Masa devrilmesi hikayesi Dolmabahçe Mutabakatı denilen olayla gündeme gelmişti Türk siyasi tarihinde.
O zamanlar Apo Türk demokrasisine hizmet eden bir lider, örgütü de sevgi kelebeği gibi gösteriliyor. “Bunlarla anlaşma olmaz” diyenlere de “Siz anaların ağlamasını istiyorsunuz” cevabı veriliyor ve temkinli davranılmasını önerenlere “kandan beslenenler” benzetmesi yapılıyordu.
Sonra masa devrildi.
Masayı kimin devirdiği hala bilinmiyor!
Şimdi yine masa gündeme geldi. Mecliste grubu bulunan tüm partilerin milletvekillerinden oluşan Anayasa Komisyonu dün Adana deyimiyle “port’ oldu. Masa yerinde duruyor ama masanın etrafında kimse kalmadı.
Her konuda mağduru oynama konusunda oldukça mahir olan AK Partililer CHP’nin masadan kaçtığını iddia ediyor.
Yani yine mağduru oynuyor.
Anayasa Komisyonu adıyla komisyon kurmuşsunuz ama komisyonu “Başkanlık Komisyonuna” çevirdiyseniz o masada kalmanın anlamı da yok.
CHP de bunu yapmış.
Adama sormazlar mı; “Yeni anayasa mı hazırlıyorsunuz, yoksa rejimi mi değiştiriyorsunuz?” diye.
Kimse kimseyi kandırmasın. Anayasa Komisyonu diye toplandığınız masanın etrafında “Başkanlık” diye diretirseniz kimse sizin oyunuza gelmez.
Önce yeni anayasa görüşmelerinde “başkanlık” ön koşulunu kaldırın ki samimi olduğunuz ortaya çıksın. Ne menem bir şey olduğu belli olmayan “başkanlık” şartını her konuda öne çıkarırsanız devirecek masa bulursunuz ama o masanın etrafında konuşacak kimseyi bulamazsınız.
CHP masayı terketmekle doğrusunu yapmıştır.
Başkanlık zorlamalarına karşın sözde Anayasa Komisyonu’nda kalmaya devam etseydi bunun adı bile bile lades olurdu.
Bu konuda CHP’ye yapılacak tüm eleştirilerin haksız olduğunu düşünüyorum.