Cuma sayfasını okudunuz mu?

26 Rebi'ül- Ahir 1437

05 Şubat 2016 Cuma 06:00

EY İNSANLAR!

Ey insanlar! Siz Allah’a muhtaçsınız. Allah ise zengindir (hiçbir şeye ve hiçbir kimseye ihtiyacı yoktur) ve övülmeye layık olan ancak O’dur. (Fatır/15)

OKUNMAMIŞ 3 MESAJINIZ VAR

Rahman ve Rahim Allah’ın Adıyla

Gece de onlar için bir ibret (ve kudretimize bir delil)dir. Biz ondan gündüzü sıyırıp çıkarırız. Bir de (bakarsın ki) onlar karanlığa girmişlerdir. Güneş de (bir delildir ki) kendi karargâhında (mihveri etrafında muntazam olarak) cereyan etmekte (dönerek gitmekte)dir. Bu mutlak galip, hakkıyla bilen (Allah’)ın takdiridir. Aya gelince; biz ona (dünyanın etrafında günlük devri ve seyri için) birtakım menziller tayin ettik ki (her aylık devrinin) sonunda o, (kurumuş) eski hurma salkımının eğri çöpüne döner (son ve ilk hilâl şeklini alır). Ne güneş aya erişir (geceyi önler) ne de gece gündüzü geçer (zamansız gelir). (Güneş, ay, dünya ve yıldızların) hepsi de bir felekte (bir yörüngede) yüzmektedirler. (Yasin/37-40)

·      Sabahı (gecenin karanlığından) yarıp ağartan O’dur. O, geceyi dinlenme (zamanı), güneşi ve ayı da (vakitleri) hesaplama (ölçüsü olmaları) için yaratmıştır. Bu, mutlak galip (her şeyi) hakkıyla bilen(Allah’)ın takdiridir. (En'am/96)

·      Görmedin mi Allah, geceyi gündüze katıyor, gündüzü de geceye katıyor (böylece onları uzatıp kısaltıyor). Güneşi ve ayı istifade(niz) için yaratmıştır. Her biri, muayyen bir vakte kadar (kendi yörüngesinde) akıp gidecektir. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. (Lokman/29)

YOLUMUZU AYDINLATANLAR

Eğer yerdeki ağaçlar (birer) kalem olsa, deniz de (mürekkep olsa), ardından yedi deniz ona (katılıp) yardım etse yine (bunlar tükenir de) Allah’ın kelimeleri tükenmez. Şüphesiz Allah mutlak galip, mutlak hüküm ve hikmet sahibidir. ( Lokman /27)

İBN-İ ATÂ (RA) BUYURMUŞLAR Kİ:

 “Nefsin tabiatı edepsizlik üzerinedir. Halbuki kul sıkı bir şekilde edebe sarılmaya memur kılınmıştır. Nefis cibilliyeti icabı muhalefet meydanında at koşturur. Kul, çabasıyla nefsin fena arzularına ulaşmasına mani olur. Nefsini doludizgin salıveren fesadda onun ortağı olur.”

 “Allah’a Allah için tevekkül edenin işini, Allah dünyada da ahrette de yoluna koyar. Bu suretle tevekkül eden, diğer herhangi bir nisbet ve sebeple değil, sadece kendi tevekkülüyle Alla’a güvenmiş olur… Tevekkül Yüce Allah’a güzel bir biçimde sığınıp samimi bir şekilde Ona muhtaç olmandır.. Tevekkül, şiddetle ihtiyaç duyduğun halde rahatsızlanıp, sebeplere meyletmemen, sebepler üzerinde durmakla birlikte Hak ile sükun bulma halinin hakikatinden ayrılmamandır.”

“… Allahım! Dinimizle ilgili hususlarda bize musibet verme. Dünyayı en büyük gayemiz eyleme ve ilmimizi de sadece dünyaya has kılma…”       (Tirmizi)

YAŞAYAN KUR’AN: Hz. MUHAMMED(SAV)

O’NDAN (SAV) BİZE

İbn Abbâs'dan rivayet edildiğine göre; Resûlullah (S.a.v.) şöyle buyurdu, demiştir:

“İki nimet vardır ki çok insanlar bu nimetler (i kullanma işin) de aldanmıştır: Sıhhat (yâni insan sağlığı) ve boş vakit." (İbn Mâce, Zühd, 15)

 Cübeyr b. Nüfeyr (r.a.
Ebû Hureyre (Allah Ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sav)şöyle buyurmuştur: “Hayırlı ve iyi ameller hususunda acele ediniz. Zira yakın bir zamanda karanlık geceler gibi bir takım fitneler ortalığı kaplayacaktır. O zaman kişi mü’min olarak sabahlar, kafir olarak geceler. Mü’min olarak gecelerse kafir olarak sabaha çıkar, dinini basit dünyalığa satıverir.” (Müslim, İman 186; Tirmîzî, Fiten 30)

Ebû Hureyre (Ra)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu: “Yedi şey gelmezden önce iyi amellere koşup yarış ediniz: Herşeyi unutturan fakirlikten, azdırıp yoldan çıkaran zenginlikten, akıl ve bedenin dengesini bozan hastalıktan, saçma sapan konuşturan ihtiyarlıktan, ansızın geliveren ölümden, gelmesi beklenen şeylerin en şerlisi Deccal’ın çıkmasından, en dehşetli ve acı olan kıyametin gelmesinden başka bir şeymi bekliyorsunuz?” (Tirmîzî, Zühd 3)

EFENDİMİZ (SAV) BUYURDULAR:

Cabir bin Abdullah (ra), Hz. Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet eder:

"Bugünden itibaren, kıyamete değin Cuma namazı sizlere farzdır. Cuma namazını basit bir amel sanıp ona önem vermeyen kimsenin halini Allah Teâlâ düzeltmez. İyi dinleyin! Tevbe edip, Allah'tan mağfiret dilemedikçe, o kimsenin namazı namaz, zekatı zekat, haccı hac, orucu oruç, iyiliği iyilik değildir. Allah ise affedicidir. (İbn Mace, Bezzar)

KUR’AN-I KERİM’İN HAYATI KAVRAYIŞI 

Kur’an-ı Kerim’in yirmi üç sene gibi bir zaman süreci içerisinde inzal olduğu sıklıkla söylenen bir gerçeği yansıtmaktadır. Bu cümlenin kanaatimizce en anlamlı vurgusu, Kur’an-ı Kerim’in mesajları ile toplumsal anlayış ve değişimler arasındaki paralelliklerdir. Dolayısıyla Kur’an ile hayat arasında diyalojik bir ilişki söz konusudur. Nitekim biz bunu Hz. Peygamber’in (s.a.s.) hayatında izleyebiliyoruz. Aliye İzzetbegoviç’in “Kur’an’ın bütün tefsirleri, onun Hadis’e yani hayata başvurulmadan anlaşılmaz olduğunu göstermektedir” (İzzet Begoviç, 1994; 239.) sözü bu bağlamda önemlidir.

 Öncelikle Kur’an, hayatın dekoderidir. O, kıyamete kadar geçerli olan evrensel prensipleri ihtiva ederken, bu prensiplerin tarihsel süreçte ve hayatın formları içerisinde bir açılımı söz konusudur. Dolayısıyla o, sadece bir dönemin hayatını değil, hayatın tüm dönemlerine yol gösterecek bir potansiyele sahiptir. İnsan hayatını tüm boyutlarıyla kuşatıcıdır ve hiçbir boyutunu dışarıda bırakmaz. Hayat da Kur’an-ı Kerim’in hem tarih üstü hem de tüm tarihsel dönemler boyunca bir açılım zeminidir.

 Bu bağlamda Kur’an-ı Kerim’in zamana dayanıklı olduğunu söylemek mümkündür. Dolayısıyla Kur’an-ı Kerim zaman içinde tüketilemez. Bu bağlamda tarihsel kimi düşüncelerin özelde Kur’an-ı Kerim’i zaman açısından sorunsallaştırıcı yaklaşımları, zımnen onun hayata dair yetersizliğini iddia etmiş olmaktadır. Diğer yandan insanlığın bilgi birikiminin Kur’an’ı aşacağına/aştığına olan vurgular da gerçeği yansıtmamaktadır. Gerçekte Davies’in de belirttiği gibi, “Bilginin birikimi, hiçbir zaman kavramların anlamını tüketemez.” (Davies, 1996; 85.) Bu açıdan da Kur’an hayatı kavramaktadır.

Kur’an-ı Kerim, insana hayata bakışta bir pespektif ve ufuk kazandırmak niyetindedir. O, hiçbir zaman insanı detaylarda boğmaz. Tam tersine hayatın anlamını; hayata, insana, topluma, evrene nasıl bakılması gerektiğini anlatır. Tanrı-insan, insan-insan, insan-çevre gibi temel unsurlar arasındaki ilişkileri ve hiyerarşileri kurar.

Şunu çok iyi bilmekteyiz ki; objeler dünyasının kendinden menkul bize sundukları bir anlam yoktur. Eşyadan hareket, son kertede bir materyalizm ve hedonizm üretmektedir. Kur’an-ı Kerim, ancak Allah’ın (cc) ezeli ve ebedi varlık olduğunu; insanı ve evreni yarattığını, kulluğun insana temel bir görev olarak yüklendiğini; ölümden sonra bir hayatın varlığını belirtmektedir. Bu çerçevede dünya; ahireti kazanmanın bir imkanı ve geçici bir konaklama yeridir (Bakara, 36). Hayat; ancak tümüyle Allah’a (cc) vakfedildiği asli anlamına uygun yaşanır. Bunun dışındakiler “aldatma”, “iğva” ve “geçicilik” Öte yandan Kur’an-ı Kerim, insanın üzerinde yaratıldığı “fıtrat” bağlamında onu okumakta, fıtratıyla paralel bir hayat tasavvuru sunmaktadır.

Kur’an, dünya hayatının geçiciliğinin öncelikle altını çizerken, ahireti kalıcı bir yurt, varılacak yegane mekan olarak öne çıkarmaktadır (Bakara, 36-40).

 Doç. Dr. Mustafa Tekin

CENNETE GİDEN YOLDA SİZE DOSTLUK EDEN ORGANİZASYON

Amacımız okuma alışkanlığının istenilen düzeyde olmadığı günümüzde; okuyan, düşünen ve okuduklarıyla hayatına yön veren bireylerin yetişmesine katkı sağlamak, halkımızın özellikle gençlerimizin sahih kaynaklarla buluşmasına destek olmaktır. 

Dünyada dostça yaşayanların Son Peygamberin mesajlarıyla buluşmalarını sağlamak amacıyla Ufkayolculuk Yarışma Heyeti tarafından  hicri 1437 – miladi 2016 “hadis-i şerif okuma yılı” ilan edildi. Camiler, okullar, evler ve iş yerleri başta olmak üzere her mekânda, bireysel veya gruplar halinde hayatı anlamlı hale getirecek ve geniş kitlelerde farkındalık oluşturacak bir dizi etkinlik gerçekleştirilecek.

başvuruları ve detaylı bilgi için www.ufkayolculuk.com adresi ziyaret edebilirsiniz.

Bu köşenin içeriği  SON PEYGAMBER PLATFORMU’ nun katkılarıyla, KUR’AN’IN ANLAMIYLA BULUŞMAK  PLATFORMU tarafından hazırlanmıştır. Ayet mealleri Hasan Tahsin  Feyizli'nin  Hazırladığı Feyzü'l Furkan Açıklamalı Kur'an-ı Kerim Meali’nden alınmıştır.   Ayet meallerinin tamamına www.kuran.global  ses dosyalarına www.akradyo.net adreslerinden ulaşabilirsiniz.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.