenmeyen bir kitaptır. O cin­lerin işitip de şöyle dedikleri bir kitaptır: 'Ger­çekten biz, doğru yola ileten harikulade güzel bir Kur'ân dinledik de ona imân ettik.' (Cin, 1) Kim ondan bir haber getirirse, doğru söy­lemiş olur. Kim onunla amel ederse ecir alır. Kim onunla hükmederse adil olur. Kim insan­ları ona davet ederse, doğru yola iletmiş olur. Ey (Haris el-) A'ver (bu öğütleri) dinle, kula­ğına küpe olsun!"    (Tirmizî)

Ali radiyallahu anh'dan: Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Kim Kur'ân okuyup ezberler, helâlini helâl; haramını da haram sayarsa, Allah bu sebeple onu cennete koyar. Ayrıca haklarında cehennemlik hükmü sabit olan ev halkından tam on kişiye de onu şefaatçi kılar." (Tirmizî)         

EFENDİMİZ (SAV) BUYURDULAR:

Ebu Hureyre (r.a)'tan rivayet edildiğine göre, Resulullah (s.a.v.) şöyle bu­yurmaktadır:

“Üzerine güneş doğan her hayırlı gün, Cuma günüdür. Çünkü Adem, o gün yaratıldı, o gün cennete konuldu ve o gün cennetten çıkarıldı. Kıyamet de ancak Cuma günü kopacaktır.” (Nesâî, Tirmizî)

 

KUR’AN BAŞIMIZA TAÇ, HAYATIMIZA REHBERDİR

Kur’ân-ı Kerîm, hiç şüphesiz, hepimizin baş tacıdır; çünkü yüce Rabbimizin bize gönderdiği kitabıdır. Ne büyük şeref, ne tatlı bir iltifat ve mazhariyet! Bizim o padişahlar padişahının bu şahâne fermanını, defalarca öpüp başımıza koymamız, yüzümüze, gözümüze sürmemiz, ona en büyük saygıyı göstermemiz icap eder.

Onda eski ümmetlerin ibretleri, geleceklerin haberi vardır. Onun içinde bize yöneltilmiş emirler, yasaklar bulunuyor. Biz ancak onları en iyi tarzda öğrenip tamı tamına uyguladığımız zaman Hakk’ın rızasına erişebiliriz. Hiçbir kaçamak imkânı yoktur, tembelliğin hiçbir mazereti olamaz. Ruhumuzun, bedenimizin, maddî ve mânevî rahatsızlıklarımızın devası, çaresi Kur’an’dır. Fert, aile, cemiyet, ümmet ve nihayet bütün insanlık ona uyulduğu zaman huzura ve mutluluğa kavuşabilecektir; çağımızın buhranlarına reçete Kur’an’dır.

Bu kadar kıymetli, dünya ve âhiretimiz bakımından bu derece ehemmiyetli bir kitabı acaba bu mevki ile mütenasip öğretip öğreniyor muyuz? Maalesef hayır. Kur’an evlerimizde garip garip, boynu bükük durur; yeni nesillerin anlayacağı doyurucu tefsirler yoktur, kütüphanemizin raflarında tefsir kitapları toz tutmuştur. Birçok müslüman onu yüzünden bile okumasını beceremez; okuyanların çoğu tertil ve tecvide, tâzim ve tebcile riayet etmez veya iyi okursa da içindeki ahkâmı bilmez, çoğumuz ise İslâmî emirlere uymaz, Kur’ân-ı Kerîm’e zıt bir hayat tarzı sürdürürüz. Büyük alim Hasan-ı Basrî (rha.) diyor ki:

“Kur’ân-ı Kerîm, ahkâmına uyulsun, kendisiyle amel olunsun diye indirilmiştir. Halbuki şimdi halk onun sırf kıraat ve tilavetini amel edinmiş.”

Meşhur sahabî Abdullah b. Mes’ûd’dan da böyle bir ifade rivayet edilir. Demek ki söze takılıp kalmak, öze inmemek, ana gayeyi unutup detayla oyalanmak, lafa dalıp icraata, çalışmaya, emrin gereğini îfâya, eyleme geçmemek eski, yaygın, çirkin ve çok tehlikeli bir hastalık. Bu hastalıktan kendimizi kurtarmak zorundayız sevgili okuyucular! Meşhur mutasavvıf alim Ebû Abdurrahmân Muhammed b. Hüseyin es-Sülemî (v. 412/1021) bu mevzuda çok dinamik, çok değerli bir metot zikrediyor ve diyor ki:

“Bize ilim öğreten üstatlarımız rivayet ettiler ki onlar, on âyet-i kerîme (veya bir aşr-ı şerîf) öğrendiler mi, asla daha öteye geçmez, önce o on âyet ile amel ederler, sonra öğrenmeye devam ederlermiş. Biz de o usulü takip ettik. Bu yolla Kur’ân-ı Kerîm’i ve onunla ameli (ahkâmına ittibayı) birlikte yan yana öğrendik.”

Cehalet felakettir, amelsiz ilim ise vebal sayın okuyucular! Silkinelim, atâlet ve cehaleti yenelim; Allahu Teâlâ’nın aziz kitabını yeni bir şevkle, aşır aşır, deste deste, sözünü belleyip, ahkâmını tatbik ede ede bağrımıza basalım, başımıza taç, hayatımıza rehber eyleyelim. Salahımız, felahımız, nusretimiz, izzetimiz, saadetimiz Kur’an’ı iyi anlayıp iyi uygulamaktadır.

Bütün dertler, musibetler, belalar, zararlar, ziyanlar, fitne ve fesatlar, isyanlar, anarşiler, dinden uzaklaşmaktan doğuyor; adeta ilahi ve amansız bir ceza olarak başımıza yağıyor. Çare tevbe etmekte, İslam’a dönmekte! Başka yollar çıkmaz, başka nizamlar faydasız...

En güzel, en mükemmel, en tesirli, en şifalı ilaç İslam! Ne mutlu Müslüman olanlara!..

Bu Yılın En Anlamlı Kampanyası: Hadis-i Şerif Okuma Yılı

Uluslararası Ufka Yolculuk Kültür Yarışması heyeti tarafından, dünyada dostça yaşayanların Son Peygamberin mesajlarıyla buluşmalarını sağlamak amacıyla hicri 1437 – miladi 2016 “hadis-i şerif okuma yılı” ilan edildi. Camiler, okullar, evler ve iş yerleri başta olmak üzere her mekânda, bireysel veya gruplar halinde hayatı anlamlı hale getirecek ve geniş kitlelerde farkındalık oluşturacak bir dizi etkinlik gerçekleştirilecek.

Uluslararası Ufka Yolculuk Kültür Yarışması, her yıl “en doğru ve en temel-sahih bilgileri içeren kitapların” heyecan veren bir yarışma formatında geniş kitleler tarafından okunması, anlaşılması ve hayata tatbik edilmesi gayesiyle düzenleniyor.

Bu yıl yarışma kitabı olarak, insanlara dünya ve âhiret saâdetini kazanma yollarını gösterecek, zâhirî ve bâtinî edeplerin elde edilmesini sağlayacak, iyiye ve güzele teşvik ederken kötüden ve çirkinden uzaklaşmayı temin edecek, sahih hadislerden oluşan muhtasar bir kaynak olan İmam Nevevî’nin Riyâzü’s-Sâlihîn eseri seçildi. Bu kapsamda, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin Özafşar’ın “Riyâzü’s-Sâlihîn’den 1001 Hadis Seçkisi” eseri, yarışma kitabı olarak belirlendi. Geçen yıl 265 bin kişinin başvurduğu yarışmada bu yıl bu sayının 300 bini aşması bekleniyor. Yarışma başvuruları ve detaylı bilgi için www.ufkayolculuk.com adresi ziyaret edebilirsiniz.

Bulamaca yerine bu görselleri kullanıyoruz.

Bu köşenin içeriği  SON PEYGAMBER PLATFORMU’ nun katkılarıyla, KUR’AN’IN ANLAMIYLA BULUŞMAK  PLATFORMU tarafından hazırlanmıştır. Ayet mealleri Hasan Tahsin  Feyizli'nin  Hazırladığı Feyzü'l Furkan Açıklamalı Kur'an-ı Kerim Meali’nden alınmıştır.   Ayet meallerinin tamamına www.kuran.global  ses dosyalarına www.akradyo.net adreslerinden ulaşabilirsiniz.

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.