Cuma sayfasını okudunuz mu?

5 Rebi'ül- Ahir 1437

15 Ocak 2016 Cuma 06:10

EY İNSANLAR!

Ey insanlar! Rabbinizin emrine uygun yaşayın, babanın çocuğuna fayda veremeyeceği, çocuğun da babasına fayda veremeyeceği bir günden korkun! Şüphesiz ki Allah’ın vaadi gerçektir. Dünya hayatı, sizi asla aldatmasın. O çok aldatıcı (şeytan ve dostları) da sizi Allah(’ın affı) ile sakın aldatmasın (günaha daldırmasın ve ibadetten alıkoymasın!) (Lokman Suresi /33)

OKUNMAMIŞ 3 MESAJINIZ VAR

Rahman ve Rahim Allah’ın Adıyla

(Yine) de ki: “Allah’a ve Peygamber’e itaat edin.” Eğer yüz çevirirlerse (kâfir olurlar), şüphesiz ki Allah kâfirleri sevmez. (Al-i İmran/32)

Muhammed Allah’ın Resûlü’dür. Onunla beraber olan (mü’min)ler, kâfirlere/İslam karşıtlığı yapanlara karşı çok şiddetli, kendi aralarında ise çok şefkatlidirler. Onların (namazda) rükû yaptıklarını (ve) secde ettiklerini görürsün. Onlar, Allah’tan (daima) lütuf ve rıza isterler. Yüzlerinde secdelerin eserinden (meydana gelen) nişanları vardır. Tevrat’taki vasıfları budur. İncil’deki vasıfları da (şöyledir: Onlar) filizini çıkaran, derken onu (filizini) kuvvetlendiren, kalınlaşan, zamanla gövdesi üzerinde doğrulup dikilen bir ekin gibidir ki ekincilerin hoşuna gider, (Allah Resûlü’nün ashâbı ile birlikte böyle gelişip kuvvetlenmesinin misalle anlatılması) kâfirleri öfkelendirmek içindir. Allah, içlerinden iman edip de sâlih amel işleyenlere, mağfiret ve büyük mükâfat vaadetmiştir. (Fetih/29)

Ey Peygamber! Muhakkak biz seni, (ümmetin üzerine) bir şâhit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak, hem de Allah’ın izniyle, bir davetçi ve nur saçan bir kandil olarak gönderdik. (Ahzab/45 ) 

YOLUMUZU AYDINLATANLAR

Eğer yerdeki ağaçlar (birer) kalem olsa, deniz de (mürekkep olsa), ardından yedi deniz ona (katılıp) yardım etse yine (bunlar tükenir de) Allah’ın kelimeleri tükenmez. Şüphesiz Allah mutlak galip, mutlak hüküm ve hikmet sahibidir. ( Lokman /27)

EBU HAFS HADDÂD (RA) BUYURMUŞLAR Kİ:

“Eğer söz söyleyen kimse konuşmasındaki felaketi bilse Nuh kadar ömrü olsa gücü yettiği kadar susmak için çabalar! Sükut eden eğer sukuttaki rahatı bulsa, konuşmadan geçirmek için Nuh’un iki misli kadar bir ömür vermesi için Allah’a niyazda bulunur. Sükut eden susmadaki afeti bilse Nuh’un ömrünün iki misli kadar bir süreyle konuşmak için Allaha dua eder.”

“Zehir ölümün habercisi olduğu gibi günah da küfrün habercisidir… Öldükten sonra dirilip hesaba çekileceğini bildiği halde günahlardan uzaklaşmayan ve dine aykırı işlerden vazgeçmeyen kimse kesinlikle şunu haber vermektedir: Öldükten sonra dirilmeye ve hesaba çekilmeye benim imanım yoktur!”

Allahım! Senden, kulun ve peygamberin (olan Muhammed sallallahu  aleyhi ve sellem’in)istediği hayırları isterim. Kulun ve Peygamberin (olan Muhammed sallallahu  aleyhi ve sellem’in) sığındığı şeylerden de sana sığınırım. Senden cenneti ve ona yaklaştıracak söz veya ameli (nasip etmeni) isterim. Cehennem ateşinden ve ona yaklaştıracak söz veya amelden de sana sığınırım.  (İbn Mace, Ahmed bin Hanbel)

YAŞAYAN KUR’AN: Hz. MUHAMMED(SAV)

O’NDAN (SAV) BİZE

Benim durumum ile sizin durumunuz, ateş yanınca çekirgeler ve pervane böceklerinin ateşe atılmaya başladığı bir adamın durumuna benzer. İşte ben, ateşe düşmeyesiniz diye sizin kuşaklarınızdan tutuyorum. Siz ise, benim elimden kurtulmaya çalışıyorsunuz...” (Müslim, Buhari, Tirmizi)

İbni Mes’ud (r)’dan rivayetle Resulullah (sav) şöyle buyurdu:
        “ Kıyamet gününde insanların bana en yakın olanları, bana en çok salat-ü selam getirenlerdir. (Tirmizi)

Ebu Said el-Hudri (ra) ’den rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurdu:
“Kim, Rab olarak Allah’ı, din olarak İslam’ı, peygamber olarak Muhammed (sav)’i kabul edip hoşnut oldum derse cennet ona gerekli, vacip olur.” (Müslim ve Ebu Davud)

EFENDİMİZ (SAV) BUYURDULAR:

Hz. Enes (ra)  Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet eder: 

“Kıyamet gününde her merhalede bana en yakın olanınız, dünyada bana en çok salat ve selam getireninizdir. Kim ki Cuma günü ve Cuma gecesi Bana salavat-ı şerife getirirse, Cenab-ı Hak onun yetmişi ahiret ve otuzu  dünya ihtiyaçlarından olmak üzere ,yüz hacetini giderir. Sonra Allah bir meleği vazifelendirir. Size nasıl hediyeler gelirse o da kabrime girer. Bana salat edeni haber verir. Adı, nesebi ve kabilesine kadar. Ben de beyaz bir deftere yazarım.” (Ramuz El- Ehadis 119/9)

ALLAH’I (cc) VE RESÛL-İ EDÎBİ’Nİ (sas) SEVMEK

Dinin özü, sağlam ve doğru iman; imanın özü de hubb-i Rahmân’dır; yani ekremü’l-ekremîn ve erhamü’r-râhimîn olan yüce Allah’ı sevmek…

O halde bizim asıl işimiz, çok latif, çok zarif, çok nazik, çok tatlı bir duygu olan “sevmek”tir; diğer fikir ve duygular, ibadet ve taatler, hayrât ve hasenâtlar onun ardından gelir.

 Allahu Teâlâ’yı sevmek, o kadar zor, o kadar ulaşılmayacak ve başarılmayacak bir iş de değildir. Çünkü kulun, kendisini kimin yaratıp büyüttüğünü; bu mükemmel vücudu, aklı, fikri, faydalanmakta olduğu türlü nimetleri kendisine kimin verdiğini; kâinatın şu harika nizamını, yerleri, gökleri, fezaları, yıldızları, fizik, kimya, biyoloji ve tabiat kanunlarını kimin kurduğunu düşündüğü takdirde şükran, hayret ve hayranlık duygularına gark olmaması mümkün değil.

Allahu Teâlâ, Kur’ân-ı Kerîm’inde bize, Resûlü Muhammed Mustafa’ya bağlanmayı, uymayı, tâbi olmayı emrediyor.

 Resûlullah’ı kabul etmeden müslüman olmak imkânsızdır. Değil tümüyle kabul etmemek, doğruluğu kesin olarak bilinen bir hükmünü, bir hadîs-i şerîfini, bir sünnet-i seniyyesini bile kendi aklından, kendi keyfinden dolayı reddeden yine kâfir olur, münkir kalır, imansız göçer…

Allah (celle celâlüh), kendi elçisi ve sevgili kulu, eşref-i mahlukât olan insan cinsinin zirvesi, peygamberlerin serveri, ins ü cinnin efendisi, cennetin en üst rütbesi olan makâm-ı Mahmûd’un sahibi Muhammed’ine (sas.) inanıp ümmet olmayanı kesinlikle rahmetine erdirmez, cennetine sokmaz; aksine en şiddetli şekilde cezalandırır.

Bir sahih hadîs-i şerîfinde Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:

“Nefsim kudreti elinde bulunan Allah’a andolsun ki sizden her biriniz beni, babasından da evladından da tüm insanlardan da daha çok sevmedikçe gerçek mü’min olamazsınız.”(Buhârî, “Îmân”, 7; Müslim, “Îmân”, 70)

 Onun için sahâbe-i kirâm (rıdvânullahi teâlâ aleyhim ecma’în) ona hitap ederken, “Fidâke ebî ve ümmî yâ Resûlallâh! Anam babam sana feda olsun ey Allah’ın Resûlü” diye söze başlarlardı. Onun yoluna canlarını ve mallarını vermekte tereddüt etmez, gözlerini kırpmazlardı. Hepsi ölmeleri pahasına ona bağlanmış, biat etmişlerdi.

 Her zaman olduğu gibi zamanımızda da Resûlullah’ı sevmek; onun yolunda gitmekle, sünnetini ihya etmekle, ümmetine hizmet eylemekle ve bilhassa onun hakikî vârisleri olan ulemâ-i muhakkikîn, meşâyih-i vâsılîn ve evliyâullâh-ı mukarrebîne biat edip bağlanmakla tahakkuk eder.

 Gün gibi âşikâr ve zahir ve bâhir olan bu gerçeklerden habersiz olanlar ne kadar acınacak durumda! İnsanları, hakkı ve ehliyeti ve salahiyeti olmadığı halde kendisine bağlamaya çalışanlar ne korkunç bir cüret içinde! Onlara kanıp peşlerine gidenler ne kadar izansız ve irfansız! Zavallılar cahiliye ölümü ile ölüp gidecekler…

 Yâ Rabb! Bizi, Senin ve Resûlü’nün sevgisinden mahrum bırakma, sevdiğin kullarla beraber eyle, sevdiğin yollarda yürüt, sevdiğin amelleri işlet; huzuruna sevdiğin ve razı olduğun kullar olarak gelmemizi nasip kıl!

                                                                                                 Prof. Dr. M. Es’ad COŞAN (ra)

1437 / 2016 Yılı “DÜNYA HADİS YILI” Kampanyası

Önceki yıllarda Kur’an-ı Kerim Meali, Son Peygamber’in Hayatı ve İslam İlmihali konularında düzenlenen Ufka Yolculuk Kültür Yarışması’nın hicri 1437, miladi 2016’daki teması hadisi şerifler olarak belirlendi.

Bu yılki yarışmanın amacı, dünyada dostça yaşayan iyi niyet sahibi şahsiyetleri, Yaratıcı’nın hoşnutluğunu kazanmaya vesile olacak şekilde Son Peygamber'in (sav) mesajlarıyla buluşturmak,  hadisi şeriflerin her zamana/çağa hitap ettiğine dair farkındalık oluşturmak, 1437-2016 yılının tamamını kapsayacak şekilde Peygamber Efendimizin hadislerinin okunmasını, anlaşılmasını ve hayata tatbik edilmesini teşvik etmek…

Ufka Yolculuk Kültür Yarışması heyeti, modern çağda iç huzuru arayan insanlığın sünneti seniyye ile yeniden samimi şekilde buluşması ihtiyacını göz önünde bulundurarak 1437-2016 yılını “Dünya Hadis Yılı” ilan etti. 

Hadis yılında, büyük bir kampanya düzenleyerek, Son Peygamber’in, insanların dünya ve ahiret saadetine vesile olacak mesajlarıyla buluşmasına aracılık edilecek. 

Yarışma başvuruları ve detaylı bilgi için www.ufkayolculuk.com adresi ziyaret edebilirsiniz.

Bu köşenin içeriği  SON PEYGAMBER PLATFORMU’ nun katkılarıyla, KUR’AN’IN ANLAMIYLA BULUŞMAK  PLATFORMU tarafından hazırlanmıştır. Ayet mealleri Hasan Tahsin  Feyizli'nin  Hazırladığı Feyzü'l Furkan Açıklamalı Kur'an-ı Kerim Meali’nden alınmıştır.   Ayet meallerinin tamamına www.kuran.global  ses dosyalarına www.akradyo.net adreslerinden ulaşabilirsiniz.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 08.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.