150 dakika yürüyüş hayat kurtarıyor!
Yapılan bir çok araştırma sonucunda haftada 150 dakika tempolu yürüyüş ya da bisiklete binmek gibi orta şiddetli aktivitenin, yaşam süresini uzattığını, kaliteli uyku sağladığını, depresyon ile bunama riskini azalttığını ve hastalıklara yakalanma riskini düşürdüğünü ortaya koydu.
Haftada 150 dakika tempolu yürüyüş ya da bisiklete binilmesi hastalıklara bağlı ölümlerin azaldığını ortaya koyan araştırmalar düzenli yürüyüş yapılması halinde 7 bin göğüs, 5 bin bağırsak kanseri, 295 bin diyabet vakasının görülmesini önlediğini ve yaklaşık 12 bin kalp hastasının acil müdahale riskini azalttığını gösteriyor.
Türkiye, hareketsizlik konusunda Avrupa'da notu en kırık olan ülke
Sağlıklı bir yaşam için mutlaka yürüyüş yapılması gerekiyor. Çünkü yürüyüş, hareketin en masum ve en doğal şeklidir. Yürüyüş herkesin rahatlıkla yapabileceği, basit ve bedava bir yöntem. Haftanın 3 günü veya daha fazlasına yayarak toplamda 150 dakika yürüyüş öneriyoruz. Fakat, ülkemizde şehir planlama, özellikle kaldırım yapılanmaları konusunda ciddi çalışmalar yapılması gerekiyor. Yürüyüş alanlarının insanlar için mutlaka yaratılması gerekiyor. Yürüyüş, aynı zamanda meme kanseri, kolon kanseri gibi birçok hastalık için önleyici oluyor. Elimizde yürüyüş gibi ani ölümleri engelleyen, kilo kontrolü sağlayan, kalp ve damar hastalıklarını ve şeker hastalığını engelleyen bir ilaç var ve insanlarımız bu ilacı kullanmayı reddediyor. Bu yaklaşımın değişmesi gerekiyor."
Meyveli kek
Yapılışı:
• 3 yumurta
• 1 su bardağı şeker
• 1 su bardağı süt
• yarım su bardağı sıvı yağ
• 1 paket hamur kabartma tozu
• 1 paket vanilya
• yaklaşık 2 buçuk su bardağı un
• 1 su bardağına yakın meyve kurusu
Hazırlanışı:
• Meyveli kek tarifi için öncelikle toz şeker ve yumurta iyice yüksek devirde çırpılır. Ardından sıvı yağ ve süt eklenir. Un, kabartma tozu ve vanilya elekle üzerine elenir. Güzelce çırpılır. Son olarak kuru meyveler eklenerek spatula veya kaşıkla karıştırılır. Hazırlanan hamur yağlanmış kalıba dökülür. 180 derecede pişirilir. Kürdan testi ile piştiği kontrol edilip fırından alınır. Üzerini temiz bir bezle örterek soğuyana kadar beklettikten sonra kolaylıkla ters çevirebilirsiniz. Şimdiden afiyet olsun…
• Not; meyveli kek tarifinde meyvelerin dibe çökmemesi için kek hamurunuzun çok akışkan olmamasına dikkat etmenizi öneririm. Ayrıca meyveleri karışıma eklemeden önce hafifçe unlamak da faydalı olacaktır. Hazır satılan kuru meyveli kek tariflerinden çok daha lezzetli oluyor, meyveli kek tarifini denemenizi kesinlikle tavsiye ederim.Afiyet olsun
iÇ Mimar Mürvet TANRIVERDİ
KÖŞELER VE KİTAPLAR
Bazılarımız yanına bile uğramazken bazılarımızın ise hayatının tam da merkezindedir kitaplar. Benim için öğrenciyken tam da bu şekildeydi. Şimdilerde çalışma temposu bir kitap kurdu olmamı zorlasa da, bir kitabı bitirmem oldukça uzun sürse de kitaplar hala hayatımın içinde.
Ben kitaba dokunmayı sevenlerdenim, bu sebeptendir ki teknolojiye ayak uyduramıyorum kitap konusunda. E-Reader, E-kitap olayları hiç bana göre değil. Hissetmeliyim kitabı. Sayfanın sonuna yaklaşırken 2 parmağımla hazırlanmalıyım sonraki sayfaya, kokusunu duymalıyım kitabın. Sevdiğim cümlelerin altını çizebilmeliyim. Tarih atabilmeliyim kapağına. Gerektiğinde göğsümde kitapla uyuyakalabilmeliyim.
Kitap okumayı keyfe, dinlenmeye, terapiye dönüştürebilmek için nerede okuduğumuzun da önemi büyük aslında. Bunu bir tutku olarak görenler eminim ki evlerinin bir bölümünü kitap okuma köşesi olarak tasarlama fikrine çok sıcak bakarlar. Kitap okuma köşesi tasarımı çok da zor değil bence, yeter ki yeterli yeriniz olsun, yeter ki isteyin.
Evde kitap okuma köşesi yaratmak için;
Halihazırda bir çalışma odanız varsa işiniz çok kolay aslında. Hemen bir köşesini kitaplarınızla bir mabede çevirebilirsiniz.
Salon ya da yatak odanız da yeterince yeriniz varsa mevcut dekorasyonunuz ile kombinleyebilirsiniz okuma köşenizi. Örneğin yatak örtünüzle aynı tonlarda bir koltuk kaplatabilirsiniz. Ya da oturma grubunuzun 1 berjerini kitap okuma köşenize adayabilirsiniz.
Kitap okuma köşeniz için bir de lambader ya da abajur edinmeyi unutmayın:)
Size ilham verecek bir kaç öneri topladım:
Eviniz dublex ise merdiven altlarını değerlendirmek her zaman zordur. Aşağıdaki fikir benim çok hoşuma gitti.
Kapalı balkonunuz varsa kitap okuma köşesi haline getirerek değerlendirebilirsiniz.
Çocuğunuz varsa ve geleceğin kitap kurdunu yetiştirmek niyetindeyseniz ona kitap okumayı sevdirecek, çocuğunuza kitap okuma alışkanlığı kazandıracak köşeler de yaratabilirsiniz. Yaratacağınız kitap okuma köşesini eğlenceli hale getirerek ilgisini uzun süre korumasını sağlayabilirsiniz.
Kil Maskesi Nasıl Yapılır Faydaları Nelerdir?
Kil maskesi cildin canlanmasını, parıldamasını, temizlenmesini, gözeneklerin küçülmesini, sivilce veya siyah noktaların yok olmasını, cildin onarılmasını, beslenmesini ve yumuşamasını, ölü hücrelerin temizlenmesini ve kan dolaşımının hızlanmasını sağlamak gibi birçok olumlu etkiye sahiptir. Hafif yeşilimsi renginden beyaz rengine kadar değişik killer vardır. Bunların çoğunun özelliği toplandığı yöreyle, doğal kaynak suları ve toprağın özellikleri nedeniyle içerisindeki vitamin mineral yapıları değişmektedir. Burada tek dikkat etmeniz gereken Kil toprağa çok benzediği için bakanlık tarafından onaylanmış ürünler kullanın.
Kil maskesi nasıl yapılır?
Malzemeler
1,5 yemek kaşığı kil
1 tatlı kaşığı kayısı yağı
Aldığı kadar su
Kil maskesinin yapılışı oldukça kolaydır. Bir kaba 1,5 yemek kaşığı kili koyun. İçerisine, genel olarak yağlı ciltlerde önerdiğimiz bir ürün olduğu için 1 tatlı kaşığı kayısı yağını güzelce kilin üzerinde gezdirin. Daha sonra içerisine su ilave etmeye başlayın. Kil doğal bir hammadde olduğu için suyun belirli bir miktar yoktur. Su ilavesini doğru kıvamı bulana kadar azar azar karıştırarak ekleyin. Hem yağın hem de suyun kilin içine geçmesi gerekir.
Genel olarak 1,5 yemek kaşığı kilin içerisine 5 yemek kaşığı su yeterli olur ancak yine de ezbere yapmayın çünkü kullandığınız kilin karakteri çok önemlidir. Kıvamı hafif sulu bir kek gibi olmalıdır. Yüzünüze sürdüğünüzde akmayacak kadar yoğun ve yüzünüze rahat bir şekilde sürülecek kadar da sulu olmalıdır.
Hazırladığınız maskeyi hemen cildinize uygulamanız gerekmekte. Çünkü durdukça katılaşmaya başlayacağı için sürmesi zorlaşacaktır. Bu karışım 15 dakika sonra olabildiğince soğuk ama buz gibi olmayan bol suyla cildinizden arındırın. Arındırdıktan sonra uygun nemlendirici losyon yada serum sürmelisiniz.
Kestane kabuklarını atmayın!
Enerji deposu ve sağlıklı bir yiyecek olan Kestane’nin faydası saymakla bitmiyor. Peki ya kabuklarının ne işe yaradığını biliyor musunuz?
Doğal şartlar altında yetişen kestanenin, içerdiği besin öğeleri ve vitamin zenginliği ile beslenme diyetlerinde önemli yeri olduğu tespit edildi. Kestanenin vitamin yönünden zengin olduğu ve sağlık açısından bazı faydalarının bulunduğu bildirildi. Yenilebilir nitelikteki taze kestanenin başta nişasta ve çeşitli şekerler olmak üzere iyi kalitede sindirilebilen lifli maddeler, protein, düşük oranda yağ, çeşitli mineral maddeler, B1, B2 ve C vitaminlerini içerdiği belirlendi.
Enerji deposu
100 gram kestanenin ortalama 160 kilo kalori enerji sağladığı kaydedildi. Kestanenin kurutulduğunda raf ömrünün uzadığı, besin öğelerinde artış görüldüğü belirtildi. Önemli bir kestane üreticisi olan Türkiye’de insanların sayısız faydasına rağmen yeteri miktarda kestane tüketmediğine dikkat çekildi.
Kan dolaşımını düzenliyor
Damar sertliği ve yüksek tansiyondan şikayet edenlerle şeker hastalarının yememesi gereken kestanenin tespit edilen bazı faydaları ise şöyle: “Kestane kabuklarının suda kaynatılmasıyla hazırlanan ilaç ateş düşürür ve sinirleri yatıştırır. Meyvesi, kasları kuvvetlendirir, kan dolaşımını düzenler. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Varis ve basur memelerinin meydana gelmesini önler. Karaciğer yorgunluğu ve şişliğini geçirir. Kansızlığı giderir. Mideyi kuvvetlendirir”
Bekarlık sultanlık mıdır?
”Bekarlık sultanlıktır” diye bilinse de, kimine göre yalnız sultanlık olmaz, kimine göre de kadersizliktir.Peki ya sizce?
İşten eve döndüğümüzde bizi karşılayacak birinin olması, birlikte güzel bir yemek yiyerek o günkü olayları paylaşmak ve huzurlu bir uyku uyumak. İşte bu bekar insanların özlemini çektiği bir tablodur. Eve arkadaşlarını veya akrabalarını çağırarak böyle bir gece geçiren ve bundan keyif alanlar da var elbet. Bu tarz şeyleri sadece eşlerle yapmayız. Fakat genele yayıldığında bekarlar her geceyi düzenli ve alışılmış sınırlar içinde geçirmenin hayalini kurar. Konuşmak, bir konu üzerinde tartışmak, yatağa yatıp birlikte geçirilecek bir geleceği düşlemek… İşte tüm bunlar bekarların özlemini çektiği şeylerdir.
Paylaşma isteği
Evliliğe karşı olanlar bile bir gün doğru kişiye rastladıklarını hissettiklerinde hayatlarını o insanla geçirmek ister. Fakat o kişiyi bulana kadar çeşitli ilişkiler yaşar ve birçok kişiyi deneriz. Yaşımız ilerledikçe doğru insanı bulamadığımızı düşünüp içten içe panik yaparız. Çünkü bir gün gözümüzün kenarında çizgilerle ve yorgun bir kalple uyandığımızda yanımızda yatan bir hayat arkadaşı olmamasından korkabiliriz.
Tüm bunların yanında kendi yolumuzu çizdiğimizi, birlikteyken mutsuz olmaktansa yalnız ama huzurlu olmayı seçtiğimizi kendimize gösteririz. Bu kendimize olan güvenimizi güçlendiren bir seçimdir. Fakat yine de içimizdeki ‘paylaşma’ arzusunu bir türlü söndüremeyiz.
Peki ya evliler
Hayatını bir insanla paylaşan kişiler özellikle uzun süredir evlilerse yalnızken her şeyin çok farklı olduğunu söyler ve sık sık eski günleri özlediklerini dile getirir. Hiç kimseye hiçbir konuda hesap vermemek, eve istediği saatte gelmek kısaca ‘özgür’ olmak evli insanların en çok özlem duyduğu şeydir. İki kişi yerine “tek” kişi olarak sadece yüreğinin gösterdiği yere gitmek evlilerin çok uzun zaman önce unuttuğu bir kavramdır.
Acele etmeyin
Bekar olmanın da evli olmanın da kendine has negatif ve pozitif yanları vardır. Fakat şu da bir gerçektir ki herkes sonsuza kadar mutlu olacağı bir evliliğin hayalini kurar. Önemli olan doğru zamanda doğru insanla amacın mutluluk olduğu bir ilişki kurmak ve bu ilişkiyi iki tarafın da ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda başarılı bir şekilde geleceğe taşımaktır. Hayatınızı biriyle birlikte mi yoksa yalnız mı geçirmek istediğinize karar vermeniz için acele etmenize gerek yok. Hayatın size sunduğu işaretleri takip edin ve mutluluğu hangi tarafta bulacaksanız oraya yönelin.
Evlilik bir alın yazısıdır, eğer ki günü zamanı gelmemiş ise eğer siz ne kadar isteseniz de olmuyor. O yüzden evleneceğim diye acele etmeyin zamanına bırakın. Kaderin önüne hiç kimse geçemiyor maalesef…
Evlenecek olan çiftlere mutluluklar…