MEB'in yaptığı en hayırlı iş

Orhan Göktaş yazdı

01 Şubat 2016 Pazartesi 09:33

Allah kimseyi yetim ve öksüz bırakmasın.

Bir çocuğun düşebileceği en zor durum yetim ve öksüz kalmasıdır kanaatimce.

Yetimlik ve öksüzlük bir nevi sahipsizliktir çocuk için. Annesi veya babası, amcası, dayısı veya başka akrabaları 

olsa bile hiçbiri, hatta hepsi birlikte bile annenin veya babanın yerini dolduramaz.

Yetimler ve öksüzler art niyetli insanların ve grupların hedef kitlesidir. 

Suç örgütleri, hırsızlık, fuhuş, organ ve uyuşturucu çeteleri, hatta terör örgütlerinin kolay lokmalarıdır yetim 

ve öksüzler.

“Bir toplumun medeniyet ölçüsü yetimlerine ve öksüzlerine sahip çıkmakla doğru orantılıdır” dersem 

abartmış olur muyum sizce? 

“Bir toplum yetim ve öksüzlerine sahip çıkmıyorsa, onların suç örgütlerinin eline düşmesinden ve yaptığı 

tüm kötülüklerden o toplumun bütün fertleri değişik derecelerde sorumludur” dersem abartmış olur 

muyum sizce?

Babası ölmüş çocukların anneleri de yetimdir. Onların artık hayat arkadaşları yoktur, sırtlarını dayayacak 

güvenceleri ölmüştür, başlarını yaslayacakları omuz yoktur onların. O kadınlar tıpkı yetim ve öksüzler gibi 

sahipsizdirler. 

Ama çocuk için babanın yokluğunu sevgisiyle giderebilecek yegane insan anne, annenin yokluğunu da 

şefkatiyle giderebilecek yegane insan babadır. 

Yetim ve öksüzler sahipsiz kaldığı, yoksul olduğu veya başka bir gerekçeyle aileden alınmamalı, ailede kalarak 

ihtiyaçları giderilmelidir, bunlara aile içinde sahip çıkılmalıdır.

Çocukları anneden, kardeşlerden ve çevreden kopardığınız zaman başka bir travma yaşatırsınız. Tüm 

ihtiyaçlarını karşılasanız bile sevgi ve güven duygusunu anne, baba, kardeşler ve çevre gibi veremezsiniz.

Devletin aile ve sosyal politikalar bakanlığına bağlı yetim çocuklar ve sahipsiz kadınlar için kurduğu imkanları 

oldukça iyi mekanlar var, bu mekanlar maddi imkanları karşılayabilir ancak sosyal ve psikolojik ihtiyaçları 

karşılayabilmesi mümkün değildir. Ailenin verdiği sıcaklığı ve güveni bu mekanların vermesi zor.

Milli Eğitim Bakanlığının İHH ile işbirliği içinde yaptığı  “her sınıfın bir yetim kardeşi var” projesi bu bağlamda 

bana göre bakanlığın yaptığı en önemli çalışmadır.

Ben bu projenin ayrıntılarına girmeyeceğim merak edenler MEB ve İHH’nın internet sitelerinden bilgi 

edinebilirler.

Ancak şu kadarını söyleyeyim; bu çalışma çocuklarımıza hem yardımlaşma ve dayanışma bilinci aşılamak 

açısından pratik bir uygulamalı eğitimdir, hem de ülkemizdeki yetimleri aile içinde tutabilecek bir yardım 

çalışmasıdır.

Bu proje Adana’da İHH’nın partner kuruluşu olan ADYAR tarafından yürütülmektedir.

Acizane tarihe yön verecek büyüklükteki bu önemli çalışmayı yaptıkları için MEB, İHH, ADYAR ve projeye katkı 

koyan eğitim yöneticisi, öğretmen ve öğrencileri tebrik ediyorum.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.