Bir körfez'in ölümü

Sedat Memili yazdı

24 Şubat 2016 Çarşamba 06:20

BİR KÖRFEZ’İN ÖLÜMÜ

İSKENDERUN KÖRFEZİ KÜL DENİZİ OLUYOR!

KEMAL ÖZBENLİ: YETKİLİLER DUYUN SESİMİZİ!

Sugözü Mahallesi Muhtarı ve Sugözü Çevre Koruma Derneği Başkanı Kemal Özbenli ile Sugözü termik Santralini konuştuk. Varlığını Termik Santralin zararlarını kamuoyuna anlatmaya adamış olan muhtarımız, bir çok etkinliğin de mimarıdır. “Su gözü varsa biz de varız; Sugözü yoksa biz de yokuz” diyen muhtarımıza kulak verelim.

“Su Gözü Mahallesinin sahillerini gezerseniz; zehirlendiği için kıyıya vurmuş balıklar görürsünüz. Dünyanın her tarafında sahillerde kumsal olur, bizim Sugözü sahilimizde ölü balık var.

Su gözü termik santrali, tam anlamıyla bir çevre katilidir. Bizim yaşadığımız mahallede ölü balıkları gözlerimizle görmekteyiz. İskenderun Körfezi’nde yaşanan çevre felaketinin boyutlarını bilen yok. İşin üzücü yanı yetkililerden rahatsızlık duyan da yok.kemal-özbenli-ile.jpg

Yetkililere sesleniyorum. Yeter artık duysunlar sesimizi. Biz yıllardan beri bu termik santralin zararlı olduğunu, balıkları telef ettiğini söylüyoruz. Yetkililer neden bu konudaki feryatlarımızı duymuyor?

Denize sahili bulunan bütün mahallelerde çocuklar denize giriyor. Onların da balıklar gibi zehirlenmediği ne malum. Belki de marazları ileride oluşacak bir zehirlenme yaşıyorlar. Can olarak, çocuklar ile balıklar arasında ne fark var. Ha o can ha bu can. Balıkları zehirleyen çocukları zehirlemez mi?

Termik Santral enerji üretiyor diye, denizlerin ve çevrenin öldürülmesi mi gerekir? Kıyıya gittiğimiz zaman gördüğümüz manzaradan ciğerimiz sızlıyor. Net olarak söylüyorum! Burada yaşanan tam anlamıyla bir katliamdır. Buna dur demek lazım… Durdurmak lazım…

Biz burada termik santral istemiyoruz.  İstemeyen ben değilim, buranın doğası, balıkları, kumsalı, deniz ürünleri ve bağımız bahçemiz istemiyor. Topraklarında zehirlendiğine dair raporlar olduğunu duyuyorum.  Bu kadar ağır bedeller karşılığında elde edilen enerjinin kime ne yararı var?

Sahilde gördüğünüz ölü balıklar, sadece gördüklerinizdir. Az önce de dediğim gibi İskenderun Körfezi içerisinde ölmüş doğal yaşamı göremiyoruz. Termik santral için bir yandan suyun alınıp diğer yandan sıcak suyun denize verilmesi sonucu yaşanmaktadır bu katliam.

Öğrenmek istiyorum; bu Termik santral, benim devletimden büyük mü? Benim devletim daha büyükse neden bu termik santralin neden olduğu felakete dur diyemiyor?

Zehir saçan bu termik santrale karşı devletimizin gereğini yapmasını istiyoruz. Ya da çıksın desinler; bu enerjiyi elde etmek için İskenderun Körfezi’ni feda ettik. Deyin. Çünkü burada Sugözü ve birkaç mahalle değil, koca bir körfez öldürülmektedir.

Zannedilmesin ki sadece balıklar zarar görmektedir. Bu çevrede yetişen küçük baş hayvanların kimin ayağı, kiminin, gözü; kiminin beli sakat. O etleri köpeğe veriyoruz, köpeğin doğurduğu enikler de sakat. Bizim de ne olacağımız belli değil.

Bir de şimdi bir yalan daha bulundu, köyümüz “Örnek Köy” ilan edildi.  Ben muhtarım köyümüzün hangi özelliği ile örnek köy olduğunu anlayamadım. Sahilinde ölü balıkları, denizinde kimyasal atıkları, merasında sakat koyunları, tarlasında zehirli duman istilası olan bir örnek köy.

Yetkilileri göreve feryat ediyorum. Bu katliama artık son versinler.”

adana-çevre-playformunun-verileri.png

ADEM AÇIK: AÇIZ AÇ!

Köy sakinlerinden olan bir kişi ise kendisini şöyle tanıttı: “Adım Adem Açık, birkaç yıl önce köyünde balıkçılıkla geçinen ve ekmeğini denizden çıkararak geçinen kişiydim.  İSKEN sayesinde işsizim. Çünkü, köyümüzün en büyük gelir kaynağı olan balıkçılık İSKEN sayesinde artık yapılamıyor. Ben bağırıyorum: Aç kaldık Aç!... Yeter artık! Dayanacak gücümüz kalmadı. Ne toprağımızda çalışabiliyoruz ne de denizlerimizde. Devlet neden benim gibi bu yöredeki bütün balıkçıları açlığa mahkum etti? Diyerek feryat etti.

 

gerçeği-yansitmiyor.jpg

BİLİM NE DİYOR?

i̇skenderun-körfezinde-karaya-vuran-baliklar-(dortyoltv.com).png

Sayın Kemal Özbenli, Sugözü termik Santralinin çevreye verdiği zarar konusunda bir çok bilimsel rapor olduğunu ifade ettikten sonra:. Bu konuda Elektrik Mühendisleri Odası’nın 25 Şubat 2004 tarihli açıklaması meramımızı en doğru şekilde anlatmaktadır” demiştir.  

EMO’NUN AÇIKLAMASI

EMO’nun açıklamasına göre: :

Akdeniz Bölgesi'nin doğusunda, bölgemizin en güzel denizine ve dalyanına sahip Yumurtalık İlçesi sınırları içerisindeki Sugözü Termik Santralı'nın temeli, 4 Kasım 2000 tarihinde, dönemin Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz tarafından atılmıştır.

Söz konusu termik santral, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre Ankara'da kurulmuş olan İSKEN adlı bir firma tarafından işletilecektir. Bu firmanın en büyük hissedarı bir Alman şirketi olan STEAG AG.'dir.

ZEHİRLİ GAZ VE KÜL YAĞMURU SANTRALİ

Sugözü Termik Santralı'nda kullanımı öngörülmüş ve Kolombiya'dan ithal edilecek olan kömürün kalitesi, kükürt oranı, kül oranı ve karbon oranı verilerle net bir şekilde belirlenmeden, kamuoyundan adeta saklanmaktadır.

(…)ölüm-bacalari-olarak-tanimlaniyor.jpg

SAATTE 60 TON KÜL OLUŞMAKTADIR

Santralın işletimi sırasında saatte ortalama 60 ton civarında kül oluşacak ve yine baca gazlarının desülfürizasyonu sırasında, desülfürizasyon ünitesinde saatte yaklaşık olarak 20 ton alçı taşı yapısında bir yan ürün oluşacaktır. Çimento fabrikalarına satılacağı söylenen bu kadar büyük miktarlardaki külün satışı asla mümkün değildir. Kül, çimento sanayiinde katkı maddesi olarak ve %12-15 oranlarında kullanılmaktadır. Bu kadar külün satılması halinde bile geriye kalacak kül dağları, rüzgarın etkin ve yoğun olduğu bu bölgede korunamayacak yok edilemeyecek ve sonuçta yaşam örtüsünü yok edecektir.

(…) Bölge II Sınıf tarim arazisi olup bölgeye sanayi tesisi yapılamaz.

DENİZ SUYU ISINIYOR

Termik santralların işletim teknolojileri gereği kullanılacak olan soğutma suları, deniz suyu kullanılarak sağlanacak ve daha sonra bu sular tekrar denize verilecektir. Yetkililer, bu işlem sonucunda deniz suyunun birkaç derece ısınmasının doğal olarak mevcut ekolojik dengeyi de bozacağına ilişkin gerçekten de bahsetmemektedirler.

BU SANTRALİN PLANLAMASI VE YER SEÇİMİ YANLIŞTIR!

• 1210 MW büyüklüğündeki Sugözü Termik Santralı'nın çevreye vereceği zararlar açıkça ortada iken, neden proje aşamasında gerekli ön hazırlıklar ve koordinasyon sağlanmadan, ilgili meslek odalarının, teknik ve bilimsel çalışmalar yapan kuruluşların görüşleri alınmadan, bir anda yapım izni verilmiştir.

NEDEN YUMURTALIK GİBİ VERİMLİ BİR BÖLGE?

• Neden Yumurtalık gibi denizi, dalyanı, tarihi ve doğası bu kadar iyi korunmuş, Dörtyol, Erzin gibi üreticisine büyük çapta gelir getiren ve Çukurova bölgesinin narenciye deposu olarak adlandırılan bu yöre seçilmiştir?

KALİTESİZ KÖMÜR KOLOMBİYA’DAN

• Bu santralın, Kolombiya'da yaptığı bir termik santral için alacağı para karşılığı verilen son derece kalitesiz ithal kömürü kullanacak olan, STEAG AG. tarafından işletilmesi gerekli miydi?

SANTRAL BU GÜNKÜ YASALARA UYGUN DEĞİLDİR

• Neden kendi emisyon hacmini azaltmaya çalışan Almanya'nın Türkiye'ye kirli kömür tekniği satmasına izin verilmiştir? Bugünkü yasalara uygun olmayan bu santral neyin bedelidir?

• Neden ulusal enerji kaynaklarımızdan olan ve ülkemizde yeterince bulunan kömür ve linyitlerimize dayalı termik santraller planlanıp kurulmamaktadır?

• Neden, neredeyse bu santralın yarısı büyüklüğünde olan, her biri 210 MW'lık üç üniteden oluşan toplam 630 MW'lık kurulu gücü bulunan Yatağan Termik Santralı'nın yarattığı çevresel etkiler bir anda unutuluyor? Neden sözkonusu santralın işletimi sırasında çevreye yayılan zehirli gazlar ve havadaki kükürt dioksit oranının, yanlış yer seçimi nedeniyle, müsaade edilebilir değer olan 700 mgram/m3'ün neredeyse 2 katına ulaşması nedeni ile 2001 yılında birkaç kez üretiminin durdurulduğu, insanlarının sokağa çıkmamaları konusunda belediye, hoparlörleri ile uyarıldığı, yöre halkının toplu ölüm paniği yaşadığı unutularak aynı hatalar geriye dönüşü olmayacak şekilde tekrarlanmaktadır?su-gözü-muhtari-ve-adem-açik.jpgsugözü-termik-santrali.jpg

DIŞARIYA KAYNAK AKITILMAKTADIR

Değişik dünya ülkelerinden veya kuruluşlarından ödünler vererek, diyetler ödeyerek alınan dış borçlar bilinirken, yanlış enerji politikaları, yanlış planlama ve yanlış yönetim yöntemleri, bunlara ek olarak ülkemizin ekonomik bunalım yaşamakta olduğu bu evrede, sadece Sugözü Termik Santralı'na devlet yılda yaklaşık 500 milyon ABD doları aktarmak zorunda kalacaktır.

Hidrolik santrallarımızın tam kapasiteyle çalışması mümkünken, geçmiş yıllarda yapılan alım garantileri nedeniyle çok daha ucuza enerji üreten yerli termik ve hidroelektrik santrallarımızın kapasiteleri düşürülmektedir.

BU SANTRAL BAĞRIMIZA SAPLANMIŞ KAZIKTIR

Çevre-enerji-insan-ekonomi zararlısı bu santral, bağrımıza saplanan yeni bir kazık olarak sorumluları için hayırlı olsun”

Sugözü termik Santrali yetkililerin yanıt hakkı saklıdır. Bir yanıt gelirse, gazetemiz etik kurallara uygun olarak yayınlayacaktır. 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.