Terör bugünün meselesi değil,
40 Yıldır ülkenin ve milletin başına bela,
Öyle bir beli ki, sosyal hayatı felç ederken pis oyun uğruna yüz milyarlar dolar harcandı bu süreçte.
PKK’nın;
Bir ayağı dağda, bir ayağı şehirlerde, bir ayağı ise Mecliste,
Hadi gel ayıkla ayıklayabilirsen.
Ayıklanamaz,
Neden mi?
Terörle pazarlık edip onlara inanırsan, ayıklanamaz ve işte gördüğünüz gibi savaştan beter bir manzara çıkar karşımıza.
Ve bu görüntülere rağmen, başta HDP olmak üzere utanmaz batı hala Türk Askerini ve Polisini katliam yapmakla suçlarken,
HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş;
“Herkesi bulunduğu yerden, saat 16.00’da Sur ilçesine doğru hareket etmeye çağırıyorum” sözleriyle, açıkça halkı devlete ve millete karşı isyana teşvik ediyor.
Bu çağrı;
Sur ilçesindeki halk için değil, belli bir noktada sıkışan PKK’lı militanları korumak için yapılmıştır.
Bu çağrı;
En küçük tereddüte mahal bırakmayacak şekilde açıkça ülkenin bütünlüğüne isyandır ve böylesine bir girişim dünyanın hiçbir ülkesinde hoşgörü ile karşılanamaz.
Ne var ki dünyanın kendi topraklarında kesinlikle izin vermeyeceği böylesine bir eylem, Türkiye söz konusu olunca doğal olarak değişiyor.
Batı, Güneydoğuda meydana gelen operasyonlar için ne hazindir ki teröristleri değil, devletimizi suçlamaktadır.
Bilindiği gibi Sur ilçesi, askerin ve polisin operasyonları sebebiyle girişlere kapalı olan bir yerdir.
Peki, durup dururken Demirtaş neden halkı buraya çağırıyor?
Bu çağrıda iyi niyet yoktur,
Bu çağrı daha çok kanın dökülmesini teşvik eden bir çağrıdır.
Peki, siyasi irade Sur çağrısını nasıl değerlendiriyor?
Başbakan olayın tamamen provokatif olduğunu söylerken, CHP ve MHP Selahattin Demirtaş’ı suçlayarak çağrının iyi niyetten uzak olduğunu söylüyor.
Her olumsuzlukta olduğu gibi, terörün artışının da tek sebebi hukuka uyulmamasıdır,
Çözüm bahanesiyle 3 yıl şehirler cephanelik haline getirilirken hukukun gereği yapılsaydı bu gün ne Sur ilçesinde, ne Cizre ve ne de Silopi harabeye dönüşmezdi.