Yumurtanın Hangi Kısmı Daha Faydalı?
Yumurtanın beyazında hiç yağ bulunmamaktadır, sarısı da proteince zengindir. Bu sebepten, aslında iki kısmı da yeterince sağlıklıdır ve birlikte tüketilmesi daha faydalıdır.
Yumurtayı genellikle günlük öğünlerimizden en az birinde tüketiyoruz, besin değerleri yüksek ve zengin olmasından ötürü de tüketilmeyi hakediyor. Kolesterol değeri çok yüksek gibi söylentilerden endişelenmeyin, bu söylentilere sebep olan içerik çoğunlukla doymamış yağ asitleridir ki bu da sizin kalp ve dolaşım sisteminiz için oldukça faydalıdır.
Yumurtanın Beyazının Faydaları
• Yumurta beyazında kesinlikle hiç yağ yok ve çok az kaloriye sahip, bu nedenle çok sağlıklı. Risk yumurtayı yağda pişirdiğimiz zaman başlıyor, yumurtayı pişirirken kullandığımız yağ genellikle sağlığımıza zararlı besin değerleri içeriyor.
• B vitamini bakımından zengin.
• Yumurtanın beyazı sarısından daha az kaloriye sahip.
• Kilo vermek için uygun bir besin olarak görülüyor. Birçok kişi çokça protein ve vitamin sağladığından ve doyurucu olduğundan dolayı kahvaltıda sadece yumurtanın beyazını yiyor. Fakat, kahvaltıda yalnızca yumurtanın beyazını yemenizi önermiyoruz. Bir kase yulaf ezmesi veya taze sıkılmış meyve suyu gibi besinlerle desteklerseniz daha sağlıklı olacaktır.
• Yumurtanın beyazı güzelliğinize de faydalıdır. Cildi yumuşatmak için mükemmel bir kaynaktır ve ayrıca tahriş olmuş bölgeleri de tedavi edebilir.
• Yumurtanın beyazı içinde biraz peptit (iki veya daha fazla aminoasidi bağlayan bağ) de barındırır, bu da kan basıncınızı düşürmeye yardımcı olur.
Yumurtanın Sarısının Faydaları
• Yumurtanın sarısında beyazında olduğundan daha fazla protein vardır.
• Yumurtanın sarısı yağ değerleri bakımından zengindir. 1 adet yumurtada 4 gram yağ bulunmaktadır, sadece 1.5 gramı doymuş yağ veya faydasız yağlardandır. Geri kalanı doymamış yağdır ve bu doymamış yağlar vücudumuz için çok faydalıdır. Kolesterol seviyesi çok düşüktür ve bu sebepten sağlıklı insanlar için zararsızdır. Eğer yüksek kolesterolünüz varsa, tüketimini azaltabilirsiniz fakat tamamen yemeyi bırakmayın çünkü protein içeriği çok faydalıdır.
• Yumurtanın sarısı vitamin ve mineral kaynağıdır. Demir, fosfor, potasyum ve magnezyum açısından zengindir. Şu vitaminleri içinde barındırır: A, E, D, B9 (folik asit), B12, B6, B2 ve B1. Unutmayın ki D vitamini bakımından zengin çok az besin var, yumurtanın sarısı da onlardan biri.
• Yumurtanın sarısıyla ilgili gözden kaçırmamız gereken diğer bir gerçek: kolin adında bir madde içerir. Bunun neden yararlı olduğunu biliyor musunuz? Beyin sağlığına ve hafızaya çok iyi gelir, Alzheimer veya demans gibi hastalıklarla savaşır. Etkileyici değil mi?
• Yumurtanın sarısı aynı zamanda lesitin bakımından zengindir. Bu elementin iyi yanı, kolesterol ile birleşir ve onun vücut tarafından tamamen emilmesini önler. Lesitin aynı zamanda kemik iliğine, beyne, karaciğere, kalbe ve sinir sistemine, belleğimize de çok iyi gelir ve konsantrasyonu arttırmaya yardımcı olur. Şimdi kim yumurtanın sarısını yemenin sağlıksız olduğunu söyleyebilir? Tabii ki hiç kimse!
• Bir çok insan protein alabilmek için çiğ yumurta sarısı yiyor veya onu çiğ biçimde smoothielerle karıştırıyor. Yanlış! Yumurtanın sarısını çiğ yemek salmonelloz gibi hastalıklara yol açabilir. Yumurtanın sarısını pişmiş yemek her zaman daha iyidir çünkü sağlık değerleri aynı kalacak ve böylelikle problemleri uzak tutacaksınız.
Pirinç Sütünün Sağlığa Faydaları
İçinde pirinç pişirdiğiniz su, deri rahatsızlıklarını hafifleten ve doğal kapatıcı görevi gören mükemmel bir sağlık iksiri olarak kullanılabilir.
Pirinci pişirdikten sonra geriye kalan su olan pirinç sütü son yıllarda oldukça popüler hale geldi. Cilde ve saça iyi gelmesinin yanında, ishal gibi bazı sağlık sorunlarının üstesinden gelmede de etkilidir. Vitamin ve mineral yönünden zengin olan pirinç sütü, mide bulantısı ve kusmayı hafifletir. Ve hatta anne sütü üretimini bile hızlandırır.
Asya’da pirinç sütü en popüler güzellik numaralarından biri. Çünkü içerdiği birçok vitamin ve mineral onu cilt ve saç bakımı için mükemmel hale getiriyor. Pilav pişirdiğiniz suyu neden hiçbir zaman atmamanız gerektiğini öğrenmek istiyorsanız, gelin birlikte makalemize bakalım.
Pirinç sütü, pirinç tanelerinin pişirme sürecinde kaybettiği besinler olan, B vitamini, folik asit, demir, potasyum, çinko ve magnezyum yönünden oldukça zengindir. Özellikle beyaz pirinç, pirinç sütü üretmede daha etkilidir. Çünkü bu tür pişirildiğinde, esmer olana kıyasla daha fazla değerli besini suya salar.
Pirinç sütünün sağlığa temel faydaları
• Enerji verir.
• İshal, bulantı, kusma gibi mide ve bağırsak problemlerine iyi gelir.
• Mide ve bağırsak iltihabını önler.
• Vücut sıcaklığını dengelemeye yardımcı olur.
• Hamile kadınlara anne sütü üretimini harekete geçirmesi ve arttırması için tavsiye edilir.
• Cilt sorunlarını hafifletir.
• Kabızlığı önler ve tedavi eder.
Pirinç Sütünün Güzellik İçin Faydaları
Pirinç sütü cildinize iyi gelen vitamin, mineral ve antioksidan gibi birçok yararlı maddeyle doludur. Bu pirinç sütü cildinizde güneşin zararlı ışınlarına karşı koruma oluşturur, tahriş ve iltihaba karşı savaşır ve hatta erken yaşlanmayı bile engeller.
Pirinç sütünün içindeki en faydalı maddelerden biri, hücre gelişimini hızlandırıp kan dolaşımını hareketlendiren ve böylece yaşlanmanın erken belirtilerini engelleyen ve gözeneklerin görünümünü azaltan, vitamin yapısında olan inositoldür. Hepsini bir araya toplamak gerekirse, pirinç sütünün faydaları şunlardır:
• Daha yumuşak ve pürüzsüz bir cilt sağlar.
• Mükemmel doğal bir kapatıcıdır.
• Gözeneklerin görünümünü azaltır.
• Ciltteki tahrişleri dindirir.
• Ciltte koruyucu bir tabaka oluşturur.
• Saçlara uygulandığında ipeksi ve yumuşak bir görüntü elde edilmesini sağlar.
Pirinç Sütü Nasıl Yapılır?
Birçok insanda pirinç sütünün, pirinci pişirmeden önce tanelerin yıkanmasıyla elde edilen su olduğu yönünde yanlış bir algı vardır. Ama pirinç sütü bu değildir. Aslında bu suyu başka amaçlarla kullanabilirsiniz. Fakat gerçek pirinç sütünden elde edeceğiniz faydalara ulaşamazsınız. Gerçek pirinç sütüne elde etmek için pirinci suda kaynatmanız gerekir.
Damat Boğan Kurabiyesi
Malzemeler:
Hazırlanışı:
Normalde bu tarifte 1 su bardağı un var ancak eşimin talebi sonucu unu tamamen tariften çıkardım ve sonuçtan gayet memnun kaldık. Oldukça narin bir kurabiye oldu tadına ilk kez bakanlar genelde hayret ve beğeni ile tepki veriyorlar. Öncelikle margarin gibi yumurtanın da oda sıcaklığında olmasını tavsiye ediyorum. Yaklaşık 500 – 600 gram kadar nişasta kaldırıyor. 1 su bardağı pudra şekeri, kabartma tozu, vanilya ve 200 gram kadar nişastayı yoğurma kabınızda iyice harmanlayın. Daha sonra içine yumuşak margarini ve yumurtayı ekleyip yoğurun. Daha sonra nişastayı yavaş yavaş ekleyebildiğiniz kadar ekleyerek yoğurmaya devam edin. Yeterince nişasta eklediğinizde şekil verirken hamur pişmiş gibi çatlayabilir, bu sizi endişelendirmesin. Eğer nişastası eksik kalırsa kurabiyeler şeklini koruyamıyor. Şekil verdiğiniz kurabiyeleri yağlı kağıt serili bir tepsiye dizip 170-180 derecede 30 dakika kadar pişirin. Fırınınızın mizacına göre kontrol edin, üstünün hiç kızarmaması gerek. Üzerine pudra şekeri serpmenize hiç gerek yok şeker miktarı az görünebilir ancak baymayan kıvamında bir tatlılığı oluyor. Afiyet olsun.
Horlamak Uykunuzu Bölüyor mu?
Horlamak teknik olarak hastalık sayılmasa da kesinlikle bir problemdir.Bizi ve çevremizdekileri rahatsız eden horlama sesi, burnumuzdan ve ağzımızdan aldığımız nefesi engelleyen şeylerden kaynaklanır. Horlamak hastalık olarak kabul edilmiyor, sağlığınıza da çok büyük bir etkisi yok fakat uykunuzun kalitesini negatif olarak etkileyebilir ve ayrıca vücudunuzdaki başka bir probleme de işaret ediyor olabilir.
Eğer horlamanız sizi bütün gece ayakta tutuyorsa ya da uykunuzda yeterince dinlenmenizi engelliyorsa, muhtemelen bu problemden uzaklaşmanın bir yolunu arıyorsunuzdur. Horlamak çok yaygın bir durum olsa bile, bir çok ailede ve çiftte büyük oranda strese sebep olabilir. Bu yüzden, bugünkü yazımızda sizinle, sizi uykunuzdan eden, partnerinizi, eşinizi veya ailenizi rahatsız eden horlamayı önleyen en etkili yöntemleri paylaşmak istiyoruz.
Horlamayı Önlemek ve Azaltmak için Bazı Öneriler
• Yatmadan önce uzak durmamız gereken şeyler: alkol, ilaç, kahve ve ağır yiyecekler.Alkol boğazınızdaki kasları aşırı derecede rahatlatarak horlamaya sebebiyet verir. Gece aşırı ve yüksek kalorili yiyecekleri yemek de solunum yollarınızda engel oluşturabilir ve diyaframınızın kasılmasına sebep olarak horlamayı arttırabilir.
• Nevresim, çarşaf ve yastık kılıflarınızı düzenli olarak yıkayın. Aynı nevresimi çok uzun süre kullanmak toz akarlarının ve diğer alerjiye sebep olan canlıların oluşması için harika bir ortam yaratır. Bu durum, alerjisi olmayan insanlarda bile tıkanma yaratıp, nefes alıp vermeyi zorlaştırarak horlamaya davetiye çıkarabilir.
• Horlamayı azaltmak için en iyi uyku pozisyonu yan tarafınıza yattığınız pozisyondur. Sırt üstü uyuduğunuzda, diliniz damak ve boğazınızın arasında kalıp nefes alıp vermenizi daha da güçleştirir. Yan tarafınızda uyumanın en iyi yöntemi sırtınızın arka tarafına küçük bir tenis topu koymaktır, böylelikle uyurken dönmeye çalıştığınızda bu top sizi rahatsız edecek ve yan yatma pozisyonuna geri döneceksiniz.
• Alerjilerinizi tedavi ettirin. Eğer kronik bir alerjiniz varsa veya sık sık tıkanıyorsanız bunlar horlamanıza sebebiyet veriyor olabilir. Alerjilerinizden uzaklaşmak ve horlamayı tamamen önlemek için dekonjestan veya antihistamin ilaçlar almak iyi bir fikir olabilir. Fakat mutlaka bu ilaçları kullanmadan önce doktorunuza danışın, ve çok uzun bir süre boyunca kullanmamaya çalışın.
• Aşırı kilolu olmaktan kaçının. Obezite ve aşırı kilo horlama ihtimalinizi yükseltir. Bunun sebebi, fazla ağırlığın solunum yollarına baskı uygulaması ve nefes almanızı daha da güçleştirmesidir. Eğer aşırı kilonuz varsa, bu fazla kilolardan kurtulmanın yollarını araştırmaya başlayın. Bu şekilde hem horlamayı önlersiniz hem de fazla kilolardan kurtulmanız sağlığınız için daha iyidir.
• Ekstra yastıklar kullanın. Başınızın daha yüksek bir seviyede olması solunum yollarınızın açık olmasını sağlayarak horlamayı önlemenize yardımcı olacaktır.
Horlama ile Başa Çıkmak için Ev Yöntemleri
Üstteki önerilerin yanı sıra, horlamaya karşı savaşmak için aşağıdaki ev yapımı tedavileri de denemelisiniz.
Nane veya yeşil nane ile gargara yapmak
Soğuk algınlığı veya alerji sebepli horlamayı tedavi etmek için nane çok etkili olabilir. 1 bardak soğuk suya 1 damla nane veya yeşil nane yağı damlatın ve bu karışımla gargara yapın.
Sedef otu ve zeytin yağı
Bu basit tedavi solunum yollarınızı temizlemenize yardımcı olarak, rahatsız edici horlamaya karşı savaşmanızı sağlayacaktır. 50 gram sedef otunu rendeleyin ve 1 şişe zeytinyağının içine koyun. Bu karışımın 14 gün beklemesini sağlayın ve ardından bu karışım ile her gece yatağa yatmadan önce burnunuzun çevresine, boynunuza ve boğazınıza hafif ve nazik bir masaj yapın.
Limon ve bal
Bu tedaviyi hazırlamak için, 1 adet taze limonun suyunu sıkın ve 3 yemek kaşığı bal ekleyin. İyice karıştırın ve uyumadan önce bu karışımı için.