Kadın ve yaşam sayfası

Kadın ve yaşam sayfası

04 Ocak 2016 Pazartesi 10:04

DOMATES SUYUNUN FAYDALARI

Bol ve çeşitli vitaminleri, mineralleri ve faydalı organik asitleri ile tıbbi değeri çok yüksek bir sebze olan domatesin, faydaları saymakla bitmiyor...

Bol ve çeşitli vitaminleri, mineralleri ve faydalı organik asitleri ile tıbbi değeri çok yüksek bir sebze olan domatesin, vücuda kükürt, fosfor ve organik sodyum verdiğini vurgulayan uzmanlar, bir domatesteki C vitamininin, tavsiye edilen günlük miktarın yüzde 50 sinden fazla olduğunu bildiriyor.

• Uzmanlar, domatesin damarları yumuşattığını, kanı durulttuğunu, üre miktarını düşürdüğünü, vücudu gençleştirdiğini belirterek, • Kalp, karaciğer, böbrek bozuklukları için çok faydalıdır.

• Domatesin, böbrekleri çalıştırarak bol idrar söktürdüğünü ifade eden uzmanlar, vücutta biriken üre asidi ve ürat tuzlarını eriterek idrarla dışarı attığını, vücutta biriken suyu boşalttığını kaydediyor. • Kansere tutulmamak için domatesin iyi bir sebze olduğunu bildiriyor.

• Safra ve böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur • Domatesin C ve E vitaminleri içerir, zengin bir potasyum kaynağı olduğunu ve çok az miktarda tuz bulunduğu için, yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olur ve vücudun su tutmasını engeller.

• Domateste, yüksek oranda bulunan C vitamini, bağışıklık sisteminin gelişmesinde, grip ve nezle gibi hastalıkların tedavisinde faydalıdır. • Domatesin hazmı kolaylaştırdığını, özellikle nişastalı yiyeceklerin (hamur işleri, kuru erzak) kolay sindirilmesini sağladığı belirtiliyor.

• Damar sertliğini giderir. • Romatizma ve nikriste faydalıdır. • Kabızlığı giderir. • Mide ve bağırsakların düzenli bir şekilde çalışmasını sağlar.

• Cilde tazelik ve pembelik verir. İsiliği ve mayasılı giderir. • Nasırların sökülmesine yardımcı olur. • Çıbanların olgunlaşmasını sağlar. • Arı sokmasında ve yanıkların tedavisinde faydalanılır.

• Midesi zayıf olanlar,böbrek ve mesanelerinde iltihap olanlar,domates suyunu içmelidirler. • Antioksidan özelliği ile kansere ve kalp hastalıklarına yakalanma riskini, felç geçirme ve katarakt tehlikelerini azaltır.

• Kalbi hastalıklara karşı koruyan ve daha birçok faydası olan likopen maddesi, domates suyunun %85'inde bulunur.Ayrıca likopen  erkeklerde  kısırlığı önler.

Güçlü Hafıza İçin Neler Yapmak Gerekir?

Günümüz insanının hafızası yardımcı araçların çoğalmas ile iyice tembelleşti. Önceleri yakınlarımızın telefonlarını ezbere bilirken şimdilerde ancak cep telefonu hafızasına bakarak hatırlıyoruz. Beyin tıpkı diğer organlarımız gibi kullanıldıkca güçlenen, kullanılmadıkcada zayıflayan bir organımızdır. Bu nedenle beynimizi geliştirici egzersizlere olabildiğince önem vermek zorundayız.

Beyin kaslarını harekete geçirerek, daha güçlü hafızaya sahip olabilmenin mümkün  olduğunu ortaya koyan araştırma sonuçları şöyle:

– Bir şeyi öğrenmek için el hareketleri kullanmak beynin anımsama yapmasında  kolaylık sağlıyor.

– Televizyon izlemek, kitap okumak ve müzik  dinlemek gibi aktivitelerle beyni meşgul etmeden kesintisiz en azından 6 saat  uyuma hafızayı onarıyor.

– Sakinleşmek ve stresten uzak durmak beyne ciddi anlamda yardımcı oluyor.

– Egzersiz, tüm vücuda özellikle beyindeki hafıza bölümlerine ulaşarak kan  akımını hızlandırıyor.

– Brüksel lahanası, brokoli, kabak, yapraklı yeşillikler, kiraz, kırmızı elma, patlıcan ve üzüm gibi parlak renkteki sebze ve meyve yemek hafızayı kuvvetlendiriyor.

-Okumak ve okunan kitabı tartışmak hafızayı güçlendiriyor. Beyindeki düşünmeden sorumlu bölgeyi güçlendirmek için okunan şeyin tercüme edilmesi de etkili oluyor.

– Koku, hatırlamaya yardımcı oluyor. En kuvvetli ve ekonomik koku ise  biberiye. Konsantrasyon ve dikkat sorunu çeken kişilere biberiye içerikli parfüm  öneriliyor.

– Tek bir şeyle ilgilenmek. Örneğin, kitap okurken televizyonun açık  olmaması, yemek yaparken telefonla konuşmamak gibi?

– Şarkı ezberlemek.

– Sürekli yeni şeyler öğrenmek.

Evimize Halı Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Ev dekorasyonu sırasında yapılan en büyük hatalardan biri olan yanlış halı seçimi evin tüm havasını bir anda değiştirebiliyor. Halı seçiminin en başta yapılıp halıya göre mobilya alınması ise yapılan en büyük hatalardan biri.

Ev dekorasyonu belli bir sırayı ve düzeni takip etmeli. Bu sıra izlenmediği zaman birbirleriyle uyumsuz mobilya, halı, aksesuar seçilmesi kaçınılmaz oluyor.

 Peki halı seçerken nelere dikkat etmeliyiz?

En başta dediğimiz gibi halı mobilya perde seçildikten sonra seçilmelidir. Çünkü en başta desenli halı seçerseniz sizi kısıtlar ve ona uygun mobilya seçmekte zorlanırsınız.

 

Modern tarz evlerde minimalist, geometrik şekilli veya düz renk halılar seçilmelidir.

Klasik evlerde yine mümkün olduğunca düz halı seçmekte fayda vardır. Desenli halılar evinizi olduğundan daha karışık gösterir.

Kapı girişlerinde, koridorlarda kaydırmaz halı kullanmak ev kazalarını önleyeceği gibi daha kullanışlı bir seçenek olacaktır.

Çocuk veya bebek odalarında antibakteriyel halılar kullanılmasına dikkat edilmelidir. Özellikle dijital baskılı makine halıları çocuk odaları için güzel bir seçenek olabilir.

Tüm evinize halı seçerken dikkat etmeniz gereken en önemli detay halının antibakteriyel, kolay temizlenir ve leke tutmayan şekilde olmalıdır. Böyle halılar size büyük kolaylık sağlayacaktır.

Kadınlar neden fazla üşür?

Aynı ortamı paylaşan bir kadın ve erkek için düşünüldüğünde erkekler ortam sıcaklığını normal bulurken kadınlar üşüdüğünü söylerler. Peki kadınlar neden üşür merak ettiniz mi hiç? Sizin için yaptığımız araştırmalar doğrultusunda kadınların neden çok üşüdüğünü açıklayalım.

Kadınların erkeklere oranla daha çok üşümelerinin nedeni, tıpta ” Raynaud Sendromu” denen bir rahatsızlıkla ilgilidir. Ve bu sendromun kadınlarda görülme olasılığı, erkeklere oranla dokuz kat daha fazladır. Soğukla birlikte küçük çaplı bazı kan damarlarının içinde spazmlar oluşur ve bunlar kan dolaşımını engeller. Bu durum genellikle burun ve damarlar içinde ortaya çıkar. Bu halk arasında üç renk rahatsızlığı olarak ta adlandırılır. Çünkü kan dolaşımının yavaşladığı bölgeler önce beyaz bir renk alır, daha sonra oksijen yetersizliği nedeniyle mavileşir. Ve son olarak kanın normal olarak gelmesiyle birlikte kırmızılaşır.

Peki kadınların daha çok üşümesine çare olacak bir tedavi veya yöntem var mıdır? Aslında bir tedavi yöntemi yok denilebilir.Özellikle el ve ayaklardaki üşüme morarma derecesinde çok oluyorsa ilaç tedavisi hatta gerekirse cerrahi müdahale yapılabiliyor. Fakat aşırı bir üşüme sendromu söz konusu değilse nedeni kansızlık ve demir eksikliği de olabilir. Bu durumda hastalığa yönelik tedavi üşümeyi azaltabilir. Halk arasında çok üşüyorum diyenlere pekmez içmesi önerilir. Bu da kansızlık ve demir eksikliği için faydalı olacağındandır. Eğer hiçbir rahatsızlığınız yoksa ve çok üşüyorsanız sıkı giyinmekten başka çare kalmıyor sanırım. Sağlıklı günler dileriz. www.kadinlariz.com

PRATİK PIRASA BÖREĞİ TARİFİ

MALZEMELER

 

          3 adet yufka

          6 adet pırasa

          2 adet havuç

          1 yemek kaşığı sıvıyağ

          Tuz

 

SOS MALZEMELERİ

 

          1 su bardağı yoğurt

          1 çay bardağı süta

          1 çay bardağı sıvıyağ

          1 adet yumurta

HAZIRLANIŞI

Pırasaların dışındaki sert kabukları güzelce soyup temizliyoruz ve sonrasında pırasaları ince ince doğruyoruz. Tavamıza 1 yemek kaşığı sıvıyağı döküp, pırasa ve rendelenmiş havuçları tuzla beraber kavuruyoruz. Şimdi tavamızın kapağını kapatalım ki kendi kendine suyunu salsın ve yumuşasın. Pırasalar piştikten sonra ocağı kapatıp bir kenarda soğumasını bekliyoruz.

 Derin  bir kap alıp yoğurt, süt, yumurta ve sıvıyağı karıştıralım. Onu da daha sonra kullanmak üzere bir kenara koyuyoruz.

Şimdi yufkaların her birini ikiye bölüyoruz. Üzerinene yoğurt ile hazırladığımız sosu sürüyoruz ve yufkanın geniş kenarına pırasalı harcımızı koyup rulo şeklinde sarıyoruz. Elde ettiğimiz ruloyu da kendi etrafında gül şeklini elde edecek şekilde sarıyoruz. Diğer iki yufka içinde aynı şeyi yapıyoruz fakat bu sefer kendi etrafında değil ilk yaptığımız gül şeklinin etrafına halka şeklinde doluyoruz. Yani sonuç olarak tepsimizde büyük bir gül şekli elde ediyoruz.

Sosun kalanını ya da yumurtanın sarısını bu elde ettiğimiz güle sürüyoruz ve fırında 180 derecede üstü kızarana dek pişiriyoruz. İşte böreğimiz hazır.

  Afiyet olsun.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.