Kadın ve yaşam sayfası

Kadın ve yaşam sayfası

08 Şubat 2016 Pazartesi 06:00

Çam Terebentin Yağı

Çam terebentin yağının  saç uzatma etkisinin olduğunu çoğu yerde okumuşsunuzdur.Bunun yanı sıra saçınız çok dökülüyorsa  mutlaka saçıma çam terebentin yağı ile bakım yapmalısınız.  İnanılmaz derecede fark göreceksiniz. Çam terebentin yağı, saçta ağır bir koku bırakabilir ama buna değer. Çünkü saç kökleri güçleniyor. Saç sağlık kazanıyor. Parlıyor. Dökülme ise oldukça azalıyor. Saçınız yavaş uzuyorsa, dökülüyorsa, mat ve cansız saç tellerine sahipseniz siz de çam terebentin yağı denemelisiniz.

Çam terebentin nasıl kullanılır?

Çam Terebentin Yağı şampuana katılabilir. Bir şişe şampuana 2 yemek kaşığı Çam Terebentin Yağı katmak yeterlidir. Her saç yıkamada Çam Terebentin Yağı katılmış şampuan kullanılır. Böylece saç her banyoda daha da hayat kazanır, canlanır. Çam Terebentin Yağı, badem yağı ile karıştırılabilir. Saç uçlarına sürülerek beklenir ve yıkanırsa, saçlarınuçlarını korur, kırılmaları önler. Saç daha kuvvetli olur.

Çok sert bir kokusu olan Çam Terebentin Yağını direkt saç derinize uygulamayınız. Esans değil yağ olan çam terebentin kullanınız. Esans bir işe yaramamaktadır. Bizim önerdiğimiz şekli yağıdır.

Fırında Çıtır Tavuk

Malzemeler:

500 gram tavuk göğüs eti,

1 yemek kaşığı tereyağı,

2 diş sarımsak,

Yarım su bardağı süt,

3 yemek kaşığı galeta unu,

5-6 dal maydanoz (isteğe bağlı),

80 gram ince rendelenmiş kaşar (1 çay bardağı),

1 çay kaşığı salça,

Tuz,

Kekik.

Yapılışı:

Tavuk göğüs etleri güzelce yıkanıp ince ve uzun şekilde kesilir.

Tavaya 1 yemek kaşığı tereyağı koyulup eritilir ve rendelenmiş sarımsaklar ve salça eklenip karıştırılarak ocaktan alınır.

Üzerine yarım su bardağı süt, 1 tatlı kaşığı tuz ve kekik ilave edilip karıştırılır.

Hazırlanan sütlü sosun içerisine tavuk etleri ilave edilip güzelce harmanlanır.

Tavuklar sos içerisinde beklerken geniş bir tabak içerisinde galeta unu, ince doğranmış maydanoz, rendelenmiş kaşar ve bir fiske tuz karıştırılır.

Tavuklar hazırlanan kaşarlı karışıma bulanır ve yağlı kağıt serili fırın tepsisine yerleştirilir.

Önceden ısıtılmış 200° fırında hafif kızarıncaya kadar pişirilir.

Fırından çıkartılan çıtır tavuklar sıcak olarak servise sunulur. Afiyet olsun

Ihlamur Çayının Faydaları

Ihlamur çayını sadece grip olunca mı içiyorsunuz? Oysa ıhlamur çayı depresyona bile iyi geliyor. Günde birkaç kupa ıhlamur için, hem gripten korunun hem de depresyondan. Sağlıklı bir beden ve ruh için ıhlamur çayının keyfini çıkarın. Şimdi gelin bu güzel çiçeği yakından tanıyalım. Ihlamurun faydaları, ıhlamur çayının demlenmesi ve içilmesi.

Ihlamur çayı, virüs vücuda girdiğinde, soğuk algınlığının belirtilerini azaltıcı, terletici ve hastayı rahatlatıcı özelliğinden dolayı içilir. Hastalık sırasında günde 4 kupa ıhlamur içilmesi yeterli olmaktadır. Ihlamur, grip ve soğuk algınlığına karşı şifalı bir bitkidir.

Ihlamur çayı nasıl demlenir ve ne kadar içilir?

2 gram kadar ıhlamur veya 1 poşet ıhlamur, porselen veya cam bir demliğe konur, üzerine 1 su bardağı kaynamaya yakın sıcaklıktaki su ilâve edilip, 5-10 dakika çay gibi demlenir ve içilir.

Daha kolay ve kullanılışlı bir ıhlamur demleme tarifi şöyledir: 1 poşet ıhlamur kupaya konur üzerine kaynamaya yakın sıcaklıktaki su ilâve edilir, 5-10 dakika kadar bekletilip içilir. Kupanın üzeri taşıdığı uçucu yağın kaybolmasını önlemek için kapatılmalı, yapısında bulunan müsilajı poşetten tamamen çıkarmak için de poşet sıkılmalıdır.

Her gün en fazla 4 kupa ıhlamur içilebilir ama daha fazla içilmemelidir. Bitki çaylarının en masumu olan ıhlamuru bir de balla tatlandırarak hem tatlı isteğinizi azaltabilir hem de hastalıklara karşı koruma kalkanınızı oluşturabilirsiniz.

Bol bol su için

Gripseniz eğer, bol bol su içmelisiniz. Su içerek detoks yoluyla hastalığı vücudunuzdan atabilirsiniz.

Ihlamur bitkisinin bileşenleri arasında quercetin (en önemli özelliklerinden biri, kanseri önleyen habis hücrelerin büyümesini engellemesidir) ve flavonoidler (güçlü antioksidan özellikleri ile iltihabı azaltır) adı verilen antioksidan kimyasallar vardır. Antioksidanlar, serbest radikallerin sizin maruz kaldığınız çevresel toksinleri vücudunuzdan atılmasına yardımcı olur. Serbest radikaller kalp hastalığı, kanser ve diğer kronik sorunları riskini yükselterek, hücre zarına ve DNA’sına zarar verebilir.

Ihlamur çiceği, bazı uçucu yağlar içerir. Bu yağlar özellikleri sakinleştirici, yatıştırıcı olabilir.

 

 

 

Eyvah Evde Kaldım!

 Kendinizi evde kalmış bir kız olarak mı görüyorsunuz? Evde kaldım, ben artık evlenemem diyemi düşünüyorsunuz? Çağımız evde kalma çağı değil. Devir değişti ve kadın erkek ilişkileri de değişti. Günümüzde evlenme yaşı oldukça büyüdü. Yaşınız kaç bilmiyoruz ama kendinize evde kalmış kız muamelesi yapmayın. Ve potansiyelinizin farkına varın. Siz evde kalmadınız, evlenmemeyi tercih etmiş olabilirsiniz.

Kadınların daha erken olgunlaşmasından dolayı evlenmek için ideal yaşı, 25 ve üzeri olarak tarif edebiliriz. Günümüzde üniversite eğitimi, ardından iş hayatında daha fazla yer almaya başlayan kadınların çalışmaya atılmaları, hayatlarını bir düzene oturtmaları ile bu yaş 30’lara yaklaştı.Bilinen bir gerçek var ki, o da evliliğin sadece iki insanın aynı evde oturmak için evlenmedikleri.

Geç evlilikler endişelendiriyor

30’lu yaşların sonlarına doğru yapılan evlilikler de var. Ama, o yaşa kadar yalnız yaşayan kişiler, tek başına bir hayata alıştıklarından dolayı bir arada yaşamak konusunda sıkıntı hissedebiliyorlar. Özellikle aileden farklı, yalnız hayat sürdüren kadın ve erkekler, alıştıkları düzenin bozulması endişesi taşımaya başlıyorlar. Buna belki bencillik duygusu da eşlik ediyor. Eşyalarını ve o zamana kadar paylaşmadıkları pek çok şeylerini eşleriyle ortak kullanıma açmaları, o çok alıştıkları özgürlük duygusunu yitirdikleri hissi verebiliyor.

Evlilik yaşı yükseliyor

Çok erken yaşlarda yapılan evlilikler de sağlıksız ilişkilerin yaşanmasına yol açabiliyor. Ergenlik ateşi henüz sönmediğinden ve yeterince doygunluk verecek kadar flört evresi yaşanmadığından, evlilikte duygular çabuk tüketilebiliyor. Oysa flört dönemini doyasıya yaşamak, acele etmeden evlilik yolunda ilerlemek ve hayatın olgunluk evresinde evliliğe adım atmak, duyguların sindirilerek yaşanmasına, daha oturmuş bir ilişki oluşturulmasına olanak sağlıyor.

Yaş ne olursa olsun, mutlu bir evlilik yapmanın sırrı doğru zamanda doğru kişiyle karşılaşmak elbette. Tabii evlendikten sonra da aşkı ve sevgiyi yaşatmak, evliliğin getirdiği sıkıntı ve zorluklarla birlikte mücadele etmek de önemli.

Şuda var ki bir erkek, size karşı ilgili olduğunu gösteriyorsa sırf yalnız kalmamak için, size çekici gelmediği halde ona evet demek zorunda değilsiniz. Üstelik bu, kabalık olarak algılanır endişesi de taşımanıza gerek yok. Hiç kimseyi bulamayacağım galiba düşüncesiyle hoşlanmadığınız biriyle birlikte zaman geçirmek kendinizi kötü hissettirebilir. Gerçekten ilgi duyacağınız birine evet demek hakkınız.

Güzel olduğunuzun farkına varın

Burnunuz uzunmuş, kalçanız büyükmüş, boyunuz kısaymış; emin olun bunların hiç önemi yok! Kendinizle barışın.artık olgunlaşmazamanı! 15 yaşındaki halinizde kalmayacağınızı biliyor olmalısınız. Her şeyi bir yana bırakın ve güzel yanlarınıza odaklanın. Geçin aynanın karşısına; güzel yanlarınıza bakın. Kendi güzelliklerinize sarılır ve onları sahiplenirseniz, onları daha çok ortaya çıkarmaya meyilli olursunuz ve böylece başkalarının da fark etmesi kolaylaşır. Unutmayın çirkin kadın yoktur bakımsız kadın vardır.

 

Düz ayakkabı sağlıklıdır denilemiyor

Ayak sağlığı açısından tercih edilen düz ayakkabıların da, ayak sağlığını tehdit ettiği ve topuk dikenine neden olduğu açıklandı.

Kadınların vazgeçilmez tutkusu olan topuklu ayakkabılara, ayak sağlığı açısından alternatif olarak düşünülen düz ayakkabıların da, topuk dikenine neden olduğunu belirten Uzmanılar topuk dikeninin kişide fiziksel aktivitelerde kısıtlılık, eklemlerde kireçlenme ve istenmeyen kiloya sebep olduğunu söyledi. Bunun yanı sıra, zamanla eklemleri ve omurgayı etkilemeye başlayan topuk dikeni, diz ekleminde menisküs yırtığına, diz ve kalça eklemlerinde kireçlenmeye, omurga eğriliğine ve bel fıtığına yol açabiliyor.

Hastalar çok uzun süre yürüdüklerinde veya ayakta kaldıklarında topuk ağrısından şikâyet ederler. İlerleyen dönemde ayakta şişme, çeşitli kemik deformiteleri, ayak bileğinde ağrı gibi sorunlar tabloya eklenir. Eğer topuk dikeni rahatsızlığı tedavi edilmezse, kronik bir duruma dönüşebilir ve kişinin yürüyüş şeklini değiştireceği için zamanla ayak, diz, kalça ve omurga problemlerine yol açabilir. "

Nasıl Tedavi Ediliyor?

Hastalarında uygulanan tedavilerin en başında aşil germe egzersizlerinin geldiğini, kişiye özel hazırlanan tabanlıklar kullanılarak basma esnasında hissedilen ağrıların azaltılmasının sağlandığını ve ağrı kesici ilaçlarının yanı sıra buz uygulamasının önerildiğini söyledi. Uygulamaların altı hafta gibi bir sürede fayda sağlamaması durumunda ise fizik tedaviye başlandığını belirtti.

En Etkili Tedavi Yenileyici Enjeksiyon Yöntemi

Başlangıç uygulamalarından sonraki aşamada en etkili tedavi Rejeneratif (yenileyici) enjeksiyon yöntemidir. Ayak tabanını oluşturan ve ayak kubbesini destekleyen plantarfasyanın güçlendirilmesi tedavinin ana hedefidir. Seanslar halinde uygulanan proliferan solüsyonlar o bölgede vücudun savunma mekanizmasını harekete geçirerek bir tamir süreci başlatır. 3 haftada bir uygulanan seanslarla birlikte hastaya evde uygulamak üzere egzersiz programı verilmelidir. Ortalama 4-6 seans enjeksiyon tedavisi ile vücudun ağırlığını taşımakta zorlanan zayıf plantarfasya doğal yoldan güçlendirilerek kalıcı bir iyileşme ve ağrı kontrolü sağlanır. Plantarfasya güçlendirildiği için sonuçlar kalıcıdır. Ağrı genellikle nüksetmez. Böylece uzun vadede oluşabilecek, diz ve bel rahatsızlıklarının önüne geçilmiş olur."

Topuk dikenini önlemek için:

• İstirahat çok önemlidir (Gerekli durumlar dışında ayakta kalmamak - uzun mesafe yol yürümemek gerekir ),

• Düzenli olarak egzersiz yapılmalıdır,

• Kaliteli, sağlıklı, tabanı yumuşak ortopedik ayakkabı kullanmalıdır,

• Fazla kilo varsa zayıflamak topuklarınıza binecek yükün azalmasına yardımcı

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.