"Eğer bir gün yolunuzu kaybederseniz bir çocuğun gözlerinin içine bakın; çünkü bir çocuğun bir yetişkine öğretebileceği her zaman üç şey vardır: Nedensiz yere mutlu olmak, her zaman meşgul olabilecek bir şey bulmak ve elde etmek istediği şey için var gücüyle dayatmaktır. "
Paulo Coelho
BİLGİ, BİLİNCE; DUYGU, DUYARLILĞA DÖNÜŞMELİ
Son yıllarda sık sık bedel ödeyen çocuk ve kadınları görmekte, izlemekte, duymaktayız. TV’ler de yaşanan bu dramların nedenlerini konuşmak yerine reyting adına ajitasyon yapma yarışına girmişlerdir. İzleyenler ise o an ellerinde kâğıt peçete gözlerinden birkaç damla yaş… O kadar… Haber değişince, duygularda değişiyor. Az önce gözlerinden yaş gelen insanlar, çıt çıt çekirdek yiyerek, kamera şakalarına kahkaha atmaya başlıyorlar.
Halkımız, duygulu ve bilgilidir bundan hiç şüphem yok; ancak bazılarımız duyarlı ve bilinçliyizdir. Sadece “duygu” ve “bilgi” aşamasında kalmak, ağlayan ve iki dakika geçtikten sonra neden ağladığını unutup gülen bir toplum yaratır.
Ama “bilinçli” ve “duyarlı” insanlar, acıları iki dakikada unutmadıkları gibi, o acılara anlama, kavrama, nedenlerini saptama ve çözüm üretme sorumluluğu taşırlar.
Dünyayı güzelleştiren, bilimde, sanatta, yaşam kalitesinin arttırılmasına katkıda bulunan da bu insanlardır. İşte onlar: “Karanlıktan şikâyet etmek yerine bir mum yakanlardır…”
Çocuk ve Kadın Hakları Deneği Kurucuları, bu duyarlılık ve bilinçle hareket eden kişilerdir.

ÇOCUK VE KADIN HAKLARI DERNEĞİ
Hani her zaman sizlerle paylaştığım bir görüşüm var; “Hayat, canlılığa verilen anlamdır” diye… Sıradan olan ve sadece canlı olarak geçirdiğim Çarşamba Günleri!nin bir anlamı var artık. Adana Çocuk ve Kadın Derneği Üyeleri Çarşamba Günü kendi yerlerinde bir araya geliyor, hem özlem gideriyor hem de “Adana’da Çocuk ve Kadın Sorunlarını” masaya yatırıp çözüm arıyorlar.
Bazı sivil toplum kuruluşları vardır; birbirlerini rahatlatmak ve birbirlerini onaylatmak için bir araya gelirler ve sonra da herke “görevimi yaptım” avuntusuyla evine gider.
Sayın Çiğdem Akça ve Fatma Kenger’in başında bulunduğu bu dernek (Çocuk ve Kadın Hakları Derneği) avuntuların merkezi değil, konusuyla ilgili çözümlerin merkezidir.
PROJE ÜZERİNE PROJE
10 Haziran 2015 yılında Sayın Çiğdem Akça ve Sayın Fatma Kenger ile yaptığım görüşmeyi yine bu sütunlardan yayınlamıştım. Bu değerli insanlar için : “Ancak bazı insanlar da çok özeldir. Size, onurlu duruşu, saygınlığı, direnmeyi, koşullar ne olursa olsun insanca yaşanabilir olacağımızı anımsatır. Onlarla birlikte iken asla ne bir yılgınlık ne de bir moral bozukluğu içinde olamazsınız. Çünkü yaşamın her noktasına dağılıp, var olmayı ve varlığınızın onurlu duruşunu anımsatır” demiştim. Ardından, henüz yeni olmasına karşın dernek faaliyetlerinden söz etmişti Sayın Akça: “ “Kardeşim de Okusun; Kardeşim de Giysin; Kardeşim de Oynasın Kampanyası” ile yeni ve 2. El Kitap, Giysi ve Oyuncakların ihtiyaç sahibi çocuklara ulaştırılması için organizasyonlar yürütüyoruz. Bu amaçla Vakıfbank Reşatbey Şubesi’nde dernek adına hesap açtık. 20 Kasım Çocuk Hakları Gününde etkinlikler yapıyoruz. Özellikle uyuşturucu konularında kamuoyunu bilinçlendirmeye katkılar yapıyoruz. “Bilinçli Nesillere, Güvenli yarınlara: Uyuşturucuya Hayır” kampanyaları yürütüyoruz. Daha bir çok projemiz var, zamanla sizlerle paylaşacağız.”

İşte bu noktada yeni projeler var mı diye Derneğin Merkezi’nde bir araya geldik.
Bu kez dernekte gördüğüm atmosfer şu: Yola çıkılmış… Yola çıkan ve hedefine kararlı adımla yürüyen, ne yapacağını ve nasıl yapacağını bilen kararlı insanlar gördüm…
Bu hem psikolojilerine hem de Dernek atmosferine yansımış.
Dernekte, üyeler ve misafirler vardı. Hepsinin de yüreği insanlık adına atıyordu. Sayın Emine Sümer, Ayşe Gogritchiani, Mustafa Davarcı, Uğur Kavlak, Metin Turgut, Sercan Demir, Hanife Özgür, Gül Soylu, Berrin Eşberk, Nebile Ergök…
ÖNCE İNSAN HAKLARI

Sayın Çiğdem Akça’ya kafamı her zaman kurcalayan sorumu yönelttim: “Kadın hakları var da, erkek hakları yok mu? Kadın hakkı ne demek?”
“Bu hakkı savunurken kesinlikle kadınların erkeklerden daha üstün olduğunu düşünmüyoruz. Kadın ile erkek arasında doğal eşitsizlik bilinen bir gerçektir. Ancak, eşit koşullarda kadınların sadece kadın olduğu için 2. Sınıf insan olarak görülmesine karşıyız. Aynı diplomaya sahip kişilerden erkek olanının tercih edilmesine karşıyız. Bir de gerçekten sizlerde görüyorsunuz, kadınlar çocuklarla birlikte ezilen ve bedel ödemektedirler. Bunu önlemenin kavgasını veriyoruz.
“Gerçekte yeni bir kuruluşsunuz ama çok yoğun etkinlik içinde görmekteyiz sizleri. Bu etkinlikleri biraz açalım.”
“Yaptıklarımızı bir kenara bırakarak şu an içinde bulunduğumuz etkinliklerden söz etmek istiyorum: En son Psikiyatr Levent Soylu hocamızın konuşmacı olarak katıldığı bir konferans düzenledik. Orada şu tespit çok önemliydi: ‘Hukuk açısından Çocuk ve Kadın Hakları için hukuk açısından hiçbir yasal eksiklik yok. Sadece kültürel alt yapımız bu yasaları destekleyecek düzeyde değil.
VALİLİKLE ORTAK ÇALIŞMA
Bu notu düştükten sonra Adana Valiliği Proje Etüt Müdürlüğü’nün “Değerli Çocuklar Projesi” kapsamında çalışmalarımız vardır. Ayrıca başkanlığını Prof. Dr. Fazilet Aksu’nun yaptığı “Uçan Balon Çocuk ve Gençlik Derneği”ile birlikte “Aile Eğitmleri” çalışmalarının içinde yer almaktayız.
Çocuk ve Kadın Hakları konusunda duyarlılık gösteren kişi ve kuruluşlarla müşterek olarak çalışmaktayız. Bu saydığım derneklerle birlikte 5 ortaokulda dernekler aileleri eğitiyor; valilik de çocukların spor ve müzik gibi dallarda yeteneklerinin geliştirilmesine dair çalışmalar yapıyor.
Yine 2. Dönemde “Toplumsal ve aile içi iletişim” ve “Çocuk ve Kadın Sağlığı ve Hijyen” konusu anlatılacak. Hijyen’i kendisi de bir sağlıkçı olan Fatma Kenger, Çocuk ve Kadın Sağlığını ise Prof.Dr. Fazilet Aksu anlatacak…”

AİLE TOPLUMUN TEMELİDİR
Size yeni bir projemiz ve etkinlik aşamalarından söz etmek istiyorum. Nasıl ki cisimler atomlardan oluşursa toplumda ailelerden oluşur. Gerçekte toplum dediğimiz şey aile toplamıdır. Ancak son zamanlarda “Aile” dediğimiz yapı huzursuz. Bireyler kendi aralarında sağlıklı iletişim kuramıyor, dağılan, parçalanan aileler görmekteyiz. Elbette bu da sağlıklı bir toplum oluşumunun önünde engel oluşturmaktadır. Mutlu toplumu mutlu aileler oluşturur. Mutlu aile ise, bilinçlenmiş kadından başlar. Nihai olarak mutlu toplumu, ancak bilinçli kadınlar oluşturur. Bu amaçla yeni bir proje yaptık.
Projemizin adı: “Bilinçli Kadın Bilinçli Aile Bilinçli Toplum”
Projemizin amacı: Bilinçli kadın bilinçli çocuk yetiştirir. İlkesini harekete geçirme bilinçli aşlelerden bilinçli topluma geçiş.
Projenin Hedef Kitlesi: 2016 yılı içinde Adana çevre ilçelerindeki kadınlara, Belediye Başkanları koordinatörlüğünde ulaşarak bilgilendirici interaktif toplantılar düzenleyerek bilinç ve farkındalık düzeyini arttırmak.

Projenin Konusu:
1-Haklarımız ve Sorumluluklarımız (İnsan hakları, çocuk hakları, kadın hakları, engelli hakları, hayvan hakları, toplumsal sorumluluk vb)
2-Değerler Eğitimi (Adalet, dürüstlük, hoşgörü, merhamet, sorumluluk vb.)
3-Aile ve Toplumsal İletişim (Aile içi iletişim, etkili iletişim, toplum içinde iletişim, çocuk ihmal ve istismarı, vb.)
4-Anne Çocuk Sağlığı ve Hijyen
Proje Takvimi ise şöyle düzenlenmiştir: 1 – Ocak / 2016 Pozantı İlçemiz. 2- Şubat /2016 Kozan İlçemiz, 3- Mart / 2016 İmamoğlu İlçemiz, 4 – Nisan /2016 Karataş İlçemiz, 5 Mayıs 7 2016 Yumurtalık İlçemiz, 6 – Haziran 7- 2016 Ceyhan İlçemiz, 8 – Ağustos / 2016 Tufanbeyli İlçemiz, 9 - Eylül / 2016 Saimbeyli İlçemiz, 10- Ekim / 2016 Feke İlçemiz, 11 – Kasım / 2016 Seyhan İlçemiz, ve 12- Aralık /2016 – Yüreğir ve sarıçam İlçemiz…
Projede Anket Çalışması: 2006 yılında Adana’nın Seyhan ve Yüreğir İlçesi’nde uygulanmış olan anket çalışmasını her ilçede 30 kadın üzerinde uygulamaktır.

TEŞEKKÜRLER…
Bize çalışmalarımızda destek olan Başta Adana Valiliği olmak üzere, Adana Büyükşehir ve İlçe Belediye Başkanlarımıza, birlikte çalışmak suretiyle daha iyi hizmet vermemizi sağlayan diğer Sivil Toplum Kuruluşları ve Dernekler ile özellikle Adana Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Zeynep Cennet Ünal’a ve burada adını sayamadığım üyelerimiz ve gönüllülere teşekkür ediyorum.