Hayatımızın olmazsa olmazları arasında baş köşeye oturan internet, ileri düzeyde alışkanlık yaptığında yalnızlaşmaya yol açıyor. İnternet bağımlılığını Elektronik Kokain olarak tanımlayan Uzm. Psikiyatrist Sabri Yurdakul, “İnternet aşırı kullanıldığı durumlarda bağımlılık haline gelmekte ve kişiyi dünyadan, arkadaş ortamından uzaklaştırıp hayal dünyasına götürmekte, hiçbir şeyi umursamayan bir insan haline getirmektedir. Bu bir bağımlılığın temel ölçütlerindendir ve bir başka deyişle elektronik kokaindir” diyor.
İnternet kullanımı günümüzde çok yaygın. Sizce doğru kullanabiliyor muyuz?
İnterneti doğru kullananların sayısı kullanamayanlardan çok daha fazla. Internet iyi kullanıldığında çok iyi bir bilgi kaynağı ve haberleşme aracı iken kötü kullanıldığında bilgi kirliliğine yol açıyor. Denetimden geçmeyen, doğru olup olmadığı belli olmayan yazılar insanları etkilemekte ve bu bilgileri esas aldıklarında sorunlar yaşayabilmektedirler. Örneğin mucizevi zayıflamalar, çok hızlı kilo verdiren teknikler, zararlı olup olmadığı anlaşılmadan hayata geçirilmeye çalışılmaktadır. Aynı şekilde bilgiler tek elden çıktığında doğruluğu teyit edilememekte, bilgisayarın başına geçen kişiler istediği konuda çok rahat fikir beyan edebilmektedir. İnternette baş ağrısının beyin tümöründe görüldüğünü okuyan bir kişi başı ağrıdığında bunun beyin tümörünün bir işareti olduğunu düşünüp telaşa kapılmaktadır. Sağlık yüz yüze konuşulması ve doktora danışılması gereken bir konu olduğu halde bilgi kirliliği sağlık alanını da kapsamakta, insanlar sağlıkları konusunda yanlış bilgilenebilmekte ya da yanlış yorumlar yapabilmektedir.
İnternet gençler için on-line oyun kaynağı olarak kullanılmakta ve burada saatlerce vakit geçirerek zamanlarını ve enerjilerini kötü kullanmakta, birbirleri ile geçirecekleri zamanı internet ortamında tüketmektedirler.
Eğitim için iyi bir araştırma kaynağı olduğu halde bilginin olduğu gibi kopyalanıp yapıştırılması sonucunda bilgiler anlaşılmadan olduğu gibi aktarılmakta, çocuk ve gençler araştırma becerileri kazanamamaktadır.
İyi kullanıldığında iyi bir sosyal paylaşım aracı olabilecekken kötü kullanıldığında kötü niyetli insanların çocukları ve gençleri istismar için kullanabileceği bir alan haline gelmekte ve ailenin denetiminden uzaklaştığı zaman tehlikeli sonuçlar ortaya çıkabilmektedir.
Her şeyden önemlisi küçük olsun büyük olsun insanlar uzun zamanlarını internet başında geçirdiklerinde normalde arayıp bulmayacakları birçok videoyu izlemekte, vakitlerini doğru planlayıp “bu işime yararlı, bu işime yaramaz” demeden bir yığın görüntüyü beynine yüklemektedirler. Bunu yaparken arkadaşları ile birlikte geçirebileceği zamanlardan vazgeçen insanlar giderek yalnızlaşmakta, eve ve kapalı ortamlara mahkum kalmakta, doğadan tabiattan giderek uzaklaşmaktadır.
Kitap okumaya ayrılan zaman azalmakta, insanlar giderek daha az kitap okumakta, gazeteleri bile internetten okur hale gelmektedir.
Sonuçta internet iyi kullanamıyoruz, istemeden de olsa vaktimizi ve enerjimizi tüketmesine engel olamıyoruz, sonuçta ayırdığımız o kocaman zamana karşılık elimizde az bir kazanım kalıyor. Bilinçli kullandığımızda olumlulukları olumsuzluklarının ötesine geçecektir.
İnternet bağımlılığı nedir?
İnternet bugün elektronik kokain olarak nitelendirilmektedir. Bunun nedeni ileri düzeyde alışkanlık yapmasıdır. Öyle ki insanlar bir yere gittiklerinde önce internet bağlantısını sorar hale gelmektedir. İnternete giremediği zaman huzursuz olmakta ve kendisini sıkıntılı hissetmekte, ne yapacağını bilemez hale gelmektedir. Elindeki her fırsatta internete girmekte, başka hiçbir şeye vakit ayırmak istememektedir. Özellikle gençler engellendiklerinde tepki vermekte ve ailenin kendisine engel olduğu durumlarda büyük tepkiler verebilmektedir. Bu yüzden internet aşırı kullanıldığı durumlarda bağımlılık haline gelmekte ve kişiyi dünyadan, arkadaş ortamından uzaklaştırıp hayal dünyasına götürmekte, hiçbir şeyi umursamayan bir insan haline getirmektedir. Bu bir bağımlılığın temel ölçütlerindendir.
Çocuklar kaç yaşından itibaren internetle tanışmalı ne kadar zaman ayrılmalı?
Çocukların 3-4 yaşından sonra internet ile tanışması onların internet doğru kullanabilmeyi öğrenmesi için iyi bir zamandır. 3-4 yaşında günde bir yada iki saat internete girip çizgi film izleyebilir, belgeseller seyredebilir, bilgi kazanabilirler. Ancak bunları ailenin denetimi altında yapmaları gerekir. Aile onların girecekleri yerleri belirleyip bunu kontrol ederse internet doğru kullanmayı o yaştan öğrenir ve ileri ki yaşlarda bu alışkanlığı devam ettirirler. İnternetin kendisi değil yanlış kullanımın sorun yarattığı unutulmamalıdır.
Anne babalar internetin başından kakmayan çocukları için nasıl bir düzenleme ya da uygulama yapmalı?
Aileler başından itibaren sınır koyup bu sınırın uygulamasını kontrol ettikleri sürece çocuklarının bir düzen ve disiplin kazanmalarını sağlamaları mümkündür. Bu yüzden mutlaka başından itibaren sınırlı sürelerde izin verilmelidir. Sınır koymamak ne kadar yanlışsa yasaklamak ve internete izin vermemek de aynı şekilde hatalıdır. Öyle olduğu durumlarda çocuklar vakit buldukları her zaman internete girmekte doğru alışkanlık kazanamaz olmakta, aile sınır koyamaz hale geldiğinde ise bağımsızlığını ilan etmektedir. O zaman aile çaresizlik yaşamakta, iş işten geçmiş olmaktadır.
İnternet kullanımı dersler için faydalı mıdır yoksa derslerden uzaklaştıran bir mecra mıdır?
İnternet araştırma amaçlı kullanıldığında dersler için faydalıdır. Ancak hazır bilgilerin kes yapıştır ile ödev yapımında kullanılması hiç bir fayda getirmeyecektir. Ödevimi yapıyorum diyerek internete giren çocuk ve gençlerin 15 dakikada ödevi bitirip arkasından istedikleri sitelere girip zaman geçirmeye başlayabilmektedirler. Bu da onları derslerden uzaklaştırmakta, vakitlerini kötü kullanmalarına neden olmaktadır.
Çocuk kaç yaşında cep telefonuyla tanışmalı?
12-13 yaşlarından itibaren cep telefonu ile tanışmalıdırlar. Bu yaşlar hem daha bilinçli kullanabilmeleri hem de bir sıkıntı halinde ailelerine ulaşabilmeleri için cep telefonuna ihtiyaç duyabilecekleri yaşlardır. Ancak gene de aileler kullanımı denetlemeli uzun saatler boyunca chatleşmelerini engellemelidirler.
Maddi durumu iyi olmayan aileler bile çocuklarına en pahalı bilgisayar ya da cep telefonunu almak durumunda kalıyorlar. Bu doğru mudur?
Maddi durumu iyi olmayan ailelerin bu imkanlarını zorlayarak çocuklarına en pahalı bilgisayarları ve cep telefonlarını almaları doğru bir davranış değildir. Ancak aileler zorda kalmakta, çocukları yalvarıp yakarmakta, alınmadığı zaman mutsuz olmakta ve bu da aileler üzerinde baskı yaratmaktadır. Aileler yapabildikleri kadar buna engel olmaya çalışmalı ve çocuklarına ekonomik durumu anlatıp bunları alamayacaklarını söylemelidirler.
İnternet kullanımında çocuklarını zararlı sitelerden korumak isteyen aileler bunu nasıl başarabilir?
İnternet kullanımında çocukları zararlı sitelerden korumak için “aile koruma programları “ mevcuttur. Çocukların zararlı sitelere girmesini engellemektedir. Ailelerin bunun dışında çocuklarının girdikleri siteleri takip etmeleri, çocuklarının ailelerinin kendisini takip ettiğini bilmeleri ve bu sitelere girmemelerini sağlama açısından işe yarayacaktır.
Sanal ortamda sohbetin tehlikeleri nelerdir?
Sanal ortamda sohbetin tehlikesi kötü niyetli insanların çocukları ve gençleri kandırıp onları istismar etmesidir. Internet ile onların hayatına girmekte, cinsel olarak istismar etmekte, olay sohbet ile kalmamakta ve geri dönülmesi mümkün olmayan boyutlara varabilmektedir. Görüntülü konuşmalarda elde ettikleri görüntüleri yayınlayacakları yada ailelere gösterecekleri tehdidi ile onlara şantaj yapmaktadırlar. Bu şantajdan korkan çocuklar istismarcıların istediklerini yapmakta ve sonradan pişman olacakları davranışlara yönelmektedirler. Tüm bu istenmeyen sonuçları engellemek için ailelerin mutlaka çocuklarını denetlemeleri gerekir.