Sedat Memili Yazdı...
ADANA SINAV ARİFESİNDEDİR
HEDEF SÖZLÜ MÜ ADANA MI? HALK İRADESİ Mİ?
En kolay işlerden biri masa başında otururken diğerini eleştirmektir.
Bu ayın başında Adana ALMANAK-2015’ı yazarak katkıda bulunan İlçe Belediye Başkanlarına armağan etme görevi üstlenince ilçeleri yeniden gezme olanağım oldu.
HER İLÇE BÜYÜKŞEHİRLE UYUM İÇİNDE
Ancak her iki grubun da ortak duası aynı yere gidiyordu; Büyükşehir Belediyesine…
Yollar olmayınca hiçbir yerleşim bölgesinde huzur olmaz. Feke ve Saimbeyli Köylerini görmeyen, Feke’den Mansurlu’ya gitmeyen, Aladağ’ın birbiriyle bağlantısı her kış kesilen yerleşim yerlerini, daha şurada burnumuzun dibinde, Sarıçam’ın, Çukurova’nın keşfedilmemiş köylerinde soluk almayan, bir mızrak atışlık yer olan Karaysusflu, köyünde dinlenmemiş insanlar lütfen Adana’yı biliyorum demesin ve Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerini eleştirmesin.
Ayıp olur. Sadece ayıp olmakla kalmaz, Adana’ya da haksızlık olur.

Hangi ilçeye gitsem, büyük bir faaliyet görüyorum.
Karşılaştırma yapma olanağım fazla. Çünkü, yaklaşık 5-6 yıl önce geçtiğim yerleri tanımakta zorluk çekiyorum. İmamoğlu’ndan Aladağ’a giderken, önce SaygeççitKöyü ve daha sonra da Sevinçli Köyü’nden geçersiniz. Asfalt yol olmasına karşın, adı köy yoludur. Bu kez Aladağ’a giden başka yol yapılmış ancak, İmamoğlu içinden saygeçit köyüne doğru gittiğinizde geniş bir bulvardan geçiyorsunuz. Bu bulvarın ne olduğunu anlamak için önceki yolun ne olduğunu bilmeniz gerekmektedir.
İLÇELERDEN SÖZLÜ’YE TEŞEKKÜR YAĞIYOR
Sayın Gazi Adamhasan, bu eserinden övgüyle söz ederken, övündüğü başka konu da Hüseyin Sözlü’mün İmamoğlu’na yaptığı katkılardır.
Karaisalı Belediye Başkanı Sayın Sadettin Aslan’la konuşmamızın yarısı Sözlü’ye teşekkür ve minnet içeriyordu.
Aynı şekilde, kendisini tanımaktan mutlu olduğum, Saimbeyli Belediye Başkanı Sayın Mustafa Şahin Gökçe birkaç ay önceki sohbetimizde şunu söylemişti: “Eğer Büyükşehir Belediye Başkanımız Hüseyin Sözlü olmasaydı, Belediye başkanlığını zor yürütürdüm. İlçe Belediye başkanları böyle söylüyor. Pozantı belediye Başkanı Mustafa Çay’ın dedikleri ise insanları çok düşündürür. Kendisiyle Akçatekir’deki Pozantı Belediyesi Ek Hizmet Binası’ndaki görüşmemizde, Facebook’tan yayınladığı mesajı okudu: “Biz seninle yol arkadaşı olmanın ötesinde gardaş olduk.Hizmet için kahrımıza ortak olduk.Halkımızın Mutluluğu için derdar olduk.Biz senin yol başçılığında mutlu olduk huzur bulduk. Halkımıza karşı verdiğin desteklerle başımız dik olduk. Bu şirin Pozantı'da senin önderliğinde gariban yüzlerce aileye aş, Gençler'e İş olduk.Yol bilmez Dağlara yol, Engel tanımaz yüreğimizle susuz yerlere su olduk. Arıcıya, Çobana Işık olduk.bahçeciye dal fidan olduk.İki yıla sığmayacak özveriye adım olduk .Sonuç olarak Hüseyin Sözlü ile hizmetkar olduk. Bu millete umut olduk. Gülen yüzünü soldurmayacağız. Demokrasi bilmezlere fırsat vermeyeceğiz.Sen Yürü Yiğit Başkan Ben seninle yürüyeceğim.”
Bu mesajı okuduktan sonra “Sedat Bey, konu sadece Sözlü değil, konu Adana’dır, konu demokrasidir. Bu gün öyle bir noktaya geldik ki, Sözlüye sahip çıkmak demokrasiye sahip çıkmakla eş anlamlı olmuştur.”

HER KÖYDE BÜYÜKŞEHİR İMZASI
Güzel Adana’mızın bazı köyleri, mezarlıkla yan yanadır. Ölüler ve diriler birlikte yaşar. Hatta bazı yerlerde ölüler, dirilerden daha kalabalıktır. Toprağına bağlı olan Adana Köylüsü, orada yaşamına devam etmektedir. Ne para ister ne de haya… Parasız yaşamaya alışkındır… Hayal ise Adana Köyleri’nde çokça vardır. Onların tek istediği öncelikli olarak şehirle bağlantı kurmaktır. Gittiğim her ilçede, unutulmuş, göz ardı edilmiş her köyyde Büyükşehir Belediyesi’nin imzasını gördüm. Ya yol yapımı ile imza atmış;
Veya istinat duvarı yada köprü olarak imza atılmıştır.
.gif)
KARŞILAŞTIRMA YAPTIM
Adana Ansiklopedisi hazırlama aşamasında karış karış Adana’yı gezen ve ardından geçtiğimiz günlerde 11 İlçeyi yeniden gezme olanağı bulmuş insan olarak şu görüşü ileri sürmeyi kendimde hak görüyorum:
İstediği kadar adına mahalle densin, Adana Köylüsü, tarihinin en parlak ve en umutlu günlerini yaşıyor. Yapılan destekler, yol çalışmaları ile Büyükşehir Belediyesi’nin dokunmadığı bir coğrafya kalmamış durumda.
PARTİZANLIK YOK; ADANA VAR…
Adana köylüleri bir uyku hali ve bir şaşkınlıktan uyanmış gibiler.
Toprakları kendilerinde bırakılmış, hedefleri ellerinden alınmış Adana Köylüleri’nde yeniden ekonomiye / yaşama katılma adına bir hareketlilik gözledim.
Ben olayın siyasi boyutunda değilim…
Ben Adana’nın derdindeyim…

Adana’da belediyenin kimin hangi partinin egemenliğinde olduğu beni ilgilendirmiyor.
Beni ilgilendiren, Adana’nın hizmet alıp almadığıdır.
Adana hizmet alıyor. Gezen her vicdanlı göz bunu görebilir.
Sayın Sözlü’ye yurtdışı çıkış yasağı kondu. Olayın hukuki boyutunu bilmiyorum. Ancak bildiğim bir şey, “biz bu filmi seyrettik”
Yazıktır, burada hedef Sözlü değil, Adana’dır; demokrasidir; özgür iradedir.
Yapmayın.
Sayın Aytaç Durak, demokratik olarak halkın iradesiyle seçilmiş iken görevden uzaklaştırıldı. Cezaevine de kondu. Sonuçta ne oldu? Özür dileriz biz hata yapmışız.
Yapmayın arkadaşlar. Bazı olaylar kişileri aşar, sistemin simgesine dönüşür.
Evet gerçekten, Sayın Sözlü’nün bir suçu varsa, başta ben olmak üzere kimse savunmaz.
Ancak geriye dönüp bakıyoruz;
Aytaç Durak, seçildiği halde görevden alındı ve sonuçta hiçbir suçu olmadığı ortaya çıktı. Burada Sadece Aytaç Durak değil, Halk iradesine saygı, demokrasiye inanç ve Adana’da iktidarın hukuki anlayışına güven duygusu yara almıştır.
Sayın Zihni Aldırmaz bu gün cezaevindedir ve somut olarak suçunun ne olduğunu bilmiyoruz, çünkü henüz iddianame hazırlanmamıştır.
Sıra Sayın Sözlü’de mi?
Ben hiç MHP’li olmadım. Ancak hangi parti olursa olsun, cepheden karşı veya yandaş değilim. Benim ölçüm, bir düşünce ve hareketin memleketime ve insana yararı olup olmadığıdır.
KÖYLÜYE GEÇİM OLANAKLARI
Şehir merkezini Küçüksaat ve Büyüksaat civarı zannedenler Sayın Sözlü’nün Büyükşehir belediye Başkanı kimliği ile kırsal kesime yaptığı hizmetleri ne görür ne de anlayabilirler.
Tavuğu sadece sofralarında görenler o tavuğun nasıl yetiştiğini bilmedikleri için Feke ve köylerine yapılmış tavuk çiftliklerinin önemini kavrayamazlar.
Köylüye bir ekmek kapısı açmanın, onu yeniden köyünde yaşayacak konuma getirmenin önemi gittikçe artmaktadır.
Köyünde geçimini temin edemeyen bir insan kent için de problemdir. Bir köylünün yaşadığı yerde geçimini temin etmesi, kent ekonomisine de katkıdır.
ADANA DEMOKRASİ ADINA SINAV ARİFESİNDEDİR
Gördüğüm şudur: İlçelerde yaşayanlar özellikle köylüler, ulaşım sorunları büyük ölçüde çözülmüş olduğu için rahatlamış durumdalar. Traktörün bile geçmedği yollardan şimdi araçlar akmaktadır. 5-6 yıl önce gördüğüm boş araziler şimdi taşlardan temizlenmiş en azından buğday ekilmiştir.
Adana köylerinde yollar ve köylülere yapılan destekler, yeni bir umut, yeni bir heyecan vermiştir. Sabah uyanınca “Ne yapacağım?” kaygısında olan köylüler kendilerine yeni bir amaç edinmişlerdir.
Şu ya da bu partiden, her ilçede büyük bir hareketlilik ve canlılık yaşanmaktadır. AK Partili Belediyeler dahi Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet alanındadır. İlçelerde particilik görmedim. Geleceğe yönelik Adana için büyük umutlar yeşermiştir. Sanıyorum başlatılan bu olumlu hareketin durması mümkün değildir.
Lütfen kimse, hizmetleri ve ilçe belediyelerle yaşanan uyumlu çalışmayı cezalandırmasın.
Adana’ya yazıktır.
Adana, kendi iradesine, demokrasiye ve şehrine sahip çıkma adına bir sınav arifesindedir.