Bölücülük nereden besleniyor!

Doğan Gülbasar yazdı

06 Şubat 2016 Cumartesi 09:11

Son yıllarda Adana’da hoşgörüden uzak, toplumsal barışı dinamitleyen, kendi yaşam tarzlarına uymayan ne varsa “Müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz” anlayışını ortaya koyan bir güruh türedi.

Arkalarında iktidar gücünün olduğunu düşünen bu zümre her şeye dinsel (İslam değil, kendi inançları) açısından yaklaşıp, “Müslümanlıkta bu yok, bu yapılan müslümanlığa sığmaz” bahaneleriyle toplumu germeye ve kendilerince yetkilileri hareket etmeye zorluyorlar.

Bu durumun geçmişi Çukurova Üniversitesi’nde yapılan Bahar Şenliği organizasyonlarına kadar gider. O dönemde genç kızlara tecavüz edildiği, insanların öldürüldüğü yalanlarına kadar ipe sapa gelmez dedikodularla yine ortalığı karıştırma göreveni yapmaya çalışmışlardı.

Bir ara Altın Koza Film Festivali’ne taktılar.

Son dönemde ise Portakal Çiçeği Karnavalı’na taktılar. Geçen yıl yapılan organizasyon öncesi karnavalın hıristiyan adeti olduğunu öne sürerek yine İslam’ı kullanarak kara propaganlarını yapma gayretine düşmüşlerdi.

O bitti sıra Rakı Festivali’ne geldi.

Bunların tüm kışkırtmalarına karşın o etkinlik de Emniyet’in yerinde önlemleriyle kimseye bir şey olmadan atlatıldı. Emniyet yeterli önlemleri almasaydı ne olurdu bilmiyorum. Ancak aynı grubun kışkırtmaları toplumda oldukça gerilimi tırmandırmış, etkinlikte olay çıkma beklentisini yukarıya çekmişti.

Geçtiğimiz günlerde de aynı karanlık kafa yapısındaki bir grup Alevi Kültür Derneği’ne girerek cem töreni sırasında ellerindeki Kur’an’ı sallayarak baskın yaptı.

Kafa yapısını aynı.

Kendisi gibi düşünmeyen, kendisi gibi inanmayın, kendisi gibi yaşamayan insanları baskı altına alarak sindirmek.

Tahammülsüzlük,

Hoşgörüsüzlük,

Gerici baskı çabası...

Bunları cesaretlendirenler de var elbette. Kendi inancını, yaşam tarzını en doğrusu zanneden en küçük farklılıklara bile saygı duymayan bu grupların pervasızlığında ve  ayrıştırıcı boyutlara ulaşmasında çok kimsenin vebali vardır.

Bölücülük böyle bir şeydir.

Bölücülük sadece eline silahı alıp, Türkiye’den toprak talep etmek değildir. Toplumdaki farklı alt kimlikleri karıyarak, kıştırarak da yapılır. Yüzyıllardır barış içinde yaşayan insanların farklılıklarına tahammül etmeyerek onları ötekileştirmek de bölücülüktür.

Allah bu toplumu bölücülüğün her türünden korusun!

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.